ilknur.tv
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Figen DEMİRTAŞ

5 Aralık Kadın Hakları Günü. Haklı kadınların mücadelesini anlatmak istiyorum size. Bugünün dününde yaşananlar hiç kolay olmamış.

Haklı Kadınlar: Kadın Hakları Günü

Kadın Hakları Günü

5 Aralık Kadın Hakları Günü olarak kutlanır. Uzun bir geçmişten sonra kazanımlar kutlanır bugün ve gelecekte kazanılacak yeni haklar için mücadele adımları başlar. Neden 5 Aralık peki? Çünkü bizim kadınlarımızın Atatürk gibi bir lideri var. O lider 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkını verdi. Hakkımızı bize teslim eden bir lidere sahip olduğumuz için tüm dünya ülkeleri içinde ne kadar şanslı olduğumuzu bir kez daha görmüş oluyoruz. 5 Aralık 1934 tarihinde Avrupada’ki ülke kadınlarından çok önce bu hakka sahip olduğumuzu bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Düşünün ki; Fransa 1944, İtalya 1945, Yunanistan 1952, Belçika 1960 ve İsviçre 1971 yılında kadına seçme ve seçilme hakkı verecekti.

Bakan Luis Arce Catacora - Erkek Egemenliğini Ortadan Kaldırma Bakanlığı Kurdu
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Erkek Egemenliğini Ortadan Kaldırma Bakanlığı (Bolivya)

Kadın Haklarında Yeni Bir Haber

Bolivya’dan bu haber, Resmi twitter adresinden yaptı ülke başkanı Luis Arce Catacora. Kadınların egemenlik alanlarını artırmak için Erkek Egemenliğini Ortadan Kaldırma Bakanlığı kurdu ve başına da yerli halklardan olan bir kadın milletvekilini getirdi. Yani tüm dünya kadınının hak ettiği değeri alması yönünde kararlar alıyor. Kadın hakları günü tüm ülkeler için toplumun temel taşı olan kadının geride kalmaması açısından çok önemli.

Yazımın Adı; Haklı Kadınlar

Kim bu haklı kadınlar? Aslında ben de o haklı kadınlardanım, yaşam mücadelesinin içinde bir yerlerde hak arayışım devam ettiği için. Bir kız çocuğu yetiştiriyorum, O da bilecek haklarını. Kadın hakları günü benim için Türkiye tarihindeki hak arayan kadınları anlatmak istediğimden daha bir önem kazanıyor. Günün dününü bilmek, nereden nereye geldik ve en önemlisi bunu yaparken hangi kadınlar neler yaşadı öğrenmek, onları anmak istiyorum.

  • Aslında Osmanlı’dan çok önce kadın; miras hakkı, mülk edinme hakkı gibi haklarla, özellikle yönetim kademesinde kocasının yanında yer alarak karar verme yetkisine sahipti.
  • Osmanlı’da biraz daha eve kapanan kadın, aşama aşama eğitim ve çalışma hayatına girmeye, evlilik ve çocuklarla ilgili bazı haklar almaya başladı. Ancak öyle bebek adımlarıydı ki bunlar Cumhuriyet’e kadar kadının neredeyse adı yoktu. Kadını koruyan evlilik sözleşmesinden, üç çocuğu olan kadına maaş bağlanmasına bazı belgelerle arşivler Anadolu Ajansının internet sitesinde yer alıyordu.

Osmanlı’da Kadın Hakları (Arşiv Belgeri)

  • 1843’te kadınlar Tıbbiye ‘de ebelik eğitimi almaya başladılar, 1847’de kadına eşit miras hakkı tanınıyordu, 1856’da kadınların köle ya da cariye olarak alınıp satılması yasaklanıyordu. 1869 yılında kız çocuklarına da eğitim alma zorunluluğu getiriliyordu ancak eğitim alabilen sayısı çok azdı hala. Evlilik yaşı 17’ye çıkarıldı 1871 yılında, zorla evlendirmeler yasaklandı ancak kim uydu bu kurala bilemiyoruz. Kadınlar 1897 yılında ilk defa ücretli işçi olarak çalışma hayatına girdiler hatta 1913 yılında devlet memuru olabilen bile görüldü.
Fatma Aliye (Topuz) ve Emine Semiye (Önasya) kardeşler
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Fatma Aliye (Topuz) ve Emine Semiye (Önasya) kardeşler:

Tarihçi, hukukçu ve bir devlet adamı olan Ahmet Cevdet Paşanın kızları Osmanlı’daki ilk kadın hareketi içindeki kız kardeşlerdir onlar. Bugün Kadın Hakları Günü kutlanırken bu iki kız kardeşi anmadan geçmek olmazdı. Fatma Aliye’yi kağıt paralarımızdan birinin üzerinde görüyorsunuz da merak ettiniz mi kim diye? Fatma Aliye eğitimini abisinin öğretmenlerinden almış, kocasından okuma yazma bildiğini saklamış fakat sonrasında mükemmel Fransızca çeviriler yapmış, dernekler kurmuş ilk kadın romancıdır. 1908 yılında kurduğu cemiyet ilk kadın birliği hareketidir de aslında. Hilal-i Ahmet Cemiyeti’nin ilk kadın üyesi olmayı başarmıştır düşünsenize. Emine Semiye ablası gibi erken yaşta evlenmemiş, Batı’ya gidip eğitim gören ilk kadın olmuştur. Fransa ve İsviçre’de psikoloji ve sosyoloji eğitimi alan Emine Semiye Balkan savaşları sırasında askerler için yardım derneği kurup hemşirelik yapan bir feminist kadındır. Eğitimin önemini vurgulamış, öğretmenlik yapmış, kadınların erkeklerle eşit olduğunu tekrarlamış ablasına göre daha radikal olarak tanınmıştır. İki kız kardeş Osmanlı’nın çöküş döneminde, savaşların ortasında, kadının adı üzerinde bir çok adım atmıştı.

Halide Edip Adıvar
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Halide Edip (Adıvar):

(1882-1964) Tanımayan yoktur sanırım Onu. O bir yazar, öğretmen, siyasetçi. Aslında O Atatürk’ün yanında ülkenin kuruluşunda adım adım çalışmış bir kadın. Ve ülkenin kuruluşu kadar kadının hakları için de çalışmış bir öncüdür O. 1908 yılında Müdafaa-i Hukuku Nisvan Derneği kadın hakları ve kadının statüsü üzerine kurulan ilk gönüllü kuruluştu. O da kadınların eğitiminin çok önemli olduğunu durmadan tekrarlayarak 1909’da Teali-i Nisvan yani Kadını Yüceltme Derneği’ni kurmuş. Düşünsenize o yıllar ve Kadını Yüceltmek.

Nakiye Elgün
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Nakiye Elgün

(1882-?) Osmanlı’nın ilk kadın eğitimcilerinden biridir. Fatma Aliye ve Halide Edip ile birlikte kadın derneklerinde etkin bir eğitimci olarak rol almıştır. Uzun süren savaşların mağdurları şehit askerlerin eşleri ve çocuklarını korumak, onlara destek olmak için 1915 yılında bir birlik kurmuştu, sonrasında okullar açmak için Osmanlı topraklarının her yerine gitmiş neredeyse. Cumhuriyet döneminde ise 3 dönem milletvekilliği yapmış bir kadındı O.

Nezihe Muhiddin Tepedelengil
  • Facebook
  • Twitter
  • Pinterest
  • Gmail
  • LinkedIn

Nezihe Muhiddin (Tepedelengil)

(1889-1958)

İstanbullu varlıklı bir ailenin kızı olarak dünyaya gelmiş dönemine göre çok çok iyi bir eğitim almıştı. Nezihe Muhiddin diğer kadın önderlerden farklı olarak adında kadın geçen yani direkt kadının haklarına yönelik yapmıştı hep çalışmalarını. 1913 Türk Hanımları Esirgeme Derneği, 1924 yılında Türk Kadın Yolu Dergisini kurmuştu. Cumhuriyeti kuran örgütün adı hala Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti iken Nezihe Muhittin 1923 Haziran’ında Kadınlar Halk Fırkası adıyla bir siyasi örgüt kuruyordu. Tek amaç kadınların haklarını meclis kürsüsünden çok daha iyi bir şekilde dile getirebilmekti.

Tam da burada Milli Mücadele’nin Kadın Kahramanlarını anmadan geçmek istemiyorum. Saygıyla anıyoruz o güzel kadınları da. Kadın kahramanlarımızdan bahseden kitap önerilerimiz için; Milli Mücadelenin Kadın Kahramanları

Kadın Hakları Günü İçin Son Söz;

Kadın Hakları Günü bugün, her özel günde olduğu gibi bugün de söylemek istiyorum aynı şeyi. Keşke insanca yaşayabilsek, birbirimize ve doğaya saygılı bir biçimde de ne haklar için mücadele etsek, ne de bu mücadelenin gününü icat etsek. Ben de bir kadınım haklarım için mücadeleden asla vazgeçmeyeceğim ve kadının adının olması gereken yerde yazılması içinde elimden geldiğince çalışacağım.

Ve haklar konusundaki diğer yazılarımız;

Facebook Yorumları