• Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Op. Dr. Op. Dr. Yaşar ÇEĞİL

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Merhabalar 

       Hepimizin bildiği üzere geçtiğimiz hafta İzmir’de 6,9 şiddetinde deprem oldu. Ülkemiz  bir deprem kuşağı ülkesi, şehrimiz Kocaeli’de bu deprem kuşağının tam üstünde ve hatta 1999’da  ülkemiz tarihinin en yıkıcı depreminin ana üssüydü.

Deprem Stresi ve Gebelik ..

     Deprem hem yaşayanlar hemde uzak şehirlerde bile olsa tanık olanlar için ciddi bir travma. Özellikle yeni doğum yapmış ya da yapacak olan hamileler açısından ciddi bir stres ve travma kaynağı.

       Peki hamileler bu tip yoğun streslerden nasıl etkileniyor ve bu stresle başa çıkmak için neler dikkat edilmeli; 

       Hamilelik dönemindeki stres anne adayını pek çok yönden sıkıntıya soktuğu gibi bebeğede  olumsuz etkileri olabilir.

Hamilelikte stres bebeğe zarar verir mi?

   Bunun kesin bir cevabı yok, fakat hamilelik döneminde mümkün olduğunca stresten uzak durulmasını tavsiye ediyoruz. Stres yaratan sebebin şiddeti önemli olduğu gibi asıl önemli olan stresin süresi. Kısa süreli stres durumları bebek üzerine olumsuz etkide bulunmaz. Ama uzun süreli  ağır stres erken gebelik için istenmeyen durumlara yol açabilir. 

   İlk trimesterda; yani gebeliğin ilk üç aylık döneminde düşük ve  kanama riskini artırıyor.

   İkinci trimester bebeğin beyin gelişimi için oldukça önemli bir dönem. Bu süreçte yaşanan stres bebeğin sinir sistemini olumsuz etkileyebiliyor. 

   Üçüncü trimesterda  gelişme geriliğine, düşük doğum ağırlıklı doğumlara, erken doğumlara, gebelik tansiyonuna sebep olabiliyor.

   Uzun ve ağır strese maruz kalan annelerin bebeklerinde uyku ve beslenme problemleri ve anneyle iletişimde sorunlar görülebiliyor.

   Hamilelikte kaygı düzeyinin yüksek olması, gerilimden kaynaklanan baş ağrılarına neden olabiliyor.

   Her kadında az çok , acaba bebekte bir sorun olur mu, doğum nasıl olacak ya gece doğurursam, ya doktorum doğuma eşlki edemezse gibi endişeler olabiliyor. Normal seviyelerdeki stres hamileliği çok etkilemez. Ancak yaşanılan stres kaygıya, uyku problemlerine, halsizliğe, hayattan keyif alamamaya yol açıyorsa gebelik üzerinde kötü etkileri kaçınılmaz olur.

Peki bu stresi azaltmak için neler yapılabilir 

Dertler paylaşıldıkça azalır.

   Bir sorunumuzu, bir derdimiz eşimize dostumuza arkadaşımıza anlattıkça rahatlarız. Bazen farklı bir bakış açısı, farklı bir yönlendirme her şeyi kökünden halledebilir. Bu dönemlerde eşlerle olan ilişki çok önemli. Bu zamanlar bir ve bütün olabilmek her zorluğa beraber karşı koyabilmek için zamanında verilen sözlerin tutulması için ideal zamanlardır. 

DÜZENLİ UYKU

   Uyku hem vücudumuz hem de zihnimiz için yenilenme demek. İyi bir uyku vücudü zinde tutar. Uykusuz kalmak gerilimi ve kaygıyı tetikler. Uykusuz olduğumuzda olaylardan daha çabuk etkileniriz ve zorluklara karşı toleransımız daha az olur.

DENGELİ BESLENME

   Yeme içme alışkanlığında yapılan en büyük yanlışlar genellikle stresin en yoğun olduğu zamanlardır. Aşırı ve sağlıksız beslenme olabildiği gibi yetersiz beslenmede anne ve bebek sağlığını kötü etkileyebilir. Bu yüzden dengeli ve düzenli bir şekilde beslenmeye dikkat edilmelidir. 

UĞRAŞ TERAPİSİ

   Eskilerin “bişeylerle uğraş kafan dağılır” dedikleri şey tam olarak bu. Stresle mücadelede rahatlatıcı bulunan herhangi bir aktiviteden yararlanılabilir . Mesela  kitap okumak, müzik dinlemek, gezmek, varsa hobilere daha fazla zaman ayırmak faydalı olabilir. 

 Herkese stressiz, sağlıklı günler diliyorum

                                                                                                                                          

  Op. Dr. Yaşar Çeğil

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Facebook Yorumları