Çatlak Testi …. Bugün size bir masal anlatacağım. Sonunda “siz misiniz yoksa omuzunuzdaki mi?” diye düşüneceksiniz. Yani bir masaldan çok öte mutlu bir öze yolculuk.

Hazır mısınız? “Toplanın kuzucuklarım” sesini duyar gibi oldum Sevgili Adile Teyze‘nin. Sonuçta biz de O’nun sıcacık masallarıyla büyüdük, biliriz masal anlatmasını. O halde haydi başlayalım anlatmaya.

Çatlak Testi

Bazılarına göre Çin, bazılarına göre Hindistan, belki de Peru’nun dağlarında bir yerde bir adam yaşarmış. Her gün eşeğiyle dereye iner testileri doldurur evine geri dönermiş.

Bir değneğin iki ucunda eşeğin iki yanında sallanan testilerden biri pırıl pırıl renkleriyle göz alıcıymış, kusursuzmuş. Fakat diğer taraftaki incecik bir çizikten su sızdırıyormuş. Hatta sağlam olan “çatlak testi” diye dalga geçer olmuş onunla.

Kusursuz olan testi dopdolu iken, diğer taraftaki yarıya inmiş oluyormuş eve geldiklerinde. Bu durum da çok üzüyormuş bizimkini. Çok da utanıyormuş diğer testiden.

Günlerden bir gün eve döndüklerinde artık dayanamamış bizim çatlak testi. O da bizim gibi toprak ve sudan oluştuğu için dile gelmiş;

“Sevgili Sahibim, artık buna dayanamıyorum. Kusurluyum. Ne olur kır beni, at. Hiç bir işe yaramıyorum, çok utanıyorum.”

Sahibi bir bilge kişi. Gülümseyip başlamış anlatmaya.

“Görmedin mi? Bir baksana. Yolun senin tarafı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç çiçek yok. Çünkü ben en başından beri sendeki kusuru biliyordum. Ve hemen senin tarafına çiçek tohumları ektim. Oradan buraya yol boyu gelirken günlerdir sen suladın o çiçekleri. Bak senin sayende her gün karıma bu güzel çiçekleri götürüyorum. Evdeki neşeyi biraz da sana borçluyuz. Sağ olasın.”

çatlak testi

Masal deyip geçmeyin.

Çatlak Testi masalına masal deyip geçemeyiz. Gerçi her masal böyle ya. İçinde ne sırlar gizli. Masalların tamamı bilgeliklerle doludur. Bizim masalın bizde bırakması gereken ize gelelim.

Aslında olduğumuz hallerle mükemmeliz. Biz de çatlak testi olabiliriz. Ama o çatlaklar belki de bizim potansiyellerimizdir. Bizi o çatlaklar, çizikler biricik yapar. Bu dünya üzerinde tek olmamızın sebebidir o kusurlarımız. Parlayan yanlarımızın yanında o kusurlarla birlikte kabul etmeli ve öylece sevmeliyiz kendimizi.

Kusurlara bakıp bakıp ah vah etmek yerine sucunun yaptığı gibi güzellikleri oluşturabiliriz dünyamızda.

Kusursuzluğu takmayın kafanıza.

“Kusursuzluğu unutun! Her şeyde bir çatlak vardır, ışık böyle girer içeri.”

Leonard Cohen
Kintsugi çatlak testi (1)

Çatlak testi masalına bir de Japonya’dan bakalım. Kintsugi felsefesi.  Kin altın, Tsugi ise birleştirmek, yamamak demek. Kırılan, parça parça olan vazoları, çömlekleri, testileri alıyorlar toz halindeki altın, gümüş ya da diğer değerli madenlerden yaptıkları yapıştırıcıyla yeniden onarıyorlar. Ve en değerli nesneler haline getiriyorlar onları. Çünkü bu yaldızlı çatlak testi artık bize kusurlarımızın ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Ayrıca bu tamiratı yapmanın verdiği coşkun neşe de cabası. Kusurlarıyla güzelleşiyor her bir parça. Ve bakış açımız değişirken onlar da yeniden doğuşu yaşıyorlar.

Çatlak Testi olduğunuzu hatırlayın.

Bunu her zaman hatırlayın. Ve o kusurların bizi daha aydınlık günlere daha güçlü bir şekilde taşıdığını asla unutmayın.

Dünya herkesi kırıyor ve sonra bazıları o kırık yerlerden daha güçlü çıkıyor.”

Ernest Hemingway

#çatlaktesti #masallardanöğütler #çatlaktestimasalı #kintsugi


Like it? Share with your friends!

Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Comments

comments

Powered by Facebook Comments