Cumartesi, Haziran 25, 2022
Ana SayfaArt'ıYorumAnıYorumFotoğraf Çekmecesi
Önceki İçerikİstanbul’u Seyret
Sonraki İçerikDarmadağın…

Fotoğraf Çekmecesi

Fotoğraf çekmecenize baktınız mı? Hazır da sıcaklar bu kadar hissedilmeye başlamışken hiç bir şey yapmasak mı? Belki biraz fotoğraf keyfi…


7 dakika


Fotoğraf çekmecesi diye başladım ama, gerçekte bir çekmecemin artık olmadığını itiraf etmeliyim. 🙄🙃

Bugün için, aslında bambaşka bir yazı kaleme alacaktım. Tam da havaların bunaltıcı haline uygun, serinletecek kıvamda bir yazı. Ve onun içinde, daha önce çekmiş olduğum fotoğraflara ihtiyacım vardı…

Bir zamanlar sergi açmak gibi bir hayalim vardı. Üstelik bunun için eğitim bile almışlığım var. (Full frame makinelerin yeni yeni çıktığı ve son derece yeni, pahalı olduğu zamanlar. Gerçi hala ucuzladığı söylenemez ya 🤐) Neyse, sonu garip bir hırsızlıkla biten bu hikaye, başka bir zamanın konusu olsun…

Herkes mi fotoğrafçı ?

Tuşlu ve küçük telefonlardan, akıllı ve filtre uygulamalı telefonlara geçerken hepimize çok fena bir şey oldu. Herkes “fotoğraf sanatçısı” olduğunu düşünmeye başladı. Artık 7’den 70’e eli telefon tutan herkes, her daim fotoğraf çekmeye başladı. Hatta öyle hastalıklı bir duruma geldik ki; anının tadını çıkarmaktansa, sosyal medyalarda reklam yapmayı tercih eder olduk. Hele ki yeme-içme fotoğrafları gerçekten bizim “ayıp” kültürümüze son derece büyük bir darbe vurdu…

Oysa ki, açı vardı, altın oran vardı, görselin bir hikayeyi anlatması, yaşatması gerekiyordu. Fotoğraf gezileri sonunda çektiğin fotoğrafların sunumunu yapmak vardı. Hocalar ve sınıfça yapılacak değerlendirmeler… Hatta başarılı karelerin dergilerde yayınlanarak onurlandırılması…

Kabul etmeliyiz ki, elimizde cep telefonlarıyla üç beş kare çekip, hatta beğenmezsek filtreler ve rötuşlarla düzeltince hiç birimiz bu sanata hizmet etmiyoruz.

Sadece “anı donduruyoruz” o kadar. Üstelik o anı gerçekten yaşayamadan…

Ya Albümler?

Hatırlıyorum, bir yere gidildiği ya da daha uzaktan bir misafir geldiği zaman, ilk önce albümlere bakılırdı. Oğlanın sünnetinden, tatillere, okul fotoğraflarından tüm sülalenin evlilik törenlerine… İlk önce fotoğraflar olurdu sohbetin konusu. Çocukların fotoğrafçılardaki, çıplak “göster abilere” kareleri ise en eğlencelileri…

Fotoğraf Albümleri

Ah ah kimler göçmüştü de, anıları kalmıştı o kağıtlarda…

2000li yıllarla beraber fotoğraf makinelerinin daha ufak, daha günlük olduğu dönemler geldi. Artık filmler 36 yerine 42 poz basabilsin diye, film sardırma hilelerine başvurmaz oldu kimse. Belki de bu sebepten fotoğrafçıların yolu unutuldu, Fotoğraflar basılmaz oldu.

Sonra

Nasıl olsa dijital arşivim var, illaki bir gün bastırırım” diye kenarda beklettiğim, kızımın tüm küçüklük hatıraları, bir tuşla silindi… Üstelik bendeki yedekleri ile birlikte… …. … … .

Şimdi

Bugün dijital arşiv diye kenarından köşesinden bakmaya çalıştığım kocaman yığınların içinde kayboldum. Sunucularda, düzinelerce usb ve harici bellekte, yüzlerce binlerce fotoğraf yığını… Kimi ekran görüntüsü, kimi not, kimi anı dondurma… İçine sanat kaçmış karelerin sayısı ne kadar da azalmış. Her şey gibi, bu zevkli uğraşının da içini boşaltmayı itinayla başarmışız.

Kendi Kendime Söz Verdim

Bugün hiç bir konu hakkında stres yapmamaya dair söz verdim. Belki, yemyeşil olmuş bahçelerden, belki çiçek açan, meyve veren ağaçlardandır bilmiyorum. Bugün eski ve güzel olan ne kadar anı varsa, hepsini tekrar tekrar hatırlayıp, kendime moral vermek istedim. Bilmem belki de dediği gibi şairin; “Beni bu güzel havalar mahvetti.” Yani sırf bu havalar yüzünden 🙂 İşten, stresten, her şeyden uzak.

  • O karelerde kalan insanlara selam vererek.
  • Çocukların “ne kadar da küçükmüş” hallerini severek.
  • Hey gidi günler hey” dedirtebilecek her anıyı tekrar ve tekrar yad etmeye, kendimi ödüllendirmeye karar verdim.

Belki de o çekmecenin tekrar hayata geçme zamanı gelmiştir. Sahi sizin çekmeceniz ne alemde?


Çekiyorum | Dünya Fotoğrafçılık Günü | Nerede Duracağını Bilen Fotoğraf Sanatçısı, Ansel Adams


Eski Türkiye Fotoğrafları Arşivi

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1903 George Orwell (119)
Vefat
- 2005 Kazım Koyuncu (17)
- 2009 Michael Jackson (13)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Perinin Ölümü ve Konuğumuz Tuna Kiremitçi

Perinin Ölümü ile Tuna Kiremitçi konuğumuz. Hem yeni polisiye romanı hem de tüm çalışmalarıyla ilgili keyifli bir söyleşi bekliyor sizleri.

Yalan ve Yalancılar

Yalan; yalancı. Gerçeğin farkında olduğu halde, gerçeği çarptırma işi. Herkesin her hangi bir sebeple başvurduğu, dünyayı donattığı yalan

Yaz Tatili ve Sezon Finali

Okullar için yaz tatili başladı. Bununla beraber çocuklarla birlikte her şey sezon finaline girdi. Yok sadece diziler filan da değil, her şey
ilknur.tv
ilknur.tvhttps://birikiyorum.net
Efdal ve İlker'in annesi, Kerim'in kıymetlisi 1998 yılından bu yana "Kurumsal Hayat"ta yönetiyor ve organize ediyor. Sosyal Farkındalık ve Sorumluluk için, her alanda, "sanatla" çaba sarf ettiğini düşünüp; BiRiKiYOR

İlgili Yazılar

Mihri Müşfik; Çağdaş Resmin Kadın Lideri

Mihri Müşfik, Çağdaş Resmimizin ilk kadın ressamı olarak yerini alıyor sayfalarımızda. Eserleri ve hayatıyla anıyoruz.

Mahatma Gandhi ve İnsanlığa Öğütleri

Mahatma Gandhi savaşa karşı duran bir yüce ruh. Önce ulusunun babası sonra tüm dünyaya ışık tutan bir lider. Saygıyla anıyoruz O'nu biz de.

Yürüyen Köşk ve Çınar Ağacı

Yürüyen Köşk ve Çınar Ağacı konumuz bugün. "Ağaç kesilmeyecek bina kaydırılacak" "Ağaç çınardır, çınar ise devlet!" Atatürk'ün ağaç sevgisini, çevreci bakış açısını görmemiz ve örnek almamız açısından ne kadar önemli.

Nuri İyem

Nuri İyem, Anadolu kadınını kocaman ve umutlu gözlerini toplumsal gerçekçilik anlayışıyla tuvaline aktaran ressamı saygıyla anıyoruz.