Herkes Kendi Hayatının Kahramanı

TANITIM METNİNDEN

Aşkda, evlilikte, ilişkilerde valizimizde getirdiklerimiz..

“Gücünüz yeterse kendi ruhunuzla tanışın, ahbaplığın zevkine varın, kendinize samimi olmanın hafifliğini yaşayın, yetmiyorsa bu mecralardan uzak durun.”

 

Psikiyatrist Dr. Gülcan Özer, hayata dair biriktirdiklerini, dileklerini, arkanıza bakmadan kaçın dediklerini, hayatın, kararların ve kederlerin insana ait ve biricik olduğunu, doğru yaşamın bir kuralı olmadığını, insanın kendisiyle, geçmişiyle ve muhtemel geleceğiyle baş edebilmesinin ön koşulunun kendisini, geçmişini ve muhtemel geleceğini iyisiyle kötüsüyle doğru okumaktan geçtiğini anlatıyor.

Gülcan Özer, ikili ilişkilere dayandırdığı bu ilk kitabı Herkes Kendi Hayatının Kahramanı’nda, “Aşk nedir, iyi midir kötü müdür, biter mi, ilk aşk en şahanesi midir, aşkın gözü kör mü, illa âşık olunmalı mı?” sorularıyla başlıyor sözlerine.

Onun kelamıyla söyleyelim:
“İstediğinizi alın, istemediğinizi bırakın…”

Detaylar

^

KİTABIN ADI

Herkes Kendi Hayatının Kahramanı

^

YAZAR

Gülcan Özer

^

KİTABIN TÜRÜ

Eğitim, Psikoloji, Sağlık – Tıp

^

YAYINEVİ

Doğan Kitap

^

Çevirmen

Sayfa

 

  • Baskı tarihi: 2016/06
  • Format: Karton kapak
  • ISBN:9786050935356

… o nedenle en çok da gündelik hayatın ıvır zıvırı, kadın yahut erkek olmanın yansıması olan arızalar, empatiye, ancak ve mutlaka, sadece eşin empatisine ihtiyaç duyar…

“Boş ver mevzunun önemini, seni üzdüyse benim için önemlidir” der.

Evliliği doyurmaz, keyfini iyi etmezseniz o da sizin keyfinizi kaçırır.

İletişim tanımı, anlatırsanız onaylar ya da onaylamaz ama anlar.

Huzurun anlamı “ gönül rahatlığı hissetme.”

Kızlar babalarıyla ilişkide tanıdıkları ilk erkeği, bir erkeğin kadına davranışını ve kendisinin bir erkek tarafından ne kadar sevilebileceğini görürler. Bu sevilmeye layık olma durumunun ilk test sürüşü babanın sevgisiyle yapılır. Babaları tarafından, koşulsuz, dolu dolu sevilen ve hayranlıkla izlenen kız çocuklar, sevilmeye layık olduklarına ikna olurlar ve karşı cinsle pek az dertleri olur. Aidiyetsizlik, duygusal olarak güvende hissetmeme, yetecek kadar sevilmeme, beğenilmeme duygularıyla yetişen kız çocuklar ise erişkin kadınlar olduklarında ya babadan alamadıklarını kocadan tahsil ederler ve talepkarlığın zirvesindedirler, yahut bir lokmacık sevilmeye ömürlerini adarlar yahut kimseye eyvallahsız ve duygusuz yaşamaya yeminlidirler.

İnceleme notlarım

“insana iyi gelen aydınlık bir ömür… “ temennisi ile bitirilen bir kitap; insana hiç iyi gelmez mi

Keyifle, altını çize çize okudum..

Kendi ile geçinmeye gönlü olan herkese tavsiye ederim 🙂

2017/08

Facebook Yorumları