Cumartesi, Haziran 25, 2022
Ana SayfaÖğreniYorumGelişiYorumAcıları Dönüştürmek
Önceki İçerikiyilik paylaş!
Sonraki İçerikKefir

Acıları Dönüştürmek

Acıları dönüştürmek ile devam ediyoruz kendini bilme yolculuğuna. Onca acıya rağmen bunu başarabilirsek kendini bilme yolunda ilerleriz ancak


7 dakika


Acıları dönüştürmek ne kadar gizemli. Hayatın her aşamasında karşılaştığımız onca acıya rağmen bunu başarabilirsek kendini bilme yolunda ilerleriz ancak. Kendimi Biliyorum yolculuğumuza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Önce Eski yazılarımı okumadan geçmeyin diye tekrar hatırlatıyorum.

Ne kadar trajik olduk!

Sözlerimizin farkındaysak elbette trajik olduğumuzu fark edebiliriz. Fark eden gözlemci benimiz, bilinçli parçamız değilse işimiz zor. Başka bir gücün altındayız demektir. Trajik konuşanlar dikkat etsin!

İnsana yeryüzünde düşen görevlerden biri de trajik konuşmamaktır. Evet, hoş bir durumdan söz etmiyorum. Ama insana her zaman kolay görevler düşeceğini size kim söyledi? Sakın incinmeyin, belki biraz şaşırın!

Gündüz uykusu?

Trajik konuşmak dışarıyla bilinçsiz biçimde özdeşleşmek, kendini unutarak kişi ve olaylara kapılmaktır. Bir savaş gerçek olabilir, ama barışın etki alanı içinde olamayabiliriz. Toplumun bireyi olarak barış vurgulamak dışında elimizden bir şey gelmez. Gün içinde ne kadar barışçı ya da savaşçı olduğumuzu bilmemiz gerekir. Yeryüzündeki barış kümesinin içinde olmamız için çevremizle barışık olmamız gerekir. Komşularıyla kavgalı ne kadar çok insan sosyal medyada barıştan söz ediyor. Buna gündüz uykusu, kendinin bilincinde olmamak denir.

Düşmanlarımızın hakkından değil, trajik oluşumuzun üstesinden gelmeliyiz. Benliklerin eline düşmemek, çalışma benimizde olmak için yapmalıyız bunu. Yoksa kendimize acıdığımızın ve kibrimizin farkına varamayız. İsteklerimizi oluşturamayınca mutsuz olur, mutsuzluktan beslenen benliğimizle onu yayarız. Bu durumdan kurtulmak için Kendini Bilme çalışmasının düşüncelerinden yararlanmalıyız.

Acıları Dönüştürmek ve Üç Yasası

Kendini Bilme içinde bilgelerin öğrettiği kadim yasalar vardır. Bunlardan biri de “Oluşum” ya da “Üç Yasası”dır. Yeryüzünde her oluşumu üç gücün bir araya gelişi gerçekleştirir. Bunlar aktif, pasif ve nötr diye de adlandırılır. Etkin, edilgen ve tepkisiz-yansız güçlerin anlamını olayların akışında gözleriz.

  • Bir isteğin olması için harekete geçmek aktif güçtür.
  • Onun karşısına direnç ya da engellerin çıkması pasif güçtür.
  • Ve bu durum karşısında sabır ve çaba göstermek nötr güçtür.

Felsefeciler “tez, anti-tez ve sentez” derken bunlardan söz eder. Bilinçli insanın eylemlerinin dönüştürücülüğü bu yasadan gelir. Üç Yasası’nı kadim zamanlardan beri Kendini Bilme okullarında bir ders olarak verirler.

Doğup büyümek, aşık olmak üremek, yaşlanıp ölmek kısacası insan yaşamı oluşumun ilkelerinin yani Üç Yasası’nın içindedir. Burada birinci ve ikinci güçler birbirinin karşıtıdır ve birbirini geçersiz kılar. Bu iki güç doğada kolayca görülebilir. Ama nötrleştirici üçüncü güç görülmez. O birleştirici, dengeleyici, düzenleyici bir güçtür. İnsanın yaşamındaki olaylar üçüncü güçtür, bir olay bütün dengeleri altüst eder. Kendini Bilme çalışmasında değilsek, bir gözlemci benimiz yoksa olayların gücü kişiliğimizi oluşturan benliklerimizi besler. Ve sonunda trajik bir yaşamda savruluruz. Ama biz çalışmayı üçüncü güç yaparsak, yani olaylara yasaları bilerek bilinçle yaklaşırsak özümüzü, varlığımızı besleriz. 

Özümüz, varlığımız evrensel “Üçüncü Güç” ile ortaktır;

Benliklerle sıkışmış özümüz bu dengeleyici, düzenleyici, birleştirici gücün kaynağından gelmedir. İnsan üzerinde kaba olanın etkisi azaldıkça özümüz de diyebileceğimiz ince yanımız etkinleşir. Psikanalistin de ermişlerin de hedefi insanı kabadan inceye özgürleştirmektir. Bütün terapilerin ve tapınmaların amacı insanı arındırmaktır. Özümüz, kaba kabuğun altında duran bir civciv gibidir. O, kozmos yani düzenle, uyumla, birlikle doğrudan ilgilidir. 

Acıları dönüştürmek sabırda gizli!

Yaşam içinde, bir şeyi isteyip elde edemeyince çok üzülen ve dolayısıyla da trajikleşen çok sayıda insanla doludur. Eğer bir şeyi istiyorsanız, onun karşısına doğrudan gelen dirençleri, engelleri hesaba katmak, onlarla savaşmanız gerekecektir. Birine duygusal bir yakınlık gösterdiniz, diyelim. Siz birinci güç, o kişi de ikinci güç olacaktır. O sizi istemezse trajik bir durum içine düşersiniz. Bu durumla zekice baş etmeniz için sabırlı olmanız, sabırdan iradeyi doğurmanız gerekecek. Üçüncü güç sabır, irade ve çabayla gelir. Yaşam hemen pes etmeyip istediğini elde eden insanlarla da doludur. 

Sabır ve çaba göstermenin gizemi Üç Yasası denen bilgidedir. Yalnız iki gücü bilen ve gören kaybeder. Ancak üçüncüyle dengenin, birliğin, düzenin sabrı ve çabasıyla engeller de dirençler de aşılır. Yeryüzünde yaşam acılarla, engel ve dirençlerle dolu; ama yasaları bilenler onları dönüştürecekler.

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Cüneyt Gültakın
Cüneyt Gültakın
Erdemsiz teknoloji ve konforun şımarttığı şu yeryüzünde her aradığını kendinde arayan, kimlikler kostümünü sahnede yeri geldiğinde giyinen bir kendini bilme yolcusu...

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1903 George Orwell (119)
Vefat
- 2005 Kazım Koyuncu (17)
- 2009 Michael Jackson (13)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

İndirim!

Bu Hafta Popüler

Perinin Ölümü ve Konuğumuz Tuna Kiremitçi

Perinin Ölümü ile Tuna Kiremitçi konuğumuz. Hem yeni polisiye romanı hem de tüm çalışmalarıyla ilgili keyifli bir söyleşi bekliyor sizleri.

Yalan ve Yalancılar

Yalan; yalancı. Gerçeğin farkında olduğu halde, gerçeği çarptırma işi. Herkesin her hangi bir sebeple başvurduğu, dünyayı donattığı yalan

Yaz Tatili ve Sezon Finali

Okullar için yaz tatili başladı. Bununla beraber çocuklarla birlikte her şey sezon finaline girdi. Yok sadece diziler filan da değil, her şey
Cüneyt Gültakın
Cüneyt Gültakın
Erdemsiz teknoloji ve konforun şımarttığı şu yeryüzünde her aradığını kendinde arayan, kimlikler kostümünü sahnede yeri geldiğinde giyinen bir kendini bilme yolcusu...

İlgili Yazılar

Carpe Diem Anı Yaşa

Carpe diem... Anı yaşa, anda kal diyor Horatius. Siz neresindesiniz zamanın? Bugünde şu anda mısınız, geçmişte mi yoksa gelecekte mi?

Nerdeyim? Akılda mı, Kalpte mi?

Nerdeyim diye soruyoruz bugün kendimize. Akıldaki yer mi, kalpteki yer mi bizim için doğru olan. Kendini bilme yolculuğumuz devam ediyor.

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.

Hedef Ne? Dünya Okulunda İnce Enerjileri Yönetmek

Kendini bilme yolculuğunda hedef nedir? Bugün bu yolculukta, dünya okulunda ince enerjileri doğru yönetme konusuna bir pencere açıyoruz.