Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek

Marteniçka! Nedir? Nasıl yapılır? Ya güzel hikayesi... Umut yüklü bir gelenek yazının konusu, kırmızı beyaz. Balkanlardan gelen bir esinti.

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ Tüm Haberleri
Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek
Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Marteniçka! Nedir? Nasıl yapılır? Ya güzel hikayesi… Umut yüklü bir gelenek yazının konusu, kırmızı beyaz. Balkanlardan gelen bir esinti.

 

5 dakika

Marteniçka! Nedir? Nasıl yapılır? Ya güzel hikayesi… Umut yüklü bir gelenek yazının konusu, kırmızı beyaz. Balkanlardan gelen bir esinti.

Mart ayı dert mi bereket ayı mı?” diye sormuştuk sonra ben benim için umut olduğunu söylemiştim. Çiçeklenen dalları, yağmur yüklü bulutları ile benim için en çok umut mart ayı galiba.

Anlaşılan sadece ben öyle hissetmemişim ki… Bulgaristan’dan Balkanlara ve oradan da buraya göç etmiş Türklere kadar bilinen Baba Marta yani Marta Nine de aynı fikirdeymiş. Yazının bundan sonrasını okurken bir taraftan da müzik dinleyelim o halde. Kendisi de bir Bulgaristan Göçmeni olan Tuna Kiremitçi ve arkadaşı Elis Dubaz tüm Balkan kızları için söylüyor: Balkan Kızı…

Marteniçka Hikayesi

Martenitsa doğrusu. Bulgarcada bir bayrammış aslında bu, kutlama için “Çestita Baba Marta!” diye seslenilirmiş. Hatta tüm Balkanlarda kutlanan bu gün 2017 yılında Bulgaristan, Romanya, Kuzey Makedonya ve Moldova’nın ortak adaylığıyla UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras listesine dahil eklenmiş.

Baba Marta yani Marta Nine ruh hali hızla değişen kızgın bir yaşlı kadın. Gelen baharın yani tarım mevsiminin bereketli geçmesi için Büyükanne Marta’yı neşelendirmek istemişler. Sokaklar kırmızı beyaz süslenir, yılın güzel bereketli geçmesi için insanlar birbirlerine ördükleri martenitsaları armağan edermiş. Pijo ve Penda isminde kırmızı beyaz kuklalar asılırmış dallara, evlerin kapılarına.

Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek
Pijo ve Penda Marnenitsa Bebekleri

Rivayetler rivayetler…

Bir rivayete göre Nuh Tufan’ında gemideki bir güvercin karanın göründüğünü haber vermiş, Ağzında beyaz bir ip taşıyormuş. Yolda uçarken yaralanmış. İpe kan damlamış ve kırmızı beyaz ip öylece çıkmış ortaya.

Başka bir söylenti daha var. Bulgarlar arasında çok eski zamanlarda bir kırlangıç habercilik yaparmış, bereketli bir toprak bulduğunda haber getirirmiş. Bir gün yolda gene bu beyaz mesaja kan damlamış ve olmuş gene kırmızı beyaz ve özel bir anlam yüklenip gelenekselleşmiş.

Marteniçka nasıl yapılır?

Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek

İki renk ip aslında hepi topu. Kırmızı ip sağlığı ve gücü, beyaz ip ise uzun bir ömrü simgeliyor. Bazen arasına simli ipler takılıyor bazense ucuna boncuk…

Youtube’a bakarsanız zaten onlarca tarif göreceksiniz ama basitçe birbirine dolanarak elde ediliyor bu neşeli bileklikler. Beyaz ip ve kırmızı ip birbiri içinden geçecek bu önemliymiş, öyle diyorlar.

Gelelim ritüele…

Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek

1 Mart’ta örülüp hediye edilen bilekliklerden birini bileğinize bağlıyorsunuz. Olmasını istediğiniz dileklerinizi geçiriyorsunuz aklınızdan gözlerinizi kapatıp. Sonraaa hiç çıkarmıyorsunuz bir daha. Taa ki gökyüzünde uçan bir leylek ya da kırlangıç görene kadar. Gördüğünüzde de çıkarıyorsunuz bileğinizden ve dileğinizi yeniden aklınızdan geçirip yeni çiçeklenmiş bir meyve ağacının dalına asıyorsunuz.

Böylece anlattım İlknur’a. Sordu “peki sonra kim alıyor oradan?” Cevabım yok. Sanırım rüzgar, yağmur yani doğa. Ve sonra bereket geliyor toprağa, suya. Dallara yürüyor bereket…

Başka bir söylentiye göreyse 1 Mart’ta bağlanıp 1 Nisan’da çıkarılır, saklanır. Kendiliğinden çözülür düşerse de dileğiniz olacak anlamı taşırmış. Bana anlatan üstteki şekilde anlattı ben de ona inandım ?

Ben nasıl tanıştım?

Marteniçka, Balkanlardan Gelen Umut Yüklü Bir Gelenek

Daha önce Radyo Günü’nde yazdığım yazıda anlattığım Nihat Sırdar dinleyicilerinin oluşturduğu gruplardan birinde tanıştığım Şadiye sayesinde öğrendim. Halbuki ben de bir Balkan kızıyım, anne dedem Bulgaristan göçmeni. Baktım bir poşet dolusu örmüş, Kafa Radyoya göndermiş dedim ki hemen “ben de isterim”. Sağ olsun canım Şadiye hem bana hem kızıma kendi elleriyle ördüğü marteniçkalarımızı vermiş. Taktık bileklerimize umut dolu dileklerimizle. Ve hemen akşamında gökyüzünde dans eden kırlangıçları gördüm ve bugün astım bir bahar dalına.

Hepimizin, tüm insanlığın iyi dilekleri kabul olsun….

Umudunuz hiç bitmesin…

11 Mar 2021 - 10:02 - El Sanatları

Mahreç  Figen Demirtaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.