ilknur.tv

Bakkal amcalarımız vardı bizim, "çarşıya gitmek", Arefe akşamları dolaşmak vardı; çorap almak, kahve almak, ama en çok da kalabalığa karışmak için

Alışveriş Kültürü

 

Alışveriş Kültürü deyip geçmemek lazım.

Aslında bu yazı bu şekilde yazılmayacaktı. Geçmişten gelen “çarşı kültürümüz” var bizim. Bedestenler, sur kapılarının yanına yapılan çarşılar, ahilik ve ticaret okulu, çıraklık okulu .. Uzayıp giden bir sürü dosya konusu..

Ama maalesef es kaza haberlerde dinlediğimiz, “çılgınlık” boyutuna gelmiş ayıp alışveriş sırası görüntülerinden sonra kaleme almak istedim bu yazıyı..

Bugün Dünya Satın Almama Günü

Hedef; tasarruf, israf yapmama, ihtiyacın olmayan şeyi almama.. Bir gün, en azından bir gün bu çılgın kapital düzene karşı aykırı durma..

Bunun öncesinde şu son 3 gün “indirim, mutlaka gelin, ısrarla almalısınız” reklamlarından insanların için dışına çıktı. Haberlerde “Hollanda’dan gelen, elinde neredeyse 7-8 poşet olan; ama daha başlamadım diyen bir kadının haberi var” Hangisine ayıp daha çok bilemedim.

  • Paranın kaybettiği değerle kendi insanın olan bir kadının; dalga geçer gibi dünyanın öbür ucundan gelip televizyonda ağzını kocaman açıp dehşetengiz konuşmaları mı?
  • Asgari ücretle geçinmeye çalışan insanların bunu izlemek zorunda kalması mı?
  • Pandemi yüzünden işyerinde yeterince para kazanamayan esnafa mı?

Peki bu ayıbın ortakları; bunu bu şekilde haber yapanlar, marifetmiş gibi görgüsüzce “daha başlamadım” diyenler, ve buna sessiz kalanlar..

 

Hepimiz para olmamasından dert yanıyoruz.

Ama haberleri siz de görmüşsünüzdür. İnsanlar alışveriş merkezlerinin kapılarında kuyruk olmuş. Pandemiymiş, salgın varmış hak getire.. Bir yandan para yok diye ağlanırken; öte yandan avmlerde bitmek bilmeyen kuyruklar..

Utanmalıyız ki bizim alışveriş kültürümüz bu kadar bozulmuş.

Ve son derece sinir bozucu olan bambaşka bir konu. Madem alışveriş yapasınız ve de ucuzlukta harcayacak paranız var; neden esnafınızdan almıyorsunuz

Alışveriş Kültürü ‘ müz Ne zaman değişti?

Ne zaman esnafımızdan vazgeçip AVM insanı oluverdik?

Bakkal amcamız vardı bizim. Acil bir durum olduğunda alışverişini yapar “ay başında” hesabı kapatabilirdin. Beyaz Eşyayı komşundan alman ikiniz için de en güzeliydi. Hem bilirdin ki komşun kazanmış, hem bilirdi ki; konu ile ilgili hiç şüphe kalmadan kendi evine alırmış gibi “hatasız” olanı satmıştır.

Sizin ailenizde esnaf var mı bilmiyorum ama benim ailemde var. Onlar her sabah tüm esnaf komşularına selam vererek; hayırlı işler dileyerek dükkanlarını açıyorlar. Temizliklerini kendileri yapıp, dürüst bir şekilde ekmeklerini kazanıyorlar. AVMlerde olmayan indirim onlarda var. Üstelik karlarından son derece zarar ederek yapıyorlar bunu.

Gittiğiniz de bir bardak çay, çarşıdaysanız soluklandığınız durak oluyorlar, “nasılsın? ” oluyorlar, bir ihtiyacınız varsa komşu ki esnafta işinizi kolaylaştıran oluyorlar.

Hasta olmamak için çok uğraşıyorlar, tatile gidemiyorlar mesela, bir işleri çıkamıyor mümkün mertebe.

Ve siz bu insanlara gelince “parasızlıktan” alışveriş yapmayıp, gösterme indirimlerde pandemi pahasına birbirini ezercesine ihtiyaç harici “sözde alışveriş!” yapıyorsunuz. Ne kadar ayıp, ama hangisine daha çok, bilemedim.

Sosyo-Ekonomik Düzen Ahilik ile ilgili yazımızı bir daha okumanızı dilerim. Ya da Komşuluk günü yazımızı..  

“NEREDE O ESKİ ESNAFLAR?” demişliğimiz de var tabi ki.. 

Avm ve internet sitelerine düşmüş toplumumuz, dileriz ki esnafına da sahip çıkar. Ve pandemiyle gelen bu yoksullaşma döneminde ihtiyacını, ihtiyacı kadar; israfsız ziyansız halletmeye çalışır.

Bugün satın almama günü.

Satın almayın evet. Fazla miktar almayın, ihtiyacınız olmadığında almayın, hak eden esnafınız varsa da; esnafınızdan önce başka yerden almayın..

Emin olun; karlarınız çok daha güzel olacak.

Facebook Yorumları