Mola bitti

Mola bitti artık. Yaz bitti, tatiller bitti. Okullar açıldı, işler başladı. Kasabalar, köyler boşaldı ve şehre dönüldü.

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ Tüm Haberleri
Mola bitti
Mola bitti
+5
Haber albümü için resme tıklayın

Mola bitti artık. Yaz bitti, tatiller bitti. Okullar açıldı, işler başladı. Kasabalar, köyler boşaldı ve şehre dönüldü.

Mola bitti ve ben de geri döndüm. Benim tatilim biraz geç başladı ve bir parmak şıklatması hızında bitti gitti. En son giderayak “Ruh Yaşlanmaz!” demiştim size. Ve biraz daha büyüyerek geldim geri.

Koskoca bir yaz bitti, tatiller sona erdi. Geçtiğimiz günlerde okullar açıldı. Çocuklar okulların yolunu tuttu. Üniversite öğrencileri okuyacakları illere gittiler, kira sorununu çözebilenler evlerine yerleşti. Köyüne giden kışlığını yapıp geri döndü. Tatilciler yavaş yavaş yazlıkları kapattı.

Yani herkes şehrin gürültüsü içine karışmaya başladı. Ve Ekim; yağmurları ve sarısıyla geldi bile.

Işık hızında bir mola

Bazen hayat çok daha karmaşık ve hızlıdır. En çok mola ihtiyacımız o anlarda olur. Bir durup nefes almak isteriz. Ama bir türlü izin vermez hayat durup nefes almaya.

O kadar ihtiyacım vardı ki çekip gitmeye. Önce diğer arkadaşların izinlerinin bitmesini bekledim. Sonra hastalar, düğünler nedeniyle ara veremedim koşturmaya. Kızıma ev bulma telaşı başladı hemen sonrasında. Sevgili Günlük diye başladığım yazımda bahsetmiştim bu çabadan sizlere de. Ve bir Taşınma Telaşı başladı evi bulduktan sonra da.

Nihayet sonbahara henüz girmişken en sevdiğim tatil beldelerinden olan Datça‘da buluştum denizle. Ve ışık hızında tükettim güzelim tatili. Ağlayarak döndüm adeta.

Neler gördüm bu molada?

Bir kere tatil her zaman güzeldir. En kısa olanı bile… Datça da her zamanki gibi şahaneydi. Bence tatil için en uygun dönem Eylül ayında. Havalar biraz soğuduğu ve okul hazırlıkları başladığı için özellikle çocuklu aileler zaten dönmüş oluyor bu dönemde.

Bu yüzden Eski Datça’nın daracık sokaklarında kimseye çarpmadan yürüyebildim. Plajlar da bana kalmıştı. Sadece dönemin en rüzgarlı dönemine denk geldiğim için koy koy gezeceğim tekne turunu yapamadım ama Knidos’a giderken şahane koylar keşfettim. Belki yazın kalabalığında fark etmeyebilirdim o kıvrıla kıvrıla inen patikayı.

Zeytinyağlıların, deniz ürünlerinin en lezzetlilerini sıra beklemeden hızlıca masamda buldum. Bala, bademe, zeytinyağına doydum. Ama artık turistler azaldığı için yapılmayan tatlıları da tadamadım maalesef.

Sahil kenarında uzanan masaların üzerini kirletip, garsonların başına bela olan ağaçların adının Ilgın olduğunu öğrendim. Ayrıca koruma altına alındığını yakın zamanda öğrendiğim kum zambağıyla da tanıştım. Benim için verimli oldu bu mola yolda gördüğüm yangın manzaraları olmasa.

Mola bitti
Mola bitti
Mola bitti
Mola bitti
Mola bitti

Gene yangınlar vardı.

Marmaris’e doğru inen yolda Aksaz tarafında pek yangın çıkmadığını konuşarak girdiğimiz marketten yeni çıkmıştım ki tam da az önce bahsettiğim yerden dumanların yükseldiğini gördüm. Sonra o dünyanın en güzel sapağından Datça’ya doğru yol alırken gözüm arkada “belki basit bir yangındır, çiftçiler anız yakmıştır” diye umut ediyordum.

Mola bitti

Ama umut ettiğim gibi olmadı. Gene geçen yılki orman yangınları gibi büyüdükçe büyüdü. Kopkoyu bir duman bulut gibi kapladı gökyüzünü. Çok ilerlemiş olmama rağmen hala üzerimdeydi o grilik.

Büyümemesi, bir an önce söndürülmesi için dua ederken bir de gördüm ki Datça’nın tam ortası da temmuz ayındaki yangında kömüre dönmüştü. Haberlerde görmüştüm ve şimdi de ağlaya ağlaya geçtim o yollardan. Yangının izleri hala duruyordu. Yangını bölmek amacıyla devrilen ağaçlar yolun iki yanında cesetler gibi uzanmıştı. Alevler yerleşim yerlerine çok yaklaşmıştı, o evlerde olduğumu düşünüp korktum. Ama ya ağaçların arasındaki hayvanlar? Köklerin arasında toprağa tutunmaya çalışan çiçekler?

Ve insan olarak elimizin değdiği her şeyi nasıl kararttığımıza bir kez daha şahit olup, bir kez daha kahroldum.

Bir mola daha bitti, koşturmaca başladı.

Döndüm ve gördüm ki hayat kaldığı yerden devam ediyor. Rüya bitti ve gerçek başladı. Ne kaldı geriye derseniz…

  • Anı ölümsüzleştirdiğim fotoğraflar
  • Kulağıma küpe olsun diye beynime kazıdığım sahneler
  • Tatlar, kokular…

Yaz tatili şahane ve diğer molalara göre biraz daha uzun. O kadar uzun olmasa da yıl içinde de kendimize bir durup, nefes almak, kendimizi dinlemek için teneffüsler vermeliyiz. Ben söz verdim zaten kendime bunun için de isterim ki sizler de kendinize bu imkanı tanıyın.

#mola #molabitti #koşturmabaşladı #yazbitti #tatilbitti

10 Eki 2022 - 11:30 Muğla/ Datça- GeziYorum

Mahreç  Figen Demirtaş


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.