Cumartesi, Temmuz 2, 2022
Ana SayfaDeniYorumEdebi'YorumDuvar; Bir Sorgulayış Öyküsü

Duvar; Bir Sorgulayış Öyküsü

Hayata dair duvarlarımızın bizi dışarıya ve kendimize dair koruyup; ihtiyacını duyduğumuz cesaretin, gücün kalkanı olması. Bir sorgulayış öyküsü.


8 dakika


Hayata dair duvarlarımızın bizi dışarıya ve kendimize dair koruyup; ihtiyacını duyduğumuz cesaretin, gücün kalkanı olması. Bir sorgulayış öyküsü

Evrenin tüm serzenişlerine rağmen içimdeki çığlıkları bastırıp bu derme çatma yoldan geçerek hayatımı arkamda bırakacağım umuduyla terk ediyordum kimliğimi.  Hakikatte ne olduğunu bilmeden, rüzgardan devrilmeye ramak kalmış bu silik yazılarıyla asel kafesine usulca sokulup, cam kenarında her zamanki yerimi arayan gözlerle baktığımda, garsonla göz göze geldiğimiz anda boş olduğunu anlayıp sırt çantamla birlikte  içimdeki tüm yükü; saygıdeğer sevgili boş sandalyeme emanet edip oturuyordum. Garsonun istediğim papatya çayını getirmesiyle biraz daha kendime gelip sakinleşmeye çalışıyordum.

***

Neden? Neden bu koku geçmiyor üstümden, neden gözlerimi her kapattığımda o an geliyor aklıma? Ne korkunç felaket bir gündü böyle. Hala titreyişlerim geçmiyor, ellerimin soğukluğunu vücudum hissetmek istemiyordu.

Halbuki ondaki tuhaflığı herkesten önce sezmiştim. Buraya onunla son kez geldiğimiz zaman etrafına tuzağa düşürülmüş gibi davranıyor. Tüm bakışlar onun üzerindeymiş gibi sandalyede küçücük çocuk  misali  mahzunlaşıp  iki büklüm oturuyordu. O kalabalık çok fazlaydı Ozan için. Çünkü benim göremediğim hakikatin anlaşılmasından korkup bundan dolayı saldırganlığa geçiyordu.

İnsan bazen öyle bencil olurmuş ki kendi acısının ağırlığı ile hiçbir acıyı kıyaslayamayıp, etrafındaki tüm şerlere sağır ve kör olurmuş. Bunca zaman nasıl olurda fark edemedim onu ve çaresizliğini. Çürümüş et kokusu ile mi anlayacaktım seni ve hislerini. Ah canım Ozan‘ım senin bu denli kim bilir ne derdin vardı da insanlar gülüp geçince kendini bir urganın sıcaklığına teslim ettin. Hem de annene tatile gidiyorum deyip çatı katında sarmaşık olarak umduğun urganına sarılarak veda ettin  bize. Bir hafta, koca bir hafta senin yokluğunu kimse hissetmedi sende sezdirmedin yavaş yavaş yok olurken. Son bir çığlık kokun bizi çağırdı yanına, toprağa kavuşma umudunla.

Tabii bunlar benim görebildiklerimdi. Sen o acıları çekerken her hücrenin, umudunda avuç avuç yok olurken ben ya uyuyordum ya da işlerimin bizim için kötü gitmemesi için çabalıyordum senin kötüye gittiğini fark etmeden.

Ne fena esiyor rüzgar. Dört duvarla sarılı bir yerde bile ürkütmeye yetiyor insanı. Halbuki kapalı korunaklı bir yerdeyim. Sadece sesi rahatsız edebilir beni, hala hayattayım.  Hayat da böyle değil mi? Sert, soğuk, ürkütücü, acımasız… Kendi duvarı olan biri için bir sesten ibaret,  boş bir meydanda açık bir hedef için ise tam bir isabet. 

-Garson Hesap lütfen?

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Alev AKAR
Alev AKAR
Yolculuğunu tamamlamaya çalışan bir edebiyatçı. Ruhunun dikenlerini sözcüklerde arındırmaya çalışan bir eğitimci. Umudu Nazım'dan, sonsuzluğu Turgut'tan öğrenen bir yolcu.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1946 Timur Selçuk (76)
Vefat
- 1961 Ernest Hemingway (61)
Temmuz 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Sanat Eseri Boyama Kitabı

Sanat Eseri Boyama Kitabı. Ünlü sanat eserlerinin çizimleri ve renk paletleri önünüzdeyken, aynı eseri siz nasıl renklendirirdiniz.

Öyle Bir Yerdeyim ki

Öyle bir yerdeyim ki! diyor Hasan Hüseyin Korkmazgil, tam da içimizden gelip de, bir türlü dilimizden dökülmeyen...

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"
Alev AKAR
Alev AKAR
Yolculuğunu tamamlamaya çalışan bir edebiyatçı. Ruhunun dikenlerini sözcüklerde arındırmaya çalışan bir eğitimci. Umudu Nazım'dan, sonsuzluğu Turgut'tan öğrenen bir yolcu.

İlgili Yazılar

Potin Satarım

Potin satarım, güzel Cumhuriyet kadını Adile'nin öyküsü. Avukat Adile Hanım'ın. Takılı kaldığı geçmişindeki çocuk Adile'nin desek daha mı doğru? Sizleri çok eskilere, çocukluğunuza götürecek bu hikayede belki de eksik parça sizdedir. Kim bilir?

Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

"Üzüm üzüme baka baka kararır ya da kararmaz" olurdu münazara derslerinde örneğin konu. Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

Mış Gibi!

Mış gibi yaşıyoruz demiş şair, ne derinden de söylemiş. seviyormuş, incinmiyormuş, anlıyormuş, güçlüymüş gibi kahraman figüranlıklarla...

Kim Olduğunu Biliyorum

Kim olduğunu biliyorum diyor Derya Cesur bu sefer. Tüm yitip giden kadınlar için, onlar adına... Sebep olanlarına...