Perşembe, Haziran 30, 2022

Akıtma Yediniz mi?

Akıtma bilir misiniz? Şimdilerde krep diyorlar. Yazımıza konu olma sebebiyse göçmen mutfağında sık yer bulması. Anılarla tarif de geliyor.


3 dakika


Akıtma geldi, yerleşti bugün aklıma. Çünkü bugün Göçmenler Günü. Benim de bir göçmen kızı olduğumu hepiniz biliyorsunuz zaten artık. Bugünü en güzel göçmen mutfağı konuşarak, o mutfakta yapılan yemekleri yiyerek kutlayalım. Belki bu kutlamaları yaparken sorunlarımızı, belki hayat pahalılığını da konuşuruz.


Önce Biraz Göçmenlerin Tarihi Yemeklerini Konuşalım.

Ara ara İlknur ve ben Kübra Şef’in yokluğundan istifade edip tarifler veriyoruz sizlere. İlknur bir Kaçamak yapmıştı 🙂 Marteniçka ile Tay Çöreği vardı yine eski göçmen geleneklerinden.

Sonra, sevgili anneciğimden bahsetmek isterim yine yeniden. Anneciğimin elinden lezzetli keçi patisi yemek isteyen önce fırına uğrardı. İki ekmeklik hamur alır gelirdi bizim eve. Göçmen kızı olan annem maharetli elleriyle eşkenar dörtgen şekiller verip, köşeleri çıtlatır, atıverirdi kızgın yağın içine. Puf puf kabarır tadına doyum olmazdı. Belki on senedir hiç yemedim, burnumda tütüyor ama kimse onun gibi yapamaz. Akıtma da annemin elinden doyum olmaz bir lezzetti.

Yine İlknur’un anlattığı kaçamaktan yapar, sininin ortasına dökerdi. Hepimiz sofra bezini kucağımıza çekip sinideki mısır unlu karışımda kendi ocağımızı açar kah pekmez, kah yoğurt döker kaşık sallardık zevkle.

Tatar Lezzetleri

E zaten biz Tatarların ana besin kaynağı da un. Göçmenlikle geçmiş hayatlarında belki de saklama koşullarından doğmuş böyle bir alışkanlık. Ama naparsın, geçti işte bize de. Anneannemin bahçede kara “çöven” kazanlarda bol yağın içinde yüzerek kabaran çibörekler… Sonra tahta sofranın başına toplanılıp hep beraber kapatılan kaşık bürekler… İncecik yufkalarda baklava gibi kat kat açılıp içine pilav ve tavuk konulmasıyla şok eden köbeteler... Daha neler neler.

Ah nasıl unuttum, bir de kırma ya da kıvırma vardır ki az malzeme ile dopdolu bir lezzettir kendisi.

Bir diğer alışkanlığı da ettir bizimkilerin. Hoş artık o kadar pahalı ki, kim yapabilir hiç bilmiyorum. Benim en sevdiğim de Kuzu Sorpa‘dır. Onu da anlatmıştım yine bir fırsatta.

Balkanlardan sadece soydaşlarımız değil onların yemekleri ve beraberinde kültürleri de gelmiştir. Kültür göçü de diyebiliriz. Balkan yemekleri ile ilgili tariflere buradan ulaşabilirsiniz.


Akıtma ya da Cızlama Derler Adına.

Sonradan Fransızların krepinin yaygınlaşmasıyla pabucu dama atılan bir lezzettir akıtma. Krepe göre biraz daha büyük dökülür. Bir de mayalı olmasıdır farkı. Bir de bunu yapmayı deneyin, özellikle kırıntıladığınız beyaz peynir ve maydanozla bayılırsınız tadına.

Bazıları kabartma tozu bazıları maya ile yapar. Anneciğim kabartma tozu ile yapardı. Önce malzemeleri verelim. Her ikisini de vereceğim.

Kabartma Tozlu Akıtma


Malzemeler

  • 1 su bardağı süt
  • 2 yumurta
  • 1 çimdik tuz
  • 6 yemek kaşığı un
  • 1 çimdik kabartma tozu
  • Kızartmak için sıvı yağ
  • Piştikten sonra üzerine sürmek için tereyağı

Yapılışı

  • Malzemeleri bir kapta çırpalım. Eskiden mikser yoktu tabii, anneciğim çatalla bir güzel karıştırırdı. O bildiğiniz krep hamurundan biraz daha sulu olacak.
  • Sonrasında tavaya yağı döküp kızdırın. Ananelerden günümüze bu kızdırılan yağ miktarı epey azaldı tabii ki.
  • Üzeri göz göz olduğunda tersini çevirin. Ve tersi de piştiğinde ilki hazır. Zaten bu malzemeyle çok fazla çıkmaz.
  • Üzerine hemen sıcak sıcak tereyağı sürüyoruz ki yumuşacık olsun.
  • Üzerini süslemek, lezzetlendirmek size kalmış. Çikolata da sürebilirsiniz, benim gibi peynir de.
  • Unutmayın; çok fazla pişirmiyoruz çünkü biraz yumuşak olması önemli.

Mayalı Akıtma


Malzemeler

  • 1 bardak ılık süt
  • 2 bardak ılık su
  • 3 bardak un (ya da siz aldığı kadar diye düşünün)
  • Bir paket kuru maya
  • 1 tatlı kaşığı toz şeker
  • Sıvı yağ
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Sadece 1 yumurta

Yapılışı

  • Önce mayamızı hazırlayalım. Süt ve instant mayayı karıştırıp, üzerine şekeri ekliyoruz. Sonrasında 10 dakika bekletmeniz yeter de artar bile.
  • Sonra su, un ve tuzu ekleyip akıtma hamurunu pürüzsüz bir hal almasını sağlıyoruz.
  • Sonrasında içine yumurtasını ekliyoruz. Ve beklemeye alıyoruz. 1 saat yeterli.
  • Sonrası ise kabartma tozu ile yapılanla aynı. 🙂
Afiyet olsun.

Arada yemek köşesine sızıp böyle tarifler vermek çok güzel. Mutfakta zaman geçirmeyi pek sevmiyorum ama bazı yemekleri hikayelerle anlatmak bana iyi geliyor. Fırsat bulduğumda kokuları ve lezzetleriyle anılarımdaki yemekleri anlatmaya devam edeceğim.

Akıtma 'dan Yediniz mi

Besin ve Enerji Değeri

Protein %16– Yağ %45 – Karbonhidrat %39

Son olarak; sağlığınız için. Aşırıya kaçmadan, dikkatle tüketmeye özen göstermesini tavsiye ediyoruz.

O zaman şimdilik akıtma ya da cızlama ile sizlere afiyet olsun.

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1928 Orhan Boran (94)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"

Ciltleme, Cilt Sanatı

Cilt sanatı, ya da daha alışık olduğumuz tabiriyle ciltleme.... Zaanat kelimesinden daha öteye sanat kelimesine daha da çok yakışan miras.

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Aytekin Erdoğan Bir İmza Şefi

Aytekin Erdoğan bir lezzet ustası. Avrupa'da restoranları olan Türk şef. Kitabı, ödülleri ve gündemi üzerine "SöyleşiYorum" konuğumuz.

Haziran

Haziran; sıcağından kirazına, evliliğinden hazır bulunmasına kadar hoş gelmiş. Ayların en babası, çevresinin en duyarlısı; yazı getirmiş.

Fikriye

Fikriye eski Türk filmlerindeki hikayelerin kahramanlarından biri gibi. O, Mustafa Kemal'e aşık ve aşkıyla göçüp giden bir genç kadın.

Kırmızı Ayakkabı

Kırmızı ayakkabı vardı bizi bekleyen bayram sabahı yatağımızın altında, sonra uzun bayramlaşmalarla süren bir Ramazan Bayramı tatili.