Salı, Ekim 4, 2022
Önceki İçerikSanat ve Zanaat
Sonraki İçerikSevgi Dili

Ho’oponopono

Ho’oponopono söyleniş şekliyle bile insana neşe aşılayan bir kelime. Bu aralar çok fazla gündemde. Hayatını daha güzel hale getirmek için arayışta olan bir çok insan keşfetmiş durumda bu öğretiyi.

Tahmini okuma süresi 6 dakika

Ben de bugünü bu konuya ayırmak istedim. Zira hepimiz bir arayış içindeyiz. Geçtiğimiz günlerde yazdığım Sevgili Günlük başlıklı yazımı da bu konuya giriş yapacağımın işareti olarak bu büyüleyici kelimeyle bitirmiştim. Yine ağzımızdan çıkan kelimelerin ne derece önemli olduğunu anlatan kitabı da tanıtmıştım size, Dört Anlaşma. Birazdan nasıl birleştiğini göreceksiniz.

Ho’oponopono Tekniği nedir, ne değildir?

Hawai’den doğan bir çalışma aslında. Ama Yeni Zelanda, Tahiti ve Güney Pasifik Adaları’nda da uygulanıyor. Yerli halk, aile ilişkilerini düzenlemek için kullanmış bu yöntemi.

Önceleri bölge yazarları bahsetti bu affetme ve özür dileme üzerine kurulu öğretiden. Sonra annesi kelimelerin gücüne inanan bir öğretiyi savunan rahip Lilia ve babası bölgeye özgü kadim bir masaj tekniği uygulayıcısı olan Kimokeo olan Morrnah Nalamaku Simeona dünyaya bu yöntemi tanıttı. Ona Hawaiʻi’de kahuna lapaʻau diyorlar. Bir nevi şifacı. ABD, Asya ve Avrupa’da hoʻoponopono ile ilgili bir çok seminer verdi. Anne babasından öğrendiklerini biraz daha geliştirdi. Yaşadıklarımızın sorumluluğunu alma fikrini savundu. Ondan sonra da bayrağı öğrencileri Ihalekala Hew Len ve Joe Vitale devraldı. Ve bütün dünyayı etkisi altına alan Zero Limit yani Sıfır Noktası kitabını yazdılar.

Ho’oponopono (2)

“Geçmiş düşünce, duygu, söz, edim ve eylemlerimizin toplamından ibaret olduğumuzu ve şimdiki hayatımızın ve seçimlerimizin geçmişten gelen bu anı bankasıyla renklendiğini veya gölgelendiğini kabul edebilirsek, o zaman bu düzeltme sürecinin hayatımızı, ailemizi ve toplumumuzu nasıl değiştirebileceğini anlamaya başlarız.”

Morrnah Nalamaku Simeona

Kısaca tarihini böyle özetleyebilirim. Aslında tarihi çok daha eski de bizim tanımamızın tarihi böyle gelişmiş diyelim. Ve devam edelim.

Gelelim Ho’oponopono kelimesine.

Bu teknik çok konuşulmaya başlanınca önce kelimenin söylenişi çok hoşuma gitti. Sonra anlamını merak ettim. Ve gördüm ki herkes kendine göre tanımlamış.

Hatalı olanı düzeltmek ya da doğru hale getirmek diyen de var, zihinsel temizlik diyen de. Yeniden doğru, düzgün, güzel olana dönmek diyenler de var. Temel olarak herkesin birleştiği tarif ise “işleri yoluna koymak” ve bunun için yapılan dua.

İşleri düzeltip, yoluna koymak, af dilemek, affetmek, onarmak, toparlamak, olması gereken hale sokmak…

Hawai’de yaşayan insanlar da dünyanın pek çok yerinde olduğu gibi ataların günahını çocukların çektiğine inanıyor. Ya da yaşanılan hastalıkların kökeninde de ataların yaptıkları olduğunu düşünüyorlar. Tam da burada Zeytin Ağacı filmini ve filme konu aile dizimi geliyor aklımıza.

İşte bu yüzden sorumlulukları kabul edip, af dilemek ve affetmek çok önemli. Kelime de zaten bağışlama ve barış üzerine.

Dört mantra

Dört duygu, dört mantra. Olumlama gibi de dua gibi de… Artık siz nasıl kabul ederseniz. Ama dördü de güzel cümleler ve söylemeye başladığınızda aslında günlük hayatınızda ne kadar az kullandığınızın da farkına varıyorsunuz. Zaten bu farkındalıkla başlıyor değişim de.

Ho’oponopono 1

Bu arada sanıyorum belirli bir sırası yok. Tanımı gibi bu sıralama konusunda da “illa ki böyle söylenmeli” gibi bir diretme yok. Sadece gün içinde sık sık tekrarlayın.

Üzgünüm.

Lütfen beni affet.

Teşekkür ederim.

Seni Seviyorum.

Gördünüz mü ne kadar kolay bu dört kelime? Şimdi de “gün içinde ne kadar kullanıyorsunuz, kimlere söylüyorsunuz/söylemiyorsunuz?” sorun bakalım kendinize. Çok çok az değil mi? Halbuki ne kadar da sihirliler.

Birbirine selam bile vermeyen, “günaydın”ı “merhaba”yı çok gören, gülümsemenin faziletini unutan biz insanlık için gerçekten de bu dört basit cümle nasıl da sihirli hale geliyor. O zaman bize yeniden bunları hatırlatanlara selam olsun diyelim.

Nasıl yapıyoruz?

Çalışmaya başlamadan önce zihnimizin gücünü kabul etmeliyiz. Aklımızdan gelip geçen düşünceler bir bakarsınız gerçek olmuş. O yüzden bu cümleleri zihnimizden geçirdiğimizde onların da gerçek olacağını unutmayın. Bu duygu cümleleri karmaşıklığı tamir etmek, işleri yoluna koymak için harekete geçecektir.

Ve diğer olumlama çalışmalarında olduğu gibi güçlü bir şekilde hayal etmek gerekiyor. Kiminle sorunumuz varsa ya da sorunumuz her ne ise onu ayrıntılı bir şekilde zihnimizde canlandırmalıyız. Sanki o kişi karşımızda ya da o sorun tam da gözümüzün önünde gibi olmalıdır.

Yanınızda o kişinin olmasına da gerek yok. Bir grup çalışması da gerekmiyor ho’oponopono için. Sadece bu cümleleri tekrarlayın. Bu kadar. Mümkünse yalnız olun. Önce hayal edin sonra başlayın tekrarlamaya. İnanarak her cümleyi tekrar tekrar söyleyin. Belli bir sayısı da yok. Kendiniz belirleyebilirsiniz. Ve gün içinde bir kaç kez yapın bu çalışmayı.

Sadece olaylar ve kişiler için değil bu çalışmayı kendinizi özne alarak da yapabilirsiniz. Bence yapmalısınız da. Zira değişim, dönüşüm önce kişinin kendisinden başlar.

Üzgünüm!

Belirli bir sıralama yok dedik ama sanki bu ilk cümle olmalı. Çünkü sorumluluk almak demek. Kabullenmek demek. Bu cümleyi söylerken aslında yolunda gitmeyen durumun sorumluluğunu üzerimize alıyoruz ve iyileşme yolculuğu böylece başlamış oluyor.

Lütfen beni affet!

Suçlu olup olmamanız önemli değil burada. Bu cümle etkiniz olan her şey için doğadan, dünyadan, hayattan özür dileme biçimi. Af diliyorsunuz ve ortadaki sorun temizlenmeye başlıyor, arınıyorsunuz. Ve böylece ilerlemeye devam edebiliyorsunuz. Af dilerken aynı zamanda affetmiş de oluyorsunuz.

Teşekkür ederim!

Minnettarlık duygusu. Şükran duygusu. Ne kadar da değerli bir cümle. Ve çoğunlukla söylemediğimiz. Çok güçlü bir duygudur minnettarlık. İyileşme sürecinin en önemli bir parçasıdır. Hayata, hayatın bize verdiklerine teşekkür etmeliyiz ki iyileşme perçinlensin.

Seni seviyorum!

İnsanı yaşatan en önemli iki duygudan biridir sevgi. Korkunun karşısındadır. Enerjisi en yüksek kelimelerdendir sevgi, aşk. Güven de böylece doğar. Önce kendinizi, sonra etrafı severek iyileşebilirsiniz ancak.

An’dan an’a ho’oponopono…

Haydi o zaman hep beraber bir kez daha tekrarlayalım. Olumsuz duygularımızdan arınalım. Hafızalarımız temizlensin. İlişkilerimiz güzelleşsin. Ve daha güzel bir dünyaya yol alalım.

#hooponopono #andanana #sıfırnoktası #üzgünüm #lütfenbeniaffet #teşekkürederim #seniseviyorum

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Etkinlik Bulunamadı

Ekim 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Ekmeğin Tanrıçası Demeter

Demeter Yunan mitolojisinde; insanlığı dünyanın zengin lütfuyla besleyen Olimpos'lu tarım, tahıl ve ekmek tanrıçasıdır.

Çocuklarda ayakkabı seçimi ve basış problemleri

Çocuklarda ayakkabı seçimi okulların açılmasıyla daha da önem kazandı. Okullar açılırken, sık görülen basış problemlerine bakıyoruz.

Ruh yaşlanmaz !

Ruh yaşlanmaz. Yaşlanmıyor. Takvim yaşı ilerlese de gönüllerimiz hep on sekiz kalamaz mı? Ruhu genç tutmanın formüllerine konuk oluyoruz...
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Ruh yaşlanmaz !

Ruh yaşlanmaz. Yaşlanmıyor. Takvim yaşı ilerlese de gönüllerimiz hep on sekiz kalamaz mı? Ruhu genç tutmanın formüllerine konuk oluyoruz...

Alışkanlık denilen…

Alışkanlık konusunu ele alıyor sevgili uzmanımız Gözde Ağseren Bayır. Hissettiğimiz zorunluluk duygusunun yaşama katkı hissine dönüşmesi...

Birlikte…

Birlikte bir yolculuğa "merhaba" diyor yeni yazarımız Gözde Ağseren Bayır. Kendi yolculuğu ile başladığı bu satırlara bizler de davetliyiz.

Aile Dizimi ve Kişisel Gelişim Eleştirileri

Aile dizimi ve kişisel gelişim son yıllarda en çok ilgi çeken konulardan. Bugün yazarımız konuyu ve konu hakkındaki eleştirileri anlatıyor.