Cuma, Mayıs 27, 2022

Gündem Özel

Ana SayfaSeviYorumAile ArasındaArefe, Çocuk Kalbi, Mezar Parası

Arefe, Çocuk Kalbi, Mezar Parası

Arefe günü… Arife, Arif, Araf… Bayramlardan önce, son telaş ve hazırlık. Enerjisi, hikmeti ve güzellikleriyle hepimize “görmeyi getirsin” dileğiyle


2 minutes


Arefe, Arife, Araf, Arif

Arife Telaşları

Bugün arife. Garip bir telaş, kalabalığıyla, enerjisiyle farklı hissettiren gelenek yüklü, özel bir gün. Bayrama geçmenin belirli belirsiz rahatlığı, ziyaretler, alışverişler…

Benim arife hikayemde mezar parası olacak bu sefer. Çocuk kalbimle, kendimce çok büyük iş başardığım bir arife hikayesi…

* Malum kelimeler, kökleri, etimolojisi ve hikayeleri her zaman ilgimi çekiyor. A-R-F bana çok ilginç geldi. Naçizane yazının sonunda bulabildiklerimi kısaca ekledim. Şahsen çok ilgimi çekti, düşünmeye değer. Belki sizin de dikkatinizi çeker.

Son Akşam Yemeği

arefe yemeği (1)

Özellikle Ramazan Arifesi anneannemin evinde son iftar açılırdı. Annem babam ben, dayım yengem yeğenlerim… O zamanlar, o sofrada herkesin “söz” verdiğini hatırlıyorum. “Ölüm olmadığı müddetçe hep böyle, bir arada, son iftarı yapalım”-dı. Çok özel, çok güzeldi… Neşeli, keyifli, birlikte…

Dayım sonsuz olana kadar bu hep böyle devam etti. Hala her sene, yine öyle olması için o kadar büyük bir heves ve gayret içindeyim ki, tarifi mümkün değil. Tüm çocuk kalbimle ve heyecanımla istiyorum bunu.

Sabah mutlaka erken uyanılırdı. Daha baklava anneanneme gidecek ve şerbeti orada hazırlanacaktı. İkindi vakti olmadan mezarlık ziyaretleri bitmeliydi. (Zaten o zamanlar ziyaret edilecek ne kadar da az mezar vardı) Genelde tam mezarlıktan inerken atılan bayram toplarını duyardık.

arefe yemeği (2)

Aşağı iner inmez dayım o çok sevdiği, pancar turşusundan almaya giderdi… Bu bir gelenekti, olmazsa olmazdı. (İzmitliyseniz, evinizde turşu olsa bile, bahsettiğim turşucuyu ve bayram turşularını siz de çok seviyorsunuzdur kesin.) O gittikten sonra, yine bir araya geldiğimiz bir arefe yemeğinde bu sefer ben gidip kimseye haber vermeden o turşudan aldım. O sofrada olsun diye, O çok sever diye… …. Sonrasında da kolay kolay ağzıma koyamadım…

Kola ve pide Yasin’in işiydi, sofraya peçeteleri koymak Özge’nin. Ben Şekerci Atacan’dan taze çekilmiş kahve ve çikolataları alırdım. Dost sohbeti, taze kahve kokusu ve “çok çok selamlar” eşliğinde…

Yemekten sonra mutlaka dışarı çıkılıp o bayram kalabalığına karışılırdı. İnsanlar kalabalık, esnaf yorgun ama mutlu, herkes neşeliydi. “Bir çorap bile olsa almak lazım” derdi dayım. Bayramın bereketi hepimize gelsin diye…

Mezar Parası, Bayram Harçlığı

Çok küçük olduğum bir arefe günü… Hatta o kadar küçüğüm ki, paralardan altı sıfır atılmadan evvel. Hatta harçlıkların bile mendilin arasına sıkıştırılarak verildiği dönemler… Nasıl olmuşsa elimde 4 tane 25 lira olmuş. (Bakmayın lira dediğime, şimdinin 25 kuruşu gibi.) Bakkala da gidemeyiz, geç olmadan mezarlık ziyaretlerini bitirmemiz lazım.

Dedeme, dedemin anne ve babası; Bayram Dede ve Haminneye gideceğiz Bağçeşme’de.

Madem ben harcayamıyorum, dedeme bayram parası vermeye karar verdim.

Önce büyükleri olan Bayram Dede ve Haminneye gittik. Herkes dualarını okudu. Ben bizimkilere çaktırmadan, mezarların yanına inip ayak uçlarına geçtim. İkisinin de ayak ucuna 25 liraları hızlıca sokuşturdum.

Sıra Dedemde

Aramızda sır kalacak, merak etme kimseye söylemeyeceğim. Üstelik annen babanda kızmaz; Onlara da verdim. Oğlunuz gönderdi dedim 🙂 Belki sen beni sadece bu ziyaretlerden tanıyorsun ama ben seni tanıyorum. Keşke yaşasaydın. Canın bir şey çekiyor mu oralarda?

İyi bayramlar dede, kendine iyi bak.

Hızlı bir hareketle hemen ayakucuna gömüverdim parayı. Gömmek dediysem de işte çocuk kalbiyle ne kadar içeri itebildiysem.

Sonra çok garip bir şey oldu. Sanki bir işaret gibi… Birden ne kadar yanlış bir şey yaptığımı anladım. Hadi Bayram Dedeyle Haminne iki kişilerdi. Ama dedem tek yatıyordu. Nasıl eğilip de alacaktı ki o parayı. Galiba toprağın içinde, üstünde tahta filan da vardı (şemsiye gibi, yağmur yağınca ıslanmasın diye koyuyorlardır herhalde)

Hemen çözüm aklıma geldi. Elimde bir tane 25 lira daha kalmıştı zaten. Onu da başucuna koyacaktım. Böylece eğilmesine gerek kalmayacak, elini kaldırınca rahatlıkla parayı alacaktı.

🏆


Canım dedem. Hep öyle büyükler mi harçlık verirmiş. O nasıl para kazansın oralarda. Belki kantinleri vardır, canı bir şey ister.

Çocuk kalbimle o kadar büyük bir iş başarmıştım ki…

  • Hem bizimkilere göstermeden dedemle aramda sır olarak halletmiştim. Bana kızan olmayacaktı
  • Ayrıca O’nun annesi babası da bayramda harçlıksız olmayacaktı
  • Üstelik dedem belini de acıtmayacaktı, eğilmesine gerek kalmamıştı…

❤️

Ne güzel hazırlıklardı bu telaşlar.


A – R – F

Yazının sonuna yaklaşırken, hani en başında bahsettiğim sözcükler var ya… İşte yazıyı bitirmeden onları da eklemek istedim.

Birbirinden ne kadar ayrı, ve birbirine ne kadar bağlı olduğunu hayretlerle izledim.

  • Arif / Aref; anlaması, kavraması, sezgisi güçlü, anlayışlı, bilgili (kimse).
  • Araf; Arada kalmak (Türkçe) Geçici arınma yeri olduğuna inanılan, Arapça kum tepesinin (urf) çoğulu (3)
  • Arafa; irfan, bilmek, görmek ve sezmek anlamlarında kullanılan Arapça kökenli kelime.
  • Arafat; Hz. Adem ve Hz. Havva’nın cennetten kovulduktan sonra dünyada farklı yerlere gönderildiğini ve en sonunda Arafat’ta buluştuğunu yazıyor kaynaklar.
  • Arefe Günü; Kurban Bayramından bir önceki güne verilen ad. Haccın en önemli farzı olan vakfenin yapıldığı yerin (Arafat) diğer adıdır. Vakfe, kurban bayramının bir gün öncesi olan zilhicce ayının dokuzuncu günü burada yapıldığından bu isim verilmiştir. (1)
  • Arife; Belirli bir günün, olayın bir önceki günü veya ona yakın günler, ön gün.(TDK) Bayramları müjdeleyen gün (Türkçe) (Diyanet) Etimolojik olarak, muhtemelen “geleceği haber verme” anlamındaki irafa sözcüğünden gelir (2)

  • Ramazanda bilerek ve isteyerek tuttuğumuz kendimizin sonunda arif olup yokluğu anlamak, disiplinli olmayı, birlikte olmayı, yardımlaşmayı bilmek
  • Arafta kalmayı birlikte halletmek; ramazanın ötesi; bayramın berisi… Ama bir arada, ölüsü dirisi hiç fark etmeden üstelik…
  • Bayramın geleceğini bilerek (İrafa), verilen oruç sözlerine veda ederek, bayram etmek.
  • “Sınav bitti, ders bitti” müjdesini veren bayram haberi…

Herkesin niyeti kabul olsun… Arif olduğumuz, arafta kalmadığımız günler olsun kalan zamanlarımız. Sezgilerimizin güçlü, bilmelerimizin doğru olduğu, merhametli zamanlarımız olsun. Arifeniz tüm sevdiklerinizle beraber, bayram neşesiyle dolsun…

🙋‍♀️

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1910 Feriha Tevfik (112)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Her Şey Layığına Dönüşür

Her şey layığına dönüşür... Başta insana hakaret gibi gelse de, aslında ne kadar ders alınası bir söz. Yakışan mı! O moda için geçerli değil miydi?

Potin Satarım

Potin satarım, güzel Cumhuriyet kadını Adile'nin öyküsü. Avukat Adile Hanım'ın. Takılı kaldığı geçmişindeki çocuk Adile'nin desek daha mı doğru? Sizleri çok eskilere, çocukluğunuza götürecek bu hikayede belki de eksik parça sizdedir. Kim bilir?

Çanak Çömlek Oyunu

Çanak Çömlek yapmayı hiç denediniz mi? Henüz denemediyseniz, tarihi çanaklara 3 boyutlu olarak, yorumunuzu katmak nasıl hissettirirdi?
ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

İlgili Yazılar

Kırmızı Ayakkabı

Kırmızı ayakkabı vardı bizi bekleyen bayram sabahı yatağımızın altında, sonra uzun bayramlaşmalarla süren bir Ramazan Bayramı tatili.

Polis Çocuğu; Ben Hiç Korkmam Çünkü, Benim Babam Polis

Polis çocuğu gözünden, Çocuk Bayramı Haftasında, çocuk kalbiyle; polis babası, mesleği ve hatıraları ile Nalan Ağdaş kaleme aldı...

Yalnız Olmaz

Yalnız olmaz. Belki hayatın koşturmacası içinde huzurlu bir yalnızlığı tercih ediyoruz ama ya yaşlılıkta? Yaş aldıkça gerçek kalabalığı özlemiyor mu insan?

Ve Kadın

Ve kadın. İşte yine 8 Mart geldi. Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Bu kadar "kadın sorunu"nun içinde, gönüllerimizde doğru yerlere ulaşması niyetiyle