Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı

Tokmak; zil yerine kullanılan kapı tokmağı hakkında Birikiyorum. Zarafet, incelik, estetik ve mahremiyet dolu bir geleneğimizi AnıYorum.

İlknur TV
İlknur TV Tüm Haberleri
Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı
Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı
+1
Haber albümü için resme tıklayın

Kapı Tokmağı

Tahmini okuma süresi 7 dakika

Türk Mimarisinin en zarif geleneklerinden biri kapı tokmağı. Aslında uzun ama çok uzun yıllar önce, Safranbolu‘yu ilk ziyaretimde öğrenmiştim zarafetini. Zarafet, incelik, estetik ve mahremiyet dolu bir geleneğimizi AnıYorum bugün.

Tıpkı deprem direkleri gibi, has oda gibi, ebeveyn banyosu gibi inceliklerle dolu geleneksel bir sanat O.

Her şeyin akıllı olduğu günümüz dönemlerine inat, her türlü bilgi ve mahremiyeti içinde barındırıyor bu zil sistemi.

O zaman; tokmağın şeklinden, çıkardığı sese hatta tılsımlarına kadar uzanan kültür mirası yolculuğumuz başlasın artık.

Tokmaklardaki figürler sadece estetik kaygılar gözetilerek değil, figürlerin anlamları da düşünülerek seçilirmiş. Yetmezmiş gibi ev halkının sosyal ve kültürel durumunu hakkında da bilgi vermesi var. Bunların sonucunda zanaattan ziyade sanat olarak adlandırmamız çok daha doğru olsa gerek.

Sembollerin Dili…

Figürler, dönemine ve toplumun inanışlarına göre çeşitlilik göstermiş. Müslümanlığı kabul edene kadar, Şaman kültüründen örnekler, Urartulardan Gazne ve Selçuklulara kadar uzanıyor. Genelde hayvan figürleri kullanılmış ve hepsinin de birbirinden farklı anlamları var.

İnançları gereği, manevi değerlerine bağlı olmak demek, bir çeşit tılsımı civarlarında bulundurmakla da ilgiliydi. Biçimlendirilmiş hayvanın kuvvetinin; kendilerini de koruyacağına ve güç vereceğine inanılırdı. (Örnek yazı: Manyak)

Mesela Urartular kapı süsleme ve tokmaklarında yılan figürünü benimsemiş. Evi kötülüklerden koruyacağına inanılırmış. Akrep gibi figürler kötü ruhlarla savaşıp evin içine ulaşmaması için. Kartal gibi kuvvetli kuşlarda “herkesin koruyucu bir kuşu” olduğu inancından geliyormuş. Anadolu da sıklıkla rastlanan aslan figürü güç ve kudreti temsil etmiş.

Müslümanlıkla birlikte kapı tokmaklarının anlamları da değişmeye başlamış. Koruyucu olması inancından ziyade, ev halkının sosyal ve kültürel izlerini taşımaya başlamış.

Mesela gösterişli, süslü ve pirinç tokmaklar ev halkının zenginliğine işaret ederken; fakir hane halkının tokmağı ise daha basit demir ve halkalardan yapılıyormuş.

Ya motiflere işlenen beklentilere ne demeli?

Evet işlenen her bir motifin de bir anlamı varmış. Ailenin dini inancı ait izleri bile görmek mümkün oluyormuş bu motiflerde.

Öküz motifi birlik içinde yaşayan bir ailenin kapısında olduğunuz anlamına geliyor. Kuş motifleri ise gurbette bağları bulunan bir aileye işaret ediyor. Eğer tokmakta lamba varsa; evin ocağı sönmesin, her zaman daim olsun anlamlarıyla kapıyı çalıyorsunuz anlamına geliyor. Yani o kapıdan içeri girerken, karşılaşacağınız kültür belli.

Hanımeli ve Nar

Motiflerden en çok kullanılanı ise hanımeli ve nar. Özellikle Osmanlı döneminde el; daha doğrusu kadın eli şeklinde yapılmış tokmaklar. Ve genelde elin içinde nar ile tasvir edilmiş. Bunun çeşitli sebepleri var.

Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı

İyilik, bereket ve sonsuzluğun simgesi nar. Ve gelen misafirin ilk teması, bu bereket sembolünü tutan ele dokunarak başlıyor. Düşüncenin iyiliğine, zarafetine hayran kalmamak mümkün değil.

Bu kadar da değil. Üstelik bu ellerde dikkat edilmesi gereken incecik bir ayrıntı daha var. Yüzüğün hangi parmakta olduğu. Hangi parmakta olduğu ya da hiç olmaması ev sahibinin bekar, evli ya da dul oluşunu simgeliyor.

Özellikle Erzincan’ın Kemaliye ilçesi, Urfa, Mardin, Divriği, Cumalıkızık ve Tarih kokan Tokat Evlerinde bu gelenekler hala yaşatılmaya çalışıyor.

Hatta kimi yörelerde işin içine meslekler bile giriyor.

  • Mesela Tokatta ve kuyumcuysanız yukarıda bahsi geçen hanımelinin bileğinde “mezun olma nişanı” da sayılan tokat bileziği ekleniyor.
  • Evin geliri hayvancılıktan sağlanıyorsa koç başı, horoz gibi hayvan figürleri
  • Tarımla uğraşıyorsanız üzüm gibi meyveler ya da yaprak gibi doğa simgeleri
  • Dokumacılıktan sağlanıyorsa “eli belinde” kilim deseni,
  • Hatta hekimseniz sağlığın temsili yılan.

Dönemin sanatçı ustaları, ailenin vermek istediği mesaj ve ortaya çıkan estetik aileye ve eve giriş merasimi…

Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı

Eli belinde Kapı Tokmağı

Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı

Yılan şeklinde Kapı Tokmağı

Tık Tık, Kim O?

Acaba gelen kim? Tanıdık mı yabancı mı, yoksa erkek mi kadın mı? Belki de haber getiren bir ufaklık gelmiştir neden olmasın?

Hepsi ayrı ayrı ve incelikle düşünülmüş.

Karşımıza iki farklı örnekle çıksa da, temel mantık hep aynı. Gerek iki farklı tokmağın kullanılması, gerek de aynı tokmağın içinde iki farklı tokmak ucunun bulunması olarak karşımıza çıkıyor.

Genelde daha büyük ve daha kalın ses çıkaran tokmak erkekler için; daha küçük, daha narin, daha ince ses çıkaranlar ise kadınlar için düşünülmüş. Böylece kapıyı açacak kişi kiminle karışılacağını biliyor. Ve ev halkının misafir için toparlanmasına zaman kalıyor.

Bazı evlerde, “el ulağı” diye adlandırılan, minik haberciler için düşünülmüş, daha alçaklara asılmış tokmaklarda var. (Bu akşam size misafirlere gelmek istiyormuşuz demek için kapıyı çalmakta zorlanmasınlar değil mi. Üstelik kimsenin kendine çeki düzen vermesi için telaşa kapılmasına da gerek yok ? )

Kapı Tokmağı ve Sosyal İncelikleri

Kapılara ait olan tokmak ile ilgili sosyal bulgular da var.

  • Mesela zor durumda kalan birinin kapı halkasına tutunması, o kapıya sığınması anlamına geliyormuş.
  • Kapıya bağlanan kurdelelerle verilen mesajlarda varmış. Şöyle ki; halkalar sıkı sıkıya birbirine bağlıysa “evde değiliz”, gevşek olarak birbirine bağlıysa “kısa sürede eve döneceğiz” ya da sadece bir halka da kurdele asıldıysa “evdeyiz” anlamına geliyormuş.
  • Bektaşi geleneklerine göre ise; kapı üç kere çalınırmış. (Birincisi Allah, ikincisi Hz. Muhammed, üçüncüsü Hz. Ali’yi anmak olarak ifade edilirmiş.)
  • Ya da eve gelen konuk tanıdıksa halkayı, yabancıysa tokmak kısmını çalarmış. Bu da ev halkının ona göre hal almasına yardım edermiş.
Tokmak ve Zil; Kapı Tokmağı

İnançlara Göre Kapı Tokmağı ve Tokmak Örnekleri

Sözün Sonu

Kapı tokmağına sadece misafiri haber veren bir aracı gözüyle bakmamak daha doğrusu. Onlar aynı zamanda estetik görünümleri ilgili dönemin sosyal ve kültürel simgeleri. İçerdiği mesajlar, iyi dileklerle işlenmiş simgeler ve eve ilk teması sağlayan özel bir girişin ilk adımı.

Bitirmeden son bir genel kültür notu;

Tokmağı kapıya bağlayan parçaya “köçek”, tokmağın altındaki süslere ise “ayna” denir.

Muhafazakarlık ve aile mahremiyetini korumaya inanan bir toplum olarak, böylesi incelikli gelenekler biriktirmişiz kültürümüzde. Böylesi kültür miraslarından ise pek çoğumuzun haberi yok. Geçmişimize ve kültürümüze biraz da olsa sahip çıkabilmek adına, belki de daha fazla korumayı ve sahip çıkmayı öğrenmemiz gerekiyor.

Tarihimize güzel bir incelik bırakmak hoş olmaz mı? Kim bilir kapı tokmakları ile ilgili kültürel mirasımıza sahip çıkabilir ve belki de müzesini bile oluşturabiliriz. Neden olmasın?

19 Ağu 2022 - 14:00 - Geleneksel Sanatlar

Mahreç  İlknur Tv


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.