GÜLÜMSE, ÇEKİYORUM…

Figen DEMİRTAŞ

Tüm Yazıları

Gülümsemek sadece fotoğraf çekilirken yapılan bir mimik mi sizce?

Ya da ön bankoda olan güzel kız; sadece kurumun vitrini olduğu için mi gülümsemeli kapıdan içeri girene?

Yoksa sadece diş hekimi koltuğunda sadece dişlerimizi göstermek için mi gülümsemeliyiz?

Değil işte yukarıdaki tüm soruların cevabı. Değil yahu. Gülümsemek bedava, vergi de alınmıyor üstelik. Yüzün, dudakların da eskimez gülümseyince. 

Fotoğraf | Polina Tankilevitch

Gülümsemek kapıdan içeri girerken bir “merhaba”dır ışıl ışıl, pencerende yükselen güneşin ısıttığı gibi sıcacık yapar insanı.

Gülümsemek dileğini anlatırken, samimi olduğunu göstermektir.

Onaylamaktır bir arkadaşını dinlerken gülümsemek.

Otobüse binerken gülümseyerek basarsan kartını, tanıdık olur yüzün birdenbire.

Gülümsediğinde aydınlanır bebeğin yüzü.

Gülümsersen karşındaki de gülümser sana, karanlığı dağılır.

Gülümsediğinde güvende hissettirirsin, sen de öyle hissedersin aslında.

 Gülümsemek kandırır beynini, mutluluk hormonları dolaşmaya başlar damarlarında ve zaten iyi hissedersin. 

 

Fotoğraf | Pixabay

Gülümseyin Allah aşkına, sabah durakta beraber beklediğin komşuna, minübüste şoföre, ofise çıkarken merdivenleri paspaslayan görevliye. Bu böyle uzasın gitsin işte. Hele de gülümsemenin yanına “günaydın” yada “merhaba” eklerseniz tadından yenmez verdiğiniz mutluluk. O zaman belki çığ gibi büyür sevgi ve azalır kargaşalar hayatınızda. 

 

Gülümseyerek baktığım İlknur’un güzel oğlu; dil çıkararak gülücük attı bugün bana tatlı tatlı. Halbuki daha el kadar bebek, ne bilsin mutluluğu, hormonları falan. Onun hissettiği güvendi, sevgiydi.

Lütfen gülümseyin sabah uyandığınızdan itibaren. Önce aynaya baktığınızda kendinize, sonra doğadaki her şeye.

Bakın nasıl değişecek dünya. 

Facebook Yorumları