Tavla ‘Yorum

Tavlanın belediye sosyal etkinliklerindeki yeri... Usta gazeteci Aktan Uslu, ilk yorumunu tavla üzerinden yazıyor... "Merhaba"

Aktan USLU
Aktan USLU Tüm Haberleri
Tavla ‘Yorum
Tavla ‘Yorum
+8
Haber albümü için resme tıklayın

Tahmini okuma süresi 13 dakika

Tavlanın belediye sosyal etkinliklerindeki yeri

Aslında tüm “kabahat” Pers İmparatoru’nun veziri Büzur Mehir’e ait.

Şöylekine..

Yaşı geçkinler bilir” diyeceğim de vaka 1400-1500 yıl öncesine uzadığı için, öyle diyen yerlerim ağrıyor!

O zamanlar dönemin Hint İmparatoru satranç oyununu dönemin Pers imparatoruna yolluyor. Satrancın bir savaş oyunu olmasından sebep bu bir savaş resti olarak da yorumlanabilirdi belki ama Pers imparatoruna,

Kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır. İşte hayat budur

yazılı not da gönderiyor.

Pers İmparatoru galiba karizmayı çizdirmemek için veziri Büzur Mehir’den önce satranç oyununu çözmesini istiyor. Haftalarca çalışan vezir tüm taşların hareketini çözüyor. Yine imparatorun talebi üzerine 10 gün içinde tavlayı icat ediveriyor mu sana?

Pers İmparatoru, Hint İmparatoru’na hediye olarak tavlayı şu mesajla gönderiyor:

Evet, kim daha çok düşünüyor, kim daha iyi biliyor, kim daha ileriyi görüyorsa o kazanır. Ama biraz da şanstır. İşte hayat budur.”

Satranç ile tavla arasındaki kıyaslamada bu tezin patenti ise şahsıma aittir:

Dünyanın en çömez satranççısının dünyanın en usta satranççısını yenme ihtimali mümkünsüzdür.

Ancak dünyanın en çömez tavlacısının, dünyanın en usta tavlacısını yenme ihtimali, mümkündür.

**

Dünyanın en usta tavlacısı –henüz– değilim ama en çömezi olduğum da söylenemez.

Çok sayıda tavla turnuvasında boy gösterdim.

Gebze Kandıralılar Derneği geleneksel turnuvasında bir şampiyonluğum mevcut. Turnuvanın müdavimlerindenim.

Turgay Şahbenderoğlu tarafından vakti zamanında düzenlenen Kocaeli Gazetesi tavla turnuvalarından birinde Gebze’de ilk üçe girip Kocaeli ikinciliği edindiydim.

Hala sürmüyor galiba.. Kadıköy Belediyesi – KASDAV işbirliğindeki geleneksel turnuvaya iki üç kez katıldım.

Tekirdağ’a bağlı Çerkezköy’de; Çerkezköy’e Gönül Verenler Derneği’nin 2017 yılındaki ilk tavla turnuvasında boy gösterdim. İkincisine katılmadım. Üçüncüsü oldu mu bilmiyorum ama daha sonraki yıllarda Çerkezköy Belediyesi de turnuva düzenledi. Dernek, belediyenin turnuvasına ilham kaynağı olmuş olabilir.

Genç Kocaelililer Derneği’nin 2002’deki bir turnuvasında mücadele ettim.

Gebze merkezli Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube ve Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği’nin turnuvalarında yer aldım

Darıca’ya bağlı Bayramoğlu Mahallesi’nde Ada diye adlandırılan muhitte, muhit sakinlerinden Osman Tuğaç’ın bireysel olarak düzenlediği, yılda bazen birden fazla turnuvaya birkaç kez katıldım.

O turnuvanın şöyle sıradışı bir özelliği var. Eleme usulü gerçekleşen turnuvada, ilk başlarda bir mağlubiyet alan eleniyormuş. Ancak ilk turda elenenler, “Bir maç yapmaya mı geldik” deyince Osman Tuğaç formül değiştirmiş. Katılımcılar, ikinci kez yenilirse eleniyor.

Yani şöyle bir örnek vereyim:

Diyelim ki ilk turda yenildiniz. Sonra finale kadar yolunuz, yenilene kadar yine açık. İlk veya başka bir turda sizi eleyen ile turnuvanın ilerleyen turlarında belki de finalde yine rakibiniz olabiliyor. Rövanş fırsatı edinebiliyorsunuz.

Ben Ada’daki turnuvalarda hiçbir zaman öyle bir durum yaşamadım. Şimdiye kadar üç dört kez mücadele etmişimdir. Hepsinde ilk maçı da, ikinci maçı da kaybedip elendiydim.

Artık Ada’nın havasından mı, orası sahilde denizin suyundan mı hala kestiremedim.

Orada oynarken pul kırdırma, gele atma, rakibin açık pulunu ıskalamaya, hasat vakti fakirin tavuğu yumurtladığı konumda ürün hasadı gibi tavla oyununa ilişkin ne kadar negatif istatistiğim varsa, hepsi tavan yapıyor.

Bir de İzmit eşrafından Aydın Kaboğlu’nun kulakları çınlasın..

Kendisi bilimsel tavla turnuvalarının da müdavimi.

Afili bir tavlası da var..

Gerek Ada’daki turnuvaya, gerekse Covid’den ötürü iki yıldır askıya alınan Gebze Kandıralılar Derneği turnuvasına, üstelik halk otobüsleriyle indi bindiyle geliyor.

Bir de Aydın abiyi o tür kahve tipi, düz tavla oyunu kesmiyor aslında.

Galiba akademik turnuvalar öncesi hazırlık maçı mahiyetinde, ama mesafe göz etmeksizin katılıyor.

Takdir ediyorum.

**

Kimine göre sanat, kimine göre spor..

Tavlanın bizim kültürümüzdeki ve sosyal hayatımızdaki yeri farklı.

İyi de bir sosyal etkinlik olarak, belediyelerdeki ve belediye etkinliklerindeki yeri ne.

Var ile yok arası bir yerde.

Ve bunun öncelikli sebebi, tavla oyunundaki zar faktörü.

Gerek ilimiz gerekse ülkemizde muhafazakâr diye de tanımlayabileceğimiz belediye başkanları ve belediyeleri, tavla turnuvalarına asla yanaşmıyor. Negatif eleştiri olarak söylemiyorum ancak malum, belediyelerin yönetimleri siyasetle belirleniyor.

Muhafazakâr belediye başkanlarının seçmeni de ağırlıklı muhafazakâr olduğu için, zardan ve zarın aynı zamanda kumar ile özdeşleşen bir cihaz olmasından sebep, siyaseten öyle bir riske yönelmemelerini doğal karşılamak lazım.

İstanbul’da Kadıköy’ün yanı sıra Şişli’de de düzenleniyordu. Hiç katılmadım. Sürüp sürmediğini bilmiyorum. İki ilçenin belediye başkanları da malum, sosyal demokrat şahsiyetler.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi de bu dönemde tavla turnuvası sosyal etkinliklerine girişmiş. Sosyal medyada yazınca çıkıyor. Sebebi malum.

İlimizde de biri kocaman 13 belediyeden 12’sinde muhafazakâr belediye başkanları görevde.

Bir diğerinde, sosyal demokrat başkan..

Bu yorum İzmit Belediyesi idaresinin dikkatini çeker mi bilemem..

İzmit Belediyesi bilumum yetkilileri bu dönem sosyal etkinlik olarak tavla turnuvası düzenlemeyi hiç gündemine aldı mı bilemem ama bence düzenlemeli, bilemediniz konuyu masaya yatırmalıdır.

Satranç oyununu bilmememe karşın satranç turnuvalarını kesinlikle benimsiyor, destekliyor, düzenleyenleri tebrik ediyorum ama tavlanın da satrançtan türediğinden zemin veya bahaneyle, belediye sosyal etkinliklerinde yerini edinmesi gerektiğini savunuyorum.

**

Tavla Turnuvası Nasıl Düzenlenir

Demeden önce geyik yapalım biraz: 2016 yılının ortaları idi. Malum süreç. Benim çalıştığım gazete de kapatılmış. Gebze’de bu sefer trajikomik şekilde ama yine “sakıncalı piyade” konumunda, geçici işsiz idim ama bir gerekçeyle –uzun hikaye– Tekirdağ Çerkezköy’de 1990’larda temeli atılan dar bir çevrem vardı. O süreçte tanıdığım, o dönemin radyocusu, günümüzde gazete sahibi gazeteci olarak devam eden, altı aylık sürecin sonunda limoni ayrıştığımız Şaban Kardeş’ten Çerkezköy teklifi göç koşuluyla gelince ret ettim. Sonra benim koşullarımda anlaştık. İnternet ortamının da getirdiği avantajla günlük gazetede; haftada bir gidip gelmek şartıyla, sahadan ziyade masa başında, yazı işlerinde çalıştım ancak o süreçte de elbette hala zaman zaman görüştüğüm bir güzel insanlar çevresi edindim.

Mevzuya dönünce ise; Murat Akay başkanlığındaki Çerkezköy’e Gönül Verenler Derneği’nin düzenlediği turnuvanın naçizane öneri sahibi olmakla birlikte, yönetimin onayından sonra projesinde, çorbadaki tuz kıvamında katkım olmuştur.

Hani bu yorumdan ilhamla turnuva düzenlemeye niyetlenen STÖ yöneticisi olur da, “Nasıl düzenlenir?” diyecek olursa o dönem, basına servis edilen ön haberlerinden birinin linkini paylaşmış, köşeyi daha fazla boğmamış olayım.

Tavla Bahane Dostluk Şahane (Marmara Haber)
VESİLELERİYLE… MERHABA!

Özgeçmişte bulunmayacağım ancak bir vesile hikayesinden söz edecek olursak..

Bir dönem CHP’den milletvekili adayı da olan Diş Hekimi Müzeyyen Topçu Tan ile beni kim hangi ortamda tanıştırdı tam hatırlamıyorum ama, mesleğim vesile olmuştur diyeyim.

İzmit’teki Kitap Pastası’nın işleticisi, usta tavlacı Elif Tan Asalkan ve eşi Hayri Tolga Asalkan ile tanışmama vesile ise bir gerekçeyle Müzeyyen Topçu Tan olduydu. Bu arada Covid süreci ve farklı etkenlerden dolayı uzun süredir İzmit’ten ayağımı kestim ama Kitap Pastası’nın bende gerek insansal, gerek mekânsal yeri farklıdır. Bir de Elif Tan Asalkan ile tavlanın tadı, yeri de farklı.

Önerilerimi dikkate almasından sebep çalıştığım Gebze Yeni Haber’de haftada bir yorumları yayınlanan Dilek Alp ile tanışmama ise Hayri Tolga Asalkan ile vesile olmuştu.

Bugün ilk yorumumun yer aldığı bu sitenin kurucusu İlknur Boztaş Karabıyık ile herhangi bir karşılıklı oturup iki lafın belini kırmışlığımız henüz olmamış olsa dahi, Karabıyık ile tanışmama ise Dilek Alp vesile oldu.

Bu zincirin halkası daha nereye kadar gidecek ama iyi gittiği kanaatindeyim. Karabıyık vesilesiyle kimle tanışırım, bilemiyorum.

Gebze Yeni Haber Gazetesi’nde zaman zaman aksatmama karşın günlük veya rutin sıklıkta, siyaset ağırlıklı yorumlarım yayınlanıyor.

Karabıyık, aylar önce, sitenin formatına uygun türde yorum talebinde bulunmuştu. Bugüne kısmet oldu.

Yaşama dair konuları, “Geyik” sohbetinin kıvamında, kısmetse haftada bir, yazıya dökülmüş haliyle ele almaya çalışacağım.

Merhaba…

Tavla ve Turnuvalardan…

Anısına Saygıyla

Türkiye Komünist Partisi – TKP Gebze İlçe Örgütü’nün Kartal Aydos’ta 2017’de düzenlediği, şahsımı da ağırladığı pikniği esnasında dönemin Gebze İlçe Başkanı Mustafa Tozkoparan ile.. “İşçilerin abisi” namlı bir güzel dava insanı Tozkoparan bugün (07 Ağustos Pazar) ölümünün ikinci yıldönümünde en sevdiği yerde, TKP tarafından kurulan Gebze İşçi Evi’nde anılacak.

Şehirlerin Tanıtımında Tavlanın Önemi

Gebze Kandıralılar Derneği’nin 13’ncü Geleneksel Tavla Turnuvası’nın (2017) ödül töreninde şampiyonluk kupam ve belgem ile birlikte fotoğrafta gözükmeyen hindiyi alırken ben ile birlikte dönemin başkanı Sedat Durmuş (sağımda) ve günümüzdeki başkanı Kenan Sert) ve yöneticiler ile birlikte yüzünün dörtte üçü gözüken, finalde elediğim turnuva ikincisi Hasan Turhan. Pandemiden ötürü iki sene sekteye uğrayan, bu sene yine sürmesi beklenen turnuvanın katılım sınırı Gebze’yi yıllar önce aşmıştı. Hemşeri derneklerinin bir amacı da şehrini, göç ettiği yerde tanıtmak olduğuna göre, tavla da iyi ötesi şahane bir gerekçe. Abartmıyorum. Yılını hatırlamıyorum ama turnuva için Trabzon’dan Gebze’ye gelen birkaç kişilik bir ekip dahi olmuştu.

İlk Kupa İstanbul’a Gitti

Çerkezköy’e Gönül Verenler Derneği’nin 2017’de ilkini düzenlediği turnuvada turnuvayı duyup İstanbul’dan gelen, akademik tavla turnuvalarında da mücadele eden, İzmit’ten bizim Aydın abinin de arkadaşı Okan Koçak’a gittiydi. Dernek başkanı bir güzel insan Murat Akay (sağdaki), Koçak’ı kutlayıp kupasını ve hediye tavlasını verirken.
Korona’nın Yatacak Yeri Yok
Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği’nin geleneksel tavla turnuvasının 2018’deki tekrarında şampiyonluğu Ulaş Ekinci edinmiş, kupasını dönemin Gebze Temsilciliği Başkanı, günümüz MMO İl yönetim kurulu üyesi Sinan Yücel’den almıştı. İki yıldır Korona’ya takılan turnuvanın bu yıl kaldığı yerden sürmesi bekleniyor. Top; günümüz şube temsilciliği başkanı Barış İnce ve yönetiminde…

Şampiyonlar Ligi Finali Gibi

Bayramoğlu Ada’da Şampiyonlar Ligi gibi final. Bu arada Ada derken yanlış anlaşılmasın. Dört tarafı suyla çevrili kara parçası değil. Zaten Kocaeli’nin adası yok malum. Muhit olarak Ada diye geçiyor yıllardır. Geçen yıl ağustos ayında yenisi tekrarlanan, son turnuvanın finalinde önceki şampiyonlardan Mehmet Güner ve İskender Elbasan finale kaldı. İkinci unvanı Güner edindi. Turnuvanın düzenleyicisi Osman Tuğaç (ortadaki) gerek şampiyon gerekse ikinciyi kutladı ama turnuvanın ödülü olan tavla… Kime gittiğini de ben yazmayım artık.

Aydın Abi ile Hazırlık Maçında

İzmit eşrafından Aydın Kaboğlu ve beraberindeki afili tavlası Bayramoğlu Ada’daki turnuva öncesinde.. Kurada hiç eşleşmedik. Foto, kura çekimi öncesi hazırlık maçında. Ben 5-0 kazandım diye hatırlıyorum. Zaten, “… Ancak dünyanın en çömez tavlacısının, dünyanın en usta tavlacısını yenme ihtimali, mümkündür” diye biten şahsıma ait iki cümlelik teorimi, o hazırlık maçı sonrası türettim.
En Eşitlikçi Oyun
Aynı zamanda bir spor olarak da tanımlanabilir tavla dünyanın en eşitlikçi oyunu. Kadın, erkek, yaş, dil, din, ırk… hiç fark etmez. Dilini bilmediğiniz biriyle de oturup oynayabilirsiniz. Tavlanın sohbetlisi daha keyifli ama o konuda artık benim de yapacak bir şeyim yok. İzmit’in usta tavlacılarından, şahsımın İzmit’teki müdavi mekanlarından Kitap Pastası’nın sahibi Elif Tan Asalkan ile yine bir gün tavla oynarkene…

Siyasette Stres Atma İlacı

Tavlanın siyasette de ayrı bir yeri var, çok uzun hikâye. 2017 yılı.. CHP Gebze’de her zamanki gibi çok adaylı kongre süreci. Dönemin ilçe yöneticileri Yeşim Kabaca ve Olcay Öğüt, Gebze Cookies Kafe’de sürecin getirdiği stresi, tavla ile atarkene…

Abartmak Güzeldir

Bayramoğlu Ada sakinlerinden Osman Tuğaç’ın bireysel düzenlediği turnuvalardan birinin duyurusu. Ortadoğu, Balkanlar ve Türki Cumhuriyetleri’nin şampiyonu belli olacak. Turnuvanın finalinde elenen, Dünya Şampiyonlar Ligi’ne üçüncü ön eleme turundan itibaren katılıp ülkemizi temsil edecek hatta!

Hep Atar Giderle Olmaz

Eğitim iş kolunda örgütlü memur sendikalarından Eğitim-İş gerek ülkemiz, gerek ilimizde gerek meydanlarda, gerek yazılı açıklamaları ile atar gideri hayli yoğun bir emek merkezli sivil toplum örgütü. Ama hep sözel atar giderle olmaz. Arada görsel olarak da iki beş atmakta da fayda olduğu kanaatindeyim.

07 Ağu 2022 - 09:00 - ÖğreniYorum

Mahreç  Aktan Uslu


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.