Ben Sana Mecburum Bilemezsin, Attila İlhan

Ben sana mecburum bilemezsin. Attila İlhan 'ın dillere pelesenk şiiri. Ustalardan köşesinin konuğu.. ".. Ne vakit bir yaşamak düşünsem.. "

ilknur.tv

Tüm Yazıları

—–==0==—–

Attila İlhan bu sayfamızın konuğu. Hepimizin ezbere bildiği, dolu dolu söylediği şiiriyle üstelik.

Ayrıca bir de hiç bilinmeyen bir Müjgan meselesi.. 

Ben Sana Mecburum

Ben sana mecburum bilemezsin 

Adını mıh gibi aklımda tutuyorum 

Büyüdükçe büyüyor gözlerin 

Ben sana mecburum bilemezsin 

İçimi seninle ısıtıyorum 

 

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor 

Bu şehir o eski İstanbul mudur? 

Karanlıkta bulutlar parçalanıyor 

Sokak lambaları birden yanıyor 

Kaldırımlarda yağmur kokusu 

Ben sana mecburum sen yoksun 

 

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur 

İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur 

Tutsak ustura ağzında yaşamaktan 

Kimi zaman ellerini kırar tutkusu 

Birkaç hayat çıkarır yaşamasından 

Hangi kapıyı çalsa kimi zaman 

Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu 

 

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor 

Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor 

Durup köşe başında deliksiz dinlesem 

Sana kullanılmamış bir gök getirsem 

Haftalar ellerimde ufalanıyor 

Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem 

Ben sana mecburum sen yoksun 

 

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun 

Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor 

Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden 

Belki Yeşilköy’de uçağa biniyorsun 

Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor 

Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin 

Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor 

 

Ne vakit bir yaşamak düşünsem 

Bu kurtlar sofrasında belki zor 

Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden 

Ne vakit bir yaşamak düşünsem 

Sus deyip adınla başlıyorum 

İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin 

Hayır başka türlü olmayacak 

Ben sana mecburum bilemezsin..

—–==0==—–

İyi ki bırakmışsın Hukuk Fakültesini.. Yoksa bu satırları nereden öğrenecektik. İyi ki.. 

Bu arada hani o Ahmet Kaya’nın söylediği. Yüreğimizin içine içine işleyen bir Mahur Beste’si var ya.. İşte o da Bu Usta’nın. 

—–==0==—–

Son Olarak; Mahur Beste 

Attila İlhan anlatıyor; “12 Mart sonrasının kahır günleriydi. Bir sabah radyoda duyduk ağır haberi: Deniz’lere kıymışlardı. Karşıyaka’dan İzmir’e geçmek için vapura bindim. Deniz bulanıktı; simsiyah, alçalmış bir gökyüzünün altında hırçın, çalkantılı… Acı bir yel esintisinin ortasında aklıma düştü ilk mısra… Vapurda sessiz bir köşe bulup yüksek sesle tekrarladım. Vapurdan indikten sonra da rıhtım boyunca bu ilk mısraları tekrarlayarak yürüdüm”.

“Bir yangın ormanından püskürmüş genç fidanlardı. Güneşten ışık yontarlardı sert adamlardı. Hoyrattı gülüşleri aydınlığı çalkalardı. Gittiler akşam olmadan ortalık karardı ”

6 Mayıs 1972 Bir kadın ismi sanılan ‘’Müjgan’’eski dilde “kirpik” anlamına geliyor ve Şair’in “müjganla ağlaşmak”tan ne söylemek istediği orada çözülüyor; Attila İlhan, 6 Mayıs 1972 yılında idam edilen Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’a ağlıyordu

—–==0==—–

“.. Simsiyah bir teselli olur belki kalanlara..”

Facebook Yorumları