Evliya Çelebi dünyanın ilk gezginlerinden. Evliya Çelebi Seyahatnamesi tarihe bırakılmış en büyük miras. Saygıyla anıyoruz büyük seyyahı.

 

Hep hayalim seyyah olup “Evliya Çelebi gibi gezmek”. Ama tabii ki bizi olduğumuz yere çivileyen zorundalıklarımız var. Ya da bizim var olduğunu zannettiğimiz hayali zincirlerimiz var. Olsun, yine de gezdiğim gördüğüm yerleri anlatmayı seviyorum. BİRİKİYORUM olarak GeziYorum başlığı altında paylaşıyoruz dönem dönem.

Şimdi de gerçek bir seyyahı, 17. yıla damgasını vurmuş ve dile kolay 50 yıl gezerek yazdığı Seyahatname ile ünlü yazarı yani Evliya Çelebi’yi anlatacağım. İyi ki doğmuş, iyi ki gezmiş, iyi ki yazmış.

 

Evliya Çelebi gibi seyyah olmak

Aslen Kütahyalı fakat İstanbul’un fethinden sonra saraya kadar uzanan bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş 25 Mart 1611 tarihinde. Aile üyeleri sarayda önemli görevlerde bulunmuş, o sebepten de çok iyi bir eğitim almış Evliya Çelebi. Müzikten beden eğitimine bir çok dersler almış. Öyle yazıyor kaynaklarda.

Sarayda çok daha önemli görevlerde çalışma ihtimali olmasına karşın o gezmeyi seçmiş bir alim. UNESCO tarafından 2011 yılı 400. doğum günü olduğu için Evliya Çelebi yılı ilan edilmiş.

Gezmiş görmüş yazmış…

Gezme aşkı 1630 yıllarında gördüğü bir rüya ile başlıyor aslında. “Şefaat Ya Resul Allah” diyeceğine heyecandan “Seyahat Ya Resul Allah” der ve başlar gezmeye. Önce İstanbul ve çevresini gezer, sonra Bursa ve sonra İzmit.

6 padişah tanımış hayatı boyunca. Osmanlı İmparatorluğu’nun devlet büyükleriyle beraber gezmiş, haberler taşımış. Onlarca tehlike atlatmış, ölümle burun buruna gelmiş Evliya Çelebi. Çok iyi silah kullanır, ata biner, cirit oynarmış. Bir çok savaşa da katılmış, barış görüşmelerine aracılık da etmiş. Aslında döneminin belki bir gazetecisi gibi belki gizli bir ajanı gibi çalışmış kelle koltukta. Hiç evlenememiş mesela. Gezme aşkı başka aşklara yer bırakmamış hiç hayatında. Çocuğu da olmamış, mirası dört kız kardeşine kalmış.

İnce zekası, muzip ve güler yüzlü kişiliği, hazır cevaplığı, iyiliksever bir insan olması sevilmesine sebep olmuş her gittiği yerde. Hayatını az çok hepimiz üstünkörü biliyoruz. Hacettepe Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nden Ülkü Çelik Şavk’ın Sorularla Evliya Çelebi dosyasına bir göz atmanızı öneriyorum. Neden insanlık tarihine yön veren 20 kişiden biri olduğunu anlayabilirsiniz.

 

Haritalar ve Seyahatname

Az buz değil elli küsur sene oradan oraya gezince çok güzel bir eser çıkmış ortaya. Dünya çapında kabul gören haritalar var mesela. 2011 yılında bir çok Avrupa şehrinde açılan sergilerle daha çok tanınır olmuş. Neler var o dönemin kısıtlı şartlarında yaratılan seyahatnamede, bir bakalım.

Gezdiği gördüğü yerleri yazdığı 10 ciltlik bir eser Evliya Çelebi Seyahatnamesi. İşte o on ciltteki konu başlıkları:

  1. 1630 – İstanbul ve çevresi
  2. 1640 – Anadolu, Kafkaslar, Girit ve Azerbaycan
  3. 1640 – Suriye, Filistin, Ermenistan ve Rumeli
  4. 1655 – Doğu Anadolu Bölgesi, Irak ve İran
  5. 1656 – Rusya ve Balkanlar
  6. 1663/1664 – Macaristan’da askeri seferler
  7. 1664 – Avusturya, Kırım ve ikinci kez Kafkaslar
  8. 1667-1670 – Yunanistan ve ikinci kez Kırım ve ikinci kez Rumeli
  9. 1671 – Hac için Hicaz, Mekke ve Medine
  10. 1672 – Mısır ve Sudan

Seyahatname dünya çapında ünlü, bunu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Ünlü. Çünkü dili çok yalın, duru. Sarayda yetişen bir yazara göre çok fazla halkın anlayacağı dille yazılmış. Fantastik de bir yazım dili kullanmış Evliya Çelebi kendi üslubuyla. Çok sevilmiş doğal olarak.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi hediye etmek isterseniz ya da kendi ufkunuzu açmak isterseniz işte size satın alabileceğiniz bir link:

Kırmızı Kedi Yayınları

Yapı Kredi Yayınları

 

Evliya Çelebi olabilsek keşke…

O’nun gibi gezme hayalleri kuran bir insan olarak bu kadar sevilmesine de imrenmedim desem yalan olur. Kendisinden bazen Dünya Gezgini bazen de İnsanoğlunun Dostu olarak bahsetmiş bazı eserlerinde. Dönemine göre Türkçe’yi çok iyi kullanmakla kalmayıp Arapça, Farsça, Rumca, Latince ve Yunanca öğrenmek de muhteşem bir zeka gerektirir. Gezdiği yerleri öyle güzel betimlemiş ki bu kadar bilgi verebilmesi için çok sevilmesi gerekirdi. Ve çok sevilmiş.

Evliya Çelebi kadar olması hayal ötesi bile olsa ben de gezebilir, gezdiğim gördüğümü yazabilirim umarım. Ve belki daha önemlisi de ben de çok sevilirim.

Yollarınız her daim en güzel yerlere çıksın. Çok sevin ve sevilin…

Facebook Yorumları