Fotoğraf | Anonim – Çorum Müzesine Ait Gözyaşı Şişeleri 

Hazırlayan; Nazan KUMLALI

Gözyaşı Şişesi ‘nde Saklı.. 

Gözyaşında ayrılık, hasret, yalnızlık gibi duyguların oluşturduğu yoğunluk vardır. Bedenen ve ruhen rahatlama ve sükûnet bulmak için ağlar insan.

Ağlamak, dudakların diyemediğini gözyaşlarına söyletmektir.

  “Gözyaşları, acının sessiz sözleridir” demiş Voltaire.

İnsanoğlu çaresizliğini, yalnızlığını, ayrılığını ve hüznünü gözyaşı ile ifade eder.

Eski çağlarda insanlar sevdiklerinin ardından döktükleri gözyaşlarını şişelerde biriktirip bu şişelerle birlikte gömerlermiş sevdiklerini.

Camdan veya topraktan yapılmış küçük kırılgan şişelerdir.

Kadınların eşleri arkasından gözyaşlarını bu şişelerde biriktirip tıpayla kapattıkları biliniyor. Bu tıpa gözyaşının buharlaşıp yok olmasını engelliyor. Buharlaşıp yok olduğu anda da yas bitiyor. Yas tutan aşığın sükûnete erme ritüelidir.

Bir kadının sevdiği için döktüğü gözyaşını biriktirmesi ne kadar naif ve değerli bir armağan. Sembolik de olsa küçücük bir kaba sığdırdığın hüznün, özlemin ve sevginle sonsuza kadar sevdiğine eşlik ediyorsun. Gözyaşının çokluğu aşkın büyüklüğünü de kanıtlıyor bir anlamda.

Gözyaşı şişesi hem aşkı hem de hüznü bir arada barındırıyor. Ruhen hissedilenin fiziksel olarak karşılığı diyebiliriz.

Facebook Yorumları