Cep Telefonu, Olmayan Kalmasın! Olmazsa olmaz, hayatımızın en önemli parçası! ve bu teknolojiyle maruz kaldıklarımız. Ahmet Durukal kaleminden

Op. Dr. Ahmet DURUKAL

Tüm Yazıları

—–==0==—–

Nereden Buluyorlar? 

  • Haftada iki üç kez yerini bilmediğiniz bir marketten bulgur, mercimek ve tavuk fiyatlarını SMS yoluyla almak ister misiniz?
  • Sucuk sever misiniz?’ Taa Kayseri’den arayıp ısrarla sucuk ve sosis yollamak isterlerse ne cevap verirsiniz?
  • Evde kombiniz olmadığı halde, her yıl sonbaharda en az üç defa, olmayan kombiye bakım yapmak istediklerini ve kampanyaları olduğunu öğrenerek uyanırsanız?
  • Meclisteki her hareketini SMS ile öğrenmek istediğiniz bir milletvekili var mı?
  • Doğduğunuz ancak uzun süredir yaşamadığınız ve hiç ilginiz olmayan kentin hiç tanımadığınız belediye başkanından her cuma, her kandil ve bayram için mesajlar almak sizi sevindirir mi?
  • Semtinden bile geçmek istemediğiniz bir banka sizi hazır krediniz için arayıp durursa… ‘İhtiyacım yok’ yanıtını beğenmezse, hatta ‘belki lazım olur’ diye ısrar ederse…
  • ‘İnternetsiz ev kalmasın diye…’ ‘Musluk suyu içmeyin, bir bidon suya da dünya kadar para ödemeyin…’ Böyle başlayan görüşmeleri kesmek ve engellemek ne yazık ki mümkün olmuyor.

Hiç ilginiz olmamış bu tip kişi ve kuruluşlar nereden buluyorlar telefon numaralarımızı? Olasıdır ki, telefon operatörleri numaralarımızı ona buna dağıtıyor ya da belki satıyorlar…

—–==0==—–

Bir de aramayı otomatiğe bağlayan kuruluşlar var. Telefonu açıyorsunuz, karşınıza bir boşluk çıkıyor. Yani, iyice emin oluyorlar onları dinleyeceğinizden. Sonra metalik bir ses, bant kaydı çıkıyor. Size o an için çok saçma gelebilen şeyleri sıralamaya başlıyor. Açmazsanız, ilerleyen saatlerde tekrar tekrar aynı numara aynı şekilde sizi rahatsız etmeye devam ediyor. Örneğin, ucuz ev interneti pazarlayan birtakım numaralar var. Engellemelerime rağmen aramalarını ve mesajlarını sürdürüyorlar.

 

Belki de dünyada en pahalı cep telefonu alıcısı bizleriz.

Bu paraları ödedikten sonra birilerinin pazarlama ve reklamlarına maruz kalıyor olmamız bence garip. Cep telefonlarımız tam anlamıyla bir reklam ortamı oldu ve bundan ne yazık ki kurtuluş yok. ‘İstemiyorsan şu şu işlemleri yap’ diye de yol gösteriyorlar. Peki, ben niçin bunlarla uğraşıyorum? Onlar ‘sana reklam yollayabilir miyiz?’ diye izin almıyorlar. Önemli bir işinizin ortasında böyle bir gereksiz aramaya veya mesaja muhatap olabiliyorsunuz. Bence bu çok anlamsız… 

Oysa ben telefonumu sadece kendi ihtiyaçlarım için kullanmak istiyorum. Reklam ya da gereksiz iletişim bombardımanına maruz kalmak istemiyorum.

Ne de Çok Konuşuyoruz?

Cep telefonları ile ilgili diğer bir konu da çok fazla kullanıyor olmamız bence…

 

Emekli olmamdan önceydi. Devlet hastanesinde çalışıyordum. Gece vakti evden aradılar ve  bir hasta için acil servise davet ettiler. Hemen gittim tabii. Hasta acil servisin ortasında bir sedye üzerinde yatmakta olan bir gençti. Çevresinde üç tane arkadaşı toplanmıştı. Ben hastanın derdini anlamaya çalışırken üçünün de telefonları çalmaz mı? Elimle işaret ederek onları biraz uzaklaştırdım. Muayene başladığımda hastam da cebinden çalmakta olan telefonunu çıkardı ve konuşmaya başladı. İyice sinirlenmiştim, çünkü bu delikanlıyı muayene etmeli ve sorununun çözümüne bir an önce karar vermeliydim. Aksilik bu ya, beni acil servise davet eden doktor da geldiğimden haberi olmadığı için ‘nerede kaldın’ demek için benimkini çaldırmaz mı? Bir hasta sedyesi ve çevresinde beş kişi aynı anda cep telefonlarıyla konuşuyorduk. Ne kadar acayip bir görüntü, değil mi?

Pek çok yabancı ülke gördüm. Oralarda insanlar ellerinde telefonları olmadan yaşamlarını sürdürebiliyor. Bizde ise, en azından akciğerlerimiz kadar gerekli imiş gibi bir görüntü var. Adeta vücudumuzun bir parçası cep telefonlarımız…

Orhan Veli ünlü şiirinde ne diyor?

‘Bir elinde cımbız, bir elinde ayna, umurunda mı dünya?’

Ne cımbız kaldı ellerde artık, ne de ayna… Varsa yoksa, cep telefonları…

 

Aman Dikkat!

Bir zamanlar ne kadar da özgürdük… Cep telefonu diye bir şey yoktu hayatımızda. Rahatlıkla ortadan kaybolabilir, istemediğimiz kişilerden uzak durabilirdik. Evet, otobüs yolculuğunda cepten oyun oynamak olanağımız yoktu ama, örneğin, gazete ya da kitap okuyabilirdik. Birkaç kişi bir araya geldiğinde sohbet ederlerdi. Şimdi öyle değil. Kimse kimseyle konuşmuyor. Ama herkes cep telefonundan biriyle konuşuyor. Kalabalık bir yerde bile konuşmalarını dinlemek zorunda kalabiliyoruz üstelik…

Adamın sürdüğü araçta tam on bir tane taşıt yüklü; tek eliyle kullanıyor devasa aracını, diğer elinde cep… 

O pahalı araçları kullananlar niçin bluetooth kullanmazlar ve hem kendilerini, hem başkalarını tehlikeye atarlar..

Hep merak etmişimdir bunca insan sürekli olarak ne konuşurlar? Cep telefonu olmadığı devirlerde nasıl yaşıyorlardı?

—–==0==—–

İşin bir de sağlık tarafı var kuşkusuz. Margarinlerin, alüminyum tencerelerin zararları nasıl yıllar sonra anlaşıldıysa, korkarım cep telefonlarının sonrası da öyle olacak gibi…

Cep telefonunuz kulağınıza yapışıkmış gibi yaşamayın…

Aman dikkat…

Facebook Yorumları