Sevgi Dili

Sevgi dili konusunda anlaşmazlığa düştüğünüz "kimse beni anlamıyor" dediğiniz olduğu mu hiç? ÖğreniYorum bölümümüzde en güzel lisan üzerine...

İlknur TV
İlknur TV Tüm Haberleri
Sevgi Dili
Sevgi Dili
Haber albümü için resme tıklayın

Sevgi dili

Duygusal ihtiyaçların en başında “sevildiğini bilme, değerli hissetme” ihtiyacı ilk sırada yer almaktadır.

“Nasıl ki yabancı bir memlekette ‘konuşup anlaşamadığımız‘ zaman panik yapıp zorlanıyorsak, aynı durum hayatın özü sevgi için de geçerlidir”

Dr. Gary Demonte Chapman

Aslında biz O’nu; Sevdiğiniz İnsana Yürekten Bağlılığınızı Nasıl İfade Edersiniz alt başlığıyla çıkan Beş Sevgi Dili kitabıyla tanıyoruz. Sonrasında çocuklar, gençler, yalnızlar ve iş yeri gibi ayrıntılı bir seri çıkarsa da aslen hepsinin özü bu beş farklı sevgi dili ile ilgili…

Aslında asıl sorun; sevginin ne olmadığını anlamak sanırım.

Herkesin kendini eşya gibi gördüğü bu zamanlarda, biraz daha özeleştiri yapmak gerekiyor. Bağımlılık değil bağlılık olduğunu, yürekten ve samimiyetle karşı tarafa özen göstermemiz gerektiğini bir hatırlasak, her şey çok özel ve sağlıklı olacak.

“Beni sevmeyi seçen, bunun için bende sevilmeye layık bir şeyler gören biri tarafından sevilmek istiyorum.” Böyle bir sevgi çaba ve disiplinsiz olmaz. (Kitaptan)

Sevginin amacı, istediğimizi elde etmek değil, sevdiğimiz kişiyi mutlu edecek bir şey yapmak olduğu zaman kıymetli.

Dr. Chapman’a göre hepimizin yaşam kaynağının özü; duygusal sağlığımızı canlı ve güçlü tutmak için sevgi depomuzun dolu olması gerekiyor. Ve bunun için bir kaç küçük dikkatli adım yeter de artar bile.

Gerçekten sevginin farklı dilleri var mı?

Bizim için önemli olan şey, karşı taraf için son derece basit ya da önemsiz bir davranış gibi gözükebilir. Ya da karşı taraf ısrarla aksini iddia etse de, sevilmediğimizi hissettiğimiz zamanlar olabilir mi? ? Olabilir…

Karşımızdakini ne kadar seversek sevelim, anlamadığı bir dilde kendimizi ifade etmemiz iki tarafın da işine yaramayacak.

Hani bir klişe bile var ya, “ilişki başlamadan önce her şey harikadır ama sonrasında birden aşk ölür!” Üstelik bunu sadece gönül ilişkileri olarak kısıtlamamak lazım. Çocuk ve ailesi, ergen gençlik ya da kişinin kendi kendini sevebilme özgürlüğü bile bu dillerle gelişebilir.

Bence en mantıklı olanı, tüm sevgi dillerine açık ve sahip olabilmek. Hele ki bu dilleri dengeli bir şekilde hayatımızda barındırabiliyorsak ne ala… (Bu arada sevgi dillerinizi öğrenebileceğiniz örnek testlere buradan ve buradan ulaşabilirsiniz)

İşte saygı, akıl ve mantıkla elde edilmiş beş sevgi dili

1- Onaylayıcı Kelimeler;

Yurdum insanı olarak konu iletişim olunca, kendimizi konuşmaya kapattığımız doğru. Sorunları hep yastık altı yapıp arkada dağ olarak büyütmek duygusal sağlığımızın en büyük düşmanı. Ama yine aynı yurdum insanı, konu başkası olunca konuşmaktan hiç vazgeçmeyen bir yapıya sahip. Sevgi dili onaylayıcı kelimeler olan kişiler ise, sevildiklerini bir teşekkür, iltifat ya da takdir edilmekle hissediyor. Başarılarına övgü, çabasına ve gayretine söylenebilecek bir kaç güzel iltifat bu kişilerin sevgi depolarının dolması için yeterli.

Cesaret verici, sevecen ya da alçakgönüllü sözlerden kim kendini iyi hissetmez ki?

Ananeme sormuştum; ‘dedem iltifat eder miydi sana?” diye. “Kıyamet kopsun saçının teli kopmasın” dermiş rahmetli.

Anonim

2 – Kaliteli Zaman; Nitelikli Birliktelik.

Hayatın karmaşık ve hızlı geçen zamanlarının içinde, sadece sevdiğiniz kişiyle ilginizi paylaştığımız zamana deniliyor. Öyle kanepeye çöküp televizyona dalmak değil… Kaliteli bir sohbet mesela; yan yana ama ayrı dünyalarda olmak değil. Ruhen ve bedenen bir arada kaliteli bir sohbet; yürüyüş, ya da birbirinizi özel hissettirecek ne varsa. Belki herkesten ve her şeyden uzak sakin bir yemek. Neden olmasın?

Güzelce dertleşilen bir dost sohbeti eşliğinde keyifli bir yemek harika fikir değil mi?

3 – Hizmet Davranışları, Eylemleri.

Kişinin kendisine ya da bulunduğu ortama hizmet etmek olarak özetlenebilir sanırım. Birinin yemeği hazırlarken diğerinin sofrayı kurması mesela. Ya da eşinin yağmurda ıslanmış kıyafetlerini kurutmak için çabalamak… Hani hareketler sözlerden daha yüksek sesle konuşur deyimi gibi… Mesela karşımızdaki kişi için küçük iyilikler yapmak. İhtiyaçlarına hizmet edecek davranışlarda bulunmak…

Bir kere olsun ne ‘seni seviyorum’ dedi, ne de çiçek getirdi. Varsa yoksa markete gitsin, çöpü atsın…

Belki salatayı bu sefer de O’nun sevdiği gibi yapmak, arabayı temizlemek… Beklemediği yorgun bir anda, tam sevdiği gibi bir kahve hazırlamak… Hastalandığında çorbayı, yorulduğunda dinlenmesini sağlayacak davranışlarda bulunmak…

Gönülden yapılan her türlü hizmetin, karşı tarafın kalbinde yeri olacaktır elbet. Hele ki kendisini zorlayan bir konumda yardım alıyorsa ne kadar özel ve önemli hisseder.

4 – Hediye Almak

Şimdi hepimizin aklına muzur düşünceler gelebilir. Hediye dediğin ya kabahatte ya da mecburi kutlamalarda alınır gibi yanlış espri konularından bahsetmiyor bizim Dr. Chapman.

Aslında hayatın en büyük hediyesi, doğru insanla bir ömür uzun bir yolculuğa çıkmak. İyi günde oluğu kadar zor ve kötü günde de bir arada olabilmeyi başarmak. Ama madem böyle bir sevgi dili var. O zaman baktığı zaman aranızdaki o sevgi bağını hatırlatacak “iki kişilik, kişisel bir sembol olması” sanırım işleri daha keyifli ve eğlenceli bir hale getirir.

İllaki para verilmesi de gerekmiyor. Hayal gücü ile ortaya çıkmış el yapımı bir aksesuar mesela. Dolaşırken toplanan kır çiçekleri ya da özel bir mektup, bir şiir… O’nun çok sevdiği yazarın kitabı; içine güzel bir not eklenmiş bir şekilde… Belki ihtiyacı olduğu halde, uzun zamandır almayı ihmal ettiği bir eşya, belki bir parça çikolata…

Maddi değerinin hiç önemli olmadığı, önemli olanın sadece sevdiği insanın yüzünü güldürecek minicik bir armağan olması.

5 – Son Olarak Fiziksel Temas, Dokunma

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım. Biz “enseye tokat” fiziksel temasla yaşamayı çok seven bir milletiz. Anlatırken dürten, sarılınca on beş kere sırta vuran, damadı bile gerdeğe gönderirken dokunmadan rahat edemeyen bir millet ?

Şüphesiz hepimiz için fiziksel temas son derece önemli. Sarılmak, dokunmak, yan yana oturmak ve el ele kol kola olmak…

Masajdan ya da sırt kaşıtmaktan bahsetmiyorum bile ?

E bu kadar samimi olan bir toplum olarak, sevdiğimiz kişiyle daha fazla dokunarak temasta olmak güzel olmaz mı?

Rahatlık ve güvenlik hissi veriyormuş dokunma eylemi.

Belki o bardağa uzanırken birbirine değen kaçamak eller ya da beklenmedik bir zamanda gelen kucaklama. Masa altı ? Ya da daha ötesi duvarların arkasında, kişilerin özelinde kalsın.

Velhasıl, vücudumuz bu kadar uyaran ile doluyken sevgi dolu bir temas; herkese iyi gelecektir.

Sözün Sonu

Maalesef zihin okuma henüz icat edilmedi. Dolayısıyla karşımızdaki insanların bizi bizim istediğimiz gibi anlamasını beklememiz çok büyük bir hayal kırıklığı olur.

Aynı şekilde karşımızdaki insanın varlığı bizler için önemliyse bunu bizim dilimizden çok, O’nun dilinde O’na ifade edebilmek ve bu ortak dili öğrenebilmek ilişkilerin en önemli sırrıdır.

Belki geçmişimizi değiştiremez ancak doğru sevgi dilleri ile geleceğimiz daha da güzel bir şekilde değişip gelişebilir.

Gönül ister ki, her sevgi dilinden içimizde dengeli bir şekilde dağıtım yapılabilmiş olsun, olamaz mı? Bence olabilir ?

Tüm dillerde sevgiyi yaşayabilmemiz dileğiyle…

Beş Sevgi Dili | Dr. Gary Chapman Eserleri | Çiftlik Kanunları

14 Eyl 2022 - 11:30 - OkuYorum

Mahreç  İlknur Tv


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.