Perşembe, Haziran 30, 2022

Eyvallah

Eyvallah bazen bir teşekkür, bazen vedadır. Bazen onaylar karşıdakini, bazen söyler çeker gidersin. Öyle bir kelimedir her şeyi özetleyen…


3 dakika


Ne güzel bir sözdür Eyvallah. Benim en sevdiğim sözlerdendir hatta. İçinde biraz boş vermişlik barındırır, biraz teslim oluş vardır içinde. Bazen vedadır, çeker giderken sessizce usul usul dökülür dilden. Bazense bir teşekkürdür, içten ve sade.

Kelimeler bizi anlatır. Bizim ağzımızdan dökülür sanarız. Halbuki onlar bizim özümüzdür işte. Teşekkür, şükür gibi… “Hakkını helal et” gibidir eyvallah da. Ve dudaklarımızdan dökülen her cümle aslında Dört Anlaşma‘dan biridir. Ama eyvallah kabulleniştir çoğu zaman.

Bir karahindiba çiçeğine üflersin ve dağılır, uçar ya tüy gibi. İşte sözcükler de öyle uçar gider dudaklarımızdan bir nefeste.

Bir Doktorun Kaleminden Eyvallah

Ankara’da bir şair doktor var. O’nu sosyal medya hesaplarından hastaları kadar şiirseverler de takip ediyorlar. Hele de Roza’ya yazdıkları var ki eminim çoğu takipçisi sırf bu şiirleri bekliyor. O doktor Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr Cüneyt Genç. Siz de takip etmek isterseniz bu güzel şiirleri işte instagram adresi.

Ama benim O’nu buraya konuk etme sebebim Eyvallah. Hep aklımdaydı bu kelimeyle ilgili bir şeyler yazmak. Sonra şiirine denk geldim. Ve ancak bu kadar güzel anlatılırdı. Gene Roza’ya yazmıştı tabii. Sizlerle de paylaşmaktan büyük bir keyif duyacağım. Eminim siz de çok seveceksiniz. Önce O’nun şiiri, sonra benim sözcüklerim. Önce teşekkür etmeliyim bana izin verdiği için şiirini yayınlamama. Aslında bu şiirler toplanmalı, kitap olmalı kesinlikle. Ama “henüz vakti var” diyor sanırım.

Ah Roza,
İnsanoğlu dedikleri,
Bir Elif den ibaret,
Bitmeyen istekleri,
Sonunu hazırlar tercihleri
Ağzında tekerleme gibi
Eyvallah.
Madem bu kadar ağzımızda
Ne olduğunu bilelim.
“Ey”le başlar eyvallah,
“Tamam, iyi” demektir.
“Vav”la kullanırsan “Aynen öyle, tastamam”..
Yemin gibi
Beraberiz, hem fikiriz,
Son kelime Allah,
Haktandır,
Hakla kabul ettik,
Hepimiz biriz demektir.
Samimiyettir içten gelen,
Teslimiyettir muhabbetle,
Tasdik etmektir,
Güvenmektir eyvallah..
Huzurluyum, duruldum
Kabullendim demektir..
Sultan Veled der ki;
Bize babamızdan 
Kalmadı maddi bir miras
Servet de, makam da
Bize kalan Mevlana’dan 
Ki bunların hepsinden
Çok daha kıymetli olan
Hakk’ın hikmetini
Eyvallah ile karşılamaktır.
İşte böyle insanoğlu,
Starbucks da kahve alırken
Sokakta yol sorarken
Annene veda ederken
Söylediğin eyvallah 
Aslında
İnsan olmaktır…


Teslimiyet mi veda mı?

Okudunuz işte şiiri. Tastamam anlatıyor ne olduğunu kelimenin. İnsanın içine işleye işleye sokuyor beynimize, kalbimize kelimeleri. Şimdi gelelim benim kelimelerime.

Bi bakalım sözlük ne demiş? TDK şöyle açıklamış bu canım kelimeyi.

  1. isim `Allah’a ısmarladık` anlamlarında kullanılan bir seslenme sözü.
  2. isim `Teşekkür ederim` anlamında kullanılan bir söz.
  3. isim `Kabul ediyorum, razıyım` anlamında kullanılan bir söz.

Böyle diyor Türk Dil Kurumu Sözlüğü. Bu kadar mı kısa anlamı? Değil tabii ki.

Eyvallah çok güzel bir teşekkürdür yapılan bir iyiliğe karşı. Demek istediğin aslında “iyi ki yaptın, çok makbule geçti” anlamına gelir. Kafanı hafifçe eğerek söylersin, belli belirsiz mahçup çıkar sesin. Bu iyiliğin altında kalmak acıtır biraz canını ama bazen iyiliklere fırsat vermek gerekir.

Sonra bir teslim oluştur. Tasavvufta da böyledir, güncel hayatta da. “Evet, tamam, peki dediğin gibi olsun” dersin karşındakine. Bazen bir yere gitmek için teslim olmuşsundur. Bazen sadece bir çorba içmek uğruna. Bazense Hakk’a teslimiyetini dile getirirsin.

Ah bazen vedadır. Nasıl acıtır canını. Ama karşındaki öyle kararlıdır ki dersin “madem öyle istiyorsun, tamam eyvallah” Deniz Arcak’ın 90’lardaki şarkısını hatırlasanıza. Nasıl güzel ama nasıl kanatan bir şarkıydı o.

Bazen dersin bazen de asla demezsin.

İçinden gelerek teşekkür ettiğin hatta teslim olduğun durumlar vardır. “Eyvallah” dersin, başını önüne eğer tevekkül içinde akışına bırakırsın kendini.

Ama öyle bir an gelir ki tepen atar, kızarsın hem içinde bulunduğun durumdan dolayı kendine hem de durumun ta kendisine. Hatta söversin sayarsın da. Sonrasında da yemin edersin “kimseye etmem eyvallah” diye. Kabul etmezsin sana uzanan elleri, görmezden gelirsin yardımları. Minnetsiz olmak, kimsenin yardımını kabul etmemek efelik gelir önce insana.

Bazen demek bazen dememek acıtsa da canını göze alıyorsundur sonuçlarını. Ama bazen pişman da oluyorsundur da belli etmiyorsundur yiğitlikten.

Bana göre teslim olmak daha çok eyvallah.

Benim için eyvallah (yaşım ilerledikçe daha çok hatta) teslim olmak gibi. Kabullenmek gibi. Başa çıkamadığım zaman tevekkül etmek, inanmak gibi.

Sanırım biraz yaşla anlaşılıyor kelimenin değeri. Ya da yaşanmışlıklarla buluyor gerçek yerini dudaklarımızda.

Hep diyorum; yaralarımız var içimizde kimbilir ne kadar zamandır taşıyoruz onları. Sorunlarımız var bazen güncel hayatın içinde, bazen çok derinlerde. Ne olursa olsun bir “eyvallah” bazen nefes aldırır bize. Yani bana aldırıyor. Doğal yatağında akmak nehir gibi, direnmeden… Teşekkür etmek hayata getirdikleri için. Güzel bir veda gibi.

Hadi eyvallah, sonraki yazıda görüşürüz…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1928 Orhan Boran (94)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

İndirim!

Bu Hafta Popüler

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"

Ciltleme, Cilt Sanatı

Cilt sanatı, ya da daha alışık olduğumuz tabiriyle ciltleme.... Zaanat kelimesinden daha öteye sanat kelimesine daha da çok yakışan miras.

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Darmadağın…

Darmadağın dolaplar, evler... Sadece onlar mı? Akıllarımız karman çorman, hayallerimiz dağınık. Peki bu dağınıklık nasıl toplanacak?

Carpe Diem Anı Yaşa

Carpe diem... Anı yaşa, anda kal diyor Horatius. Siz neresindesiniz zamanın? Bugünde şu anda mısınız, geçmişte mi yoksa gelecekte mi?

Nerdeyim? Akılda mı, Kalpte mi?

Nerdeyim diye soruyoruz bugün kendimize. Akıldaki yer mi, kalpteki yer mi bizim için doğru olan. Kendini bilme yolculuğumuz devam ediyor.

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.