Çocuklarda Afet Yönetimi

Çocuklarda afet yönetimi doğrudan ebeveynin olaya ve çocuğa karşı tutumuyla ilişkilidir.

Ebe Asiye Bozkurt

Tüm Yazıları

—–==0==—–

ÇOCUKLAR İÇİN AFET YÖNETİMİ

Günümüzde yaşanan üzücü birçok konuyu gündeme getirdi. Bunlardan biri de benim çerçevemden bakınca afetlerin çocuk üzerindeki etkisiydi. Neler hissediyorlar? Yaşananları anlıyorlar mı? Korkuyorlar mı? Kafalarında ne gibi sorular beliriyor? Ve biz ebeveynler neler yapabiliriz? çocuklarda afet yönetimine nasıl yardımcı olabiliriz?

Afetler yetişkinleri etkilediği gibi çocukları da etkiliyor. Üstelik çok daha fazla etkileyebiliyor. Çünkü yetişkin afeti biliyor. Çözümleri biliyor. Sonucun nerelere varacağını hakkında tahminlerde bulunabiliyor. Bir öngörüsü mevcut oluyor. Dolayısıyla kendini bir parça olsun rahatlatabiliyor.

Afetlerde çocuk neler hissediyor?

Çocuk mükemmel olarak gördüğü ve tanımladığı dünyada bir kusur ile karşılaşıyor. O çok güvendiği dünyaya karşı bir güven eksikliği hissediyor. Bilinmeyenden korkuyor çocuk. Ebeveynlerine, kendisine bir şey olacak kaygısı başlıyor. Hatta oyuncaklarını bile kaybetme kaygısı tüm zihnini dolduruyor..

—–==0==—–

0-1 yaş çocuklar için afet yönetimi

Bir yaşa kadar olan bebekler doğrudan olmasa da dolaylı olarak etkileniyor. Zira annenin korkusu, kaygısı her zaman olduğu gibi yine bebeğin radarına giriyor. Annenin içinde bulunduğu durum sebebiyle bakımı etkilenebiliyor. Bebekler küçük de olsa bu farkları çok iyi kavrayabiliyor. Mutlu anne mutlu bebek denkleminde olduğu gibi bebek her duyguyu kavrıyor. Ağlama nöbetleri, meme reddi gibi tepkiler verebiliyor. Huzursuz olabiliyor.

Ne yapmalıyız?

Sakin kalmaya çalışmalıyız. Bu dönemdeki bebekler için rutin çok önemlidir. Uyku, beslenme ve oyun gibi rutinleri bozmamaya çalışmalıyız. Olaylara karşı tepkimizi daha ölçülü vermeliyiz. Hatta konuyla ilgili yazılardan, görüntülerden ve konuşmalardan biraz uzak kalmakta fayda görüyorum. Zira bebekler ne hakkında konuştuğumuzu bilmezler. Neye ne şekilde tepki verdiğimizi de tam olarak anlamayabilirler. Fakat duygularımızı derinden hisseder ve içselleştirirler.

—–==0==—–

1 yaş üzeri çocuklar için afet yönetiminde ne yapmalıyız?

Daha büyük çocuklar için süreci yönetmek daha kolay olabilir. Onlara afetin ne olduğunu anlatabiliriz. Kafasındaki sorulara cevap verebiliriz. Soru sormalarına izin vermeliyiz. Dahası soru sormalarını desteklemeliyiz. Sorularını doğru ve dürüst bir şekilde cevaplamalıyız. Böylece durum kafalarında biraz olsun netleşebilir.

Dürüst olmalıyız. Her konuda olduğu gibi bu konuda da doğru cevaplar vermek önemli. Fakat bunu yaparken abartmamalıyız. Gereksiz bilgi ile kafalarını karıştırmamalıyız. Bilgiler kısa ve öz olmalı.

Materyaller ile afeti canlandırıp oyun yolu ile anlatabiliriz. Bu anlamalarını kolaylaştıracaktır.

Çocuklar her olayı kişiselleştirmeye meyillidir. Bu yüzden asıl mesele onların güvende hissetmelerini sağlamaktır. Herhangi bir insan için bile afetleri kabul etmek normalleştirmek zordur. Dünyayı mükemmel gören çocuk için daha zordur. Bu sebeple tekrar eden sorulara hazır olmalıyız. Soruları tekrar sorarak güvence sağlamaya çalışabilirler.

Kendilerinin, ebeveynlerinin, arkadaşlarının, eşyalarının güvende olduğunu temin etmeliyiz. Ancak afetin bir daha olmayacağı sözünü vermemeliyiz.

Konuşmaya hazır değillerse de konuşmakta ısrarcı olmamalıyız. Konuşma talebinin bir şekilde onlardan gelmesini beklemeliyiz.

Yaşanan olayların görüntülerine çok fazla maruz kalmalarına izin vermemeliyiz. Tekrar izlenen görüntüler de kafa karışıklığına sebep olabilir. Yanlarında da konu üzerine çok fazla konuşmamalıyız. Konuşurken de temkinli olmalıyız.

Afetlerden etkilenen insanlara diğer insanların yardım ettiğini anlatabiliriz. Böylece kötü bir durumda bile insanların birbirine destek olduğu mesajını veririz. Mümkünse çocukların da yardım etmesini sağlayabiliriz. Bu da güvende hissetmelerini ve olayların geçici olduğunu anlamalarını sağlayabilir.

Unutmayalım ki çocuklar oldukça dirençlidir. Dürüst ve tutarlı cevaplar verip kaygılarını dinleyerek onlara yardımcı olabiliriz. Soru sormakta özgür oldukları bir ortamda olurlarsa bu deneyimlerle daha kolay başa çıkabilirler. Böylece kalıcı duygusal zorluklar yaşama riskini azaltabiliriz.

Facebook Yorumları