Cumartesi, Haziran 25, 2022
Önceki İçerikKandıra; Tüm Şöhretiyle
Sonraki İçerikFikriye

Carpe Diem Anı Yaşa

Carpe diem… Anı yaşa, anda kal diyor Horatius. Siz neresindesiniz zamanın? Bugünde şu anda mısınız, geçmişte mi yoksa gelecekte mi?


7 dakika


Carpe diem, quam minimum credula postero” diye sesleniyor ünlü Latin ozan Horatius çok uzun yıllar öncesinden. “Anı yaşa. Bulunduğun zamanın içinde kal” diyor yani.

Peki siz neresindesiniz zamanın? İçinde mi yoksa dışında mı? Bugünde, burada mısınız? Çok eski zamanlarda, keşke dediğiniz geçmişte mi yaşıyorsunuz? Yoksa geleceğin telaşında mısınız? Keşke ile İyi ki arasında mı geçiyor ömrünüz?

Sahiden neresindesiniz zamanın?

Carpe diem, quam minimum credula postero…

Tam çevirisi şöyle;

“Gününü yaşa, yarına olabildiğince az güven.”

Horatius
Horatius (1)

Quintus Horatius Flaccus Romalı bir şairdi. Miladdan Önce 65 ile 8 yılları arasında yaşamış. Düşünsenize günümüzden iki bin küsür yıl önce söylemiş bu sözü. Bizler hayatın anlamını arayıp, çözmeye çalışaduralım şair söylemiş, söylenmesi gerekeni.

Köle ama sonradan özgür olmuş bir babanın oğluydu Horatius. Ve o baba kazancını oğlunun eğitimli olmasına harcamıştı. Kölelik ve cahillik ne kadar üzdüyse onu, oğlu kendisi gibi olmasın diye çabalamış. Böylece Horatius Yunanca, Latince ve felsefe eğitimi almış. Şiir onun para kazandığı iş olmuş sonrasında.

Carpe diem’in dışında da ünlü sözleri var şairin. Bazıları kaynaklı, bazıları da ona atfedilmiş.

“Anlatılan senin hikayendir.”

“İnsan sürüsünden nefret ediyorum ve uzak duruyorum.”

“Dertlerden nasıl kurtulmalı, dertlere nasıl katlanmalıyız?”

Günümüze şöyle gelmiş bir şiirini de Oktay Rıfat çevirmiş.

"Günahtır alınyazısını kurcalamak,
Yıldız fallarına güvenmek, Lekenoe;
Başa ne gelirse katlanmak, en iyisi.
Kayaları kemiriyor Tiren denizi;
Belki yeryüzünde bu sonuncu kışımız,
Belki yaşanacak yıllar var önümüzde;
Bilgeliği elden komamak, en iyisi.
Mademki sonumuz ölüm, şarabını süz,
Uzak umutlara bel bağlamaya gelmez;
Konuşurken bile ömürden eksiliyor,
İnan ki gününü gün etmek, en iyisi."

Hedonizm

Carpe diem ile de, Oktay Rıfat’ın çevirisi ile okuduğumuz şiiriyle de bugünü yaşamamızı öğütlüyor şair. “Anı yaşa” diyor bize yüzyıllar öncesinden. Hedonist bir davet bu.

Hedonizm hazcılık olarak tanımlanıyor felsefede. Tam tanımını şu şekilde yapmış Vikipedi:

“Hazzın mutlak anlamda iyi olduğunu, insan eylemlerinin nihai anlamda haz sağlayacak bir biçimde planlanması gerektiğini, sürekli haz verene yönelmenin en uygun davranış biçimi olduğunu savunan felsefi görüş.”

Sokrates’in öğrencisi olan Aristippos kurmuş bu felsefi akımı MÖ 400’lü yıllarda. Hemen ardından da Epikuros gelmiş bu yoldan. İşte bizim ünlü “Carpe diem!”ci Horatius da bu yoldan gidenlerden.

Her davranışın esas nedeni mutlu olmaktır onlara göre. Yani yaşamak, anlardan aldığımız hazlarla mümkündür. Sonrasındaysa bu hazza ermek için insanlığın önüne bilgeliği koymuşlar. Çünkü bilgelik yolu hazzın sürekliliği anlamına gelmiştir.

Ölü Ozanlar Derneği

Ölü Ozanlar Derneği

Bu filmi hepimiz biliyoruz elbette. İngilizce öğretmeni John Keating yani Robin Williams sıraların üzerinde geziyordu. Çocuklara ders kitaplarını yırtıp atmalarını öğütlüyordu. Gençlerin yoluna yeni bir ışık tutmak istiyordu. Farklı bir bakış açısıyla hayatı dolu dolu yaşamaları gerektiğini anlatıyordu onlara. Ve Carpe Diem sık sık hayat buluyordu bu filmde de. (IMDb)

Anı yaşa” diyordu film içinde geçen şu repliklerle:

“Ormana gittim; çünkü bilinçli yaşamak istiyordum. Hayatı tatmak ve yaşamın iliğini özümsemek istiyordum. Yaşam dolu olmayan her şeyi bozguna uğratmak ve ölüm geldiğinde aslında hiç yaşamamış olduğumu fark etmemek için.”

“Carpe diem’i dinleyin. O size yol gösterecektir.”

Filmden bir Carpe Diem diyaloğu
Keating: Bay Pitts, neredesiniz? Kitabını sayfa 542′ye aç. Şiirin ilk dörtlüğünü oku.
Pitts: Vaktini İyi Değerlendiren Bakireler mi?
Keating: Evet, o şiir. Size uygun değil mi?
Pitts:
“Henüz vaktin varken tomurcukları topla.
Zaman hâlâ uçup gidiyor.
Ve bugün gülümseyen bu çiçek,
yarın ölüyor olabilir.”
Keating: Sağ olun, Bay Pitts. Henüz vakit varken tomurcukları topla. Bu duygunun Latince ifadesi, Carpe Diem. Ne demek olduğunu bilen var mı?
Meeks: Yaşadığın günü kavra.
Keating: Yaşadığın günü kavra! Henüz vakit varken tomurcukları topla. Yazar bunu neden yazmış?
Öğrenci: Acelesi var.
Keating: Bilemediniz. Ama önemli olan yarışmaktı. Çünkü hepimiz solucan yemi olacağız, arkadaşlar! Buna ister inanın, ister inanmayın, her birimiz bir gün nefes almayı kesecek ve öleceğiz. Şimdi öne doğru bir adım atın. Ve geçmişten gelen bu yüzleri biraz inceleyin. Onlara daha önce ciddi olarak bakmadınız. Sizden pek farklı değiller. Aynı saç modeli. Tıpkı sizler gibi hormonlara sahipler. Sizler gibi yenilmez hissediyorlar! Dünya onlar için bir istiridye. Çok büyük şeyler başaracaklarına inanıyorlar. Sizler gibi gözleri umutla dolu. Peki yapabileceklerini yapmak için yaşamaya acaba çok geç mi başladılar? Çünkü bu oğlanlar artık çiçeklere gübre oldu. Ama eğer dikkatle dinlerseniz size fısıldadıklarını duyarsınız. Yaklaşın. Dinleyin! Duyuyor musunuz? Car… Carp… Carpe Diem… Yaşadığınız günü kavrayın, çocuklar. Hayatınızı olağandışı yapın!
Anı Yaşa

Ve evet ben de söylüyorum, söyledim defalarca kez; “ANI YAŞA!” Ama nasıl? En zor soru bence. Nasıl?

Hayat aslında bir doğru parçasıdır. Ve biliyorsunuz, matematik dersinde öğrendiniz; doğru noktalardan oluşur. Bu doğrunun bir başlangıcı var; doğum tarihiniz. Sonu da var; ölüm. Sadece o tarihi bilmiyoruz hepsi bu. Ve bir sürü yan yana gelmiş noktalar zinciri, hayat doğrumuz. O zaman o doğruyu doğru yapan bu noktalarsa eğer, her nokta önemli değil mi bu çizgi üzerinde? Her noktaya yani her anımıza değer katarak yaşamalıyız o vakit. Yani aldığımız her nefes değerli. Şu an, içinde bulunduğum şu saniye değerli.

Öyle yaşamak lazım hayatı.

Elbette bu şu demek değildir. “Anı yaşa, salla gitsin hayatı, boş ver.” Olur mu öyle şey!

Evet, saniyemizin kıymetini bileceğiz, şükredeceğiz. Ve o anları daha da kıymetli hale getirmeye çalışacağız. Mesela kendimizi geliştirerek, yeni şeyler öğrenerek, deneyerek… Böylece çizgimizdeki o değerli nokta bir sonraki noktaya ulaştıracak bizi.

Hep dün için ah vah ederek ya da yarın için planlar yapıp, endişelenerek geçirdiğimiz anlar birer siyah noktaya dönüşecek. Biz istemesek bile. O halde dünü dünde bırakacağız. Yarın zaten gelecek. Biz şu anı yaşayalım. Mutlulukla.

O zaman haydi bir kez daha yüksek sesle ama inanarak haykırıyoruz:

“CARPE DİEM!”

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1903 George Orwell (119)
Vefat
- 2005 Kazım Koyuncu (17)
- 2009 Michael Jackson (13)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Perinin Ölümü ve Konuğumuz Tuna Kiremitçi

Perinin Ölümü ile Tuna Kiremitçi konuğumuz. Hem yeni polisiye romanı hem de tüm çalışmalarıyla ilgili keyifli bir söyleşi bekliyor sizleri.

Yalan ve Yalancılar

Yalan; yalancı. Gerçeğin farkında olduğu halde, gerçeği çarptırma işi. Herkesin her hangi bir sebeple başvurduğu, dünyayı donattığı yalan

Yaz Tatili ve Sezon Finali

Okullar için yaz tatili başladı. Bununla beraber çocuklarla birlikte her şey sezon finaline girdi. Yok sadece diziler filan da değil, her şey
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Nerdeyim? Akılda mı, Kalpte mi?

Nerdeyim diye soruyoruz bugün kendimize. Akıldaki yer mi, kalpteki yer mi bizim için doğru olan. Kendini bilme yolculuğumuz devam ediyor.

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.

Hedef Ne? Dünya Okulunda İnce Enerjileri Yönetmek

Kendini bilme yolculuğunda hedef nedir? Bugün bu yolculukta, dünya okulunda ince enerjileri doğru yönetme konusuna bir pencere açıyoruz.

Yerini Bilmek ve Zihinsel Mide

Yerini Bilmek Kendini Bilme yolculuğunda değerli bir basamak. Yazarımız yolculuğa zihinsel mide ile devam ediyor bu yazısında.