Elektrikli Araçlar Bizi Kurtaracak mı?

Elektrikli araçlar hakkında onlarca yıldır bilim insanları çalışıyor. Peki onlar dünyanın geleceği için bir kurtuluş mu gerçekten?

Olcay Kaan ÇAKIR
Olcay Kaan ÇAKIR Tüm Haberleri
Elektrikli Araçlar Bizi Kurtaracak mı?
Elektrikli Araçlar Bizi Kurtaracak mı?
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Elektrikli araçlar yerli aracımız TOGG’un seri üretime geçmesiyle oldukça gündemde. Yazarımız Olcay Kaan Çakır Zamanda Yolculuk ile başladığı yazılarına bugün onların dünyayı kurtarıp kurtaramayacağı sorusuna cevap arayacak.

Tahmini okuma süresi 6 dakika

Tarihsel süreci ile elektrikli araçlar

Elektrikli araçlar denilince benim aklıma önce Michael Faraday, sonra Nikola TESLA geliyor. Onlar günümüz teknolojisinin oluşmasını sağlayan eşsiz insanlar. Normalde bu yazımda nükleer bombaları, fisyon ve füzyonu ele alacaktım. Fakat ülkemizde madem TOGG üretimi başladı biraz elektrikli araçları inceleyim.

Elektrikli araç teknolojisi aslında yeni bir teknoloji değil. Uzun yıllardır elektrikli araçların kullanımları gündemde. İlk örneği 1835 yılında ortaya çıktı. Thomas Davenport tarafından Amerika’da icat edildi. Arabanın, iki elektromıknatıs, bir pivot ve bir pil kullanmak üzere tasarlanmış bir yapısı vardı.

Teknoloji ve çevre

Elektrikli araçlar benzinli motorlara göre çok daha verimli çalışır. Aynı zamanda çok daha sessiz ve az parçaya sahiptir. Hacim ve ağırlık avantajları vardır. Benzinli motorlara göre karbon emisyonu daha düşüktür. Ama sıfırdır diyemeyiz çünkü tükettiği elektrik enerjisini üretmek içinde karbon salınımı yapılıyor?

Biraz daha açarsak; elektrikli araçlar sandığımız kadar çevreci midir? Bu sorunun cevabı hem evet hem hayır. Çünkü elektrikli araçların kullandığı elektriği kömürden de üretebilirsiniz yenilenebilir enerjiden de. Yani çevreci olması tamamen size kalmış. İşin gerçeği yenilenebilir enerji kaynaklarını üretmek içinde karbon salınımına devam edersiniz. Yani yüzde yüz doğa dostu diye bir teknoloji yok. Fakat bu farklı bir yazının konusu!

Söyleyecek çok şey var haklarında.

O kadar çok konuşulacak şey var ki; insan nerden başlayacağını şaşırıyor. İçten yanmalı motorlar uzun süreden beri baskın şekilde üretilip çalışıyorlar. Aslında kötülenmesine rağmen içten yanmalı motorları icat edenlere teşekkür etmek gerekiyor. Ne de olsa günümüz uygarlığının kurulmasında büyük rol sahibiler. Fakat artık ömürlerinin dolmak üzere olduğu bir gerçek. Tabii bu durum gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde geçerli. Ben fakir ülkelerde en az bir yüzyıl kadar daha kalacaklarını düşünüyorum.

Elektrikli araçlar gürültüyü önleyecek.

Tabii ki kullanımları bir anda her şeyi çözmeyecek. Fakat kesin olarak çözeceğini düşündüğüm bir şey var; gürültü. Evet gürültü kirliliği kalabalık şehirlerde yaşayanlar için gerçekten de büyük problem kaynağı.

Problemleri neler?

Elektrikli araçlar her ne kadar gelecek vaat etse de çeşitli problemleri halen bulunmakta. Birinci ve en büyük problem şarj edilmeleri. Çok sayıda aracın önünüzde olduğu ve her birinin yarım saat beklediğini hesaba katarsınız bu gerçekten de büyük bir sorun olarak karşınıza çıkacaktır. Aynı zamanda dikey mimarinin geliştiği ülkemizde apartman dairelerinden elektrikli araçları şarj etmekte ayrı bir problemdir. İşin aslı park etmek bile büyük problem iken şarj etmenin nasıl külfetler getireceğini tahmin edebilirsiniz.

İkinci en büyük problem pil problemleri, çünkü pillerin bir ömrü bulunmakta. Kimsenin konuşmadığı fakat pillerin kullanım ömürlerinin sonunda ne olacağı konusunda havada kalan ifadeler var. Neticede bu piller elektrikli araçların en pahalı parçalarından birisi. (Atık pillerle ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.)

Üçüncü problem ise elektrikli araçların pillerinde kullanılan lityum elementi. Çünkü lityum elementi her yerde kullanılıyor. Cep telefonundan tutun en basit matkapta bile varlar. Bu element yer kabuğunda bol bulunan bir element değil. Çıkartılması çok zahmetli. Talebi çok fazla olan bir şeyi çok fazla kullanırsanız bu durum üretilen ürünün fiyatlarının artmasına neden olur. Yani bir anda çok sayıda elektrikli araç için lityum kullanmaya kalkarsak arz talep dengesini bozacağız. Ve fiyatlar yukarı yönlü tırmanacaktır. Bu nedenle yeni teknolojilere de ihtiyaç bulunmaktadır. (Bununla ilgili bende akademisyen bir mühendis olarak çalışıyorum ?)

Elektrikli araçların diğer problemi de şarj istasyonu ve alt yapının her yerde bulunmayışıdır. Dağın başında pil biterse ne yapacağınızı bir kez daha düşünmenizi öneririm. Yedek pil mi dediniz? Self discharge ve pilin ömrü konularını araştırmanızı öneririm. Gerçi hareketli şarj araçları da üretiliyor. Bu bir miktar rahatlama sağlasa da yaygın kullanım için henüz çok erken.

Gelelim çeşitli mitlere ?. Güneş panelleri ile elektrikli aracı şarj edebilir miyiz?

Bu soruya kısmen evet cevabını verebiliriz. Ama elektrikli aracın tamamını güneş paneliyle şarj etme işlemini şimdilik unutun. Çünkü verim seviyeleri henüz çok yetersiz.

Elektrikli aracı kablosuz şarj edebilir miyiz?

Bunun cevabı da evet. Fakat elektromanyetik alana uzun süre maruziyet hücre DNA’nızı etkileyebilir. Bu yüzden uzun süreli elektromanyetik alanla temas etmek istemezsiniz. Nükleer piller gibi ilginç teknolojilerde günümüzde araştırılmakta. Özellikle bu konuda Amerika’da bir şirket nükleer reaktör atıklarından elde edilen nükleer pillerin kullanımlarıyla ilgili araştırmalar yapıyor. Bu piller gelecekte kullanımları umut vaat etse de adı üstünde nükleer pil. Şahsen ben nükleer reaktörü arabamda taşımak istemezdim. Çünkü elementlerin radyoaktif ışınla radyoaktif özellik kazanması gibi riskleri bulunmakta. Yüksek enerjili ışınlar DNA sarmalınızı kırar. Bu durumda maalesef kanser hücreleri bizlere el sallar.

Son olarak kendi geliştirdiğim teknolojiden biraz bahsetmek istiyorum.

Geliştirdiğim teknoloji alüminyum hava pilleriyle ilgili ve 450 kilogramlık pil ile bir arabayı yaklaşık 10 bin kilometre götürebilecek kadar bir güç seviyesi bulunmakta. Tasarımımda bir kez kullanılıp çıkartılabilir yapıda olacak olan bu pil teknolojisi şarj sorununu çözmeyi amaçlıyor. Ayrıca biten pil kolayca geri dönüşüme gönderilip yenilenebilecek.

Bilimsel çalışmalarım ve ARGE süreci devam ediyor. Dünyadaki tüm ülkeler on yıl içerisinde bu alana yaklaşık 2 trilyon dolarlık yatırım yapacak. Bu bütçe yeni batarya teknolojileriyle ilgili ümit vaat ediyor.

Umarım bilim insanları olarak bizler insanlığın yararına en iyi pil teknolojilerini geliştiririz. Sonraki yazıda görüşmek üzere.

#elektrikliaraçlar #TOGG

19 Kas 2022 - 13:00 - Bilim Teknoloji

Mahreç  Olcay Kaan Çakir


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.