Figen Demirtaş

Kedi günü bugün. Her ülkede farklı günlerde kutlansa da amaç aslında sokaktaki kediler. Sokaktaki ve evdeki dostlarımıza adanmış bir yazı bu. Biz hayvanları çok seviyoruz, biliyorsunuz. Benim köpeklerim, kedilerim oldu hem evimde hem sokakta. Şu an Mars var mesela. İlknur’un balkonuna her yıl gelip yuva yapıp yavrulayan kumruları var. Sevgili Şefimiz Kübra’nın evinin neşesi Mabel var.

Figen'in Kedisi Mars

Mars (Figen)

İlknur.tv Kedisi Kaymak

Rahmetli Kaymak (ilknur)

QChef Kedisi - Mabel

Mabel (QChef)

 

Türkiye ve Polonya’da 17 Şubat, Amerika Birleşik Devletleri’nde 29 Ekim’de, Rusya’da 2005 yılından beri 1 Mart ve Kanada’da 8 Ağustos’ta kutlanıyor. Aslında Uluslararası Kedi Günü adında da özel bir gün var. Uluslararası Kedi Günü Uluslararası Hayvan Refahı Fonu (IFAW) tarafından 2002 yılında başlandı kutlanmaya ve o günden itibaren 8 Ağustos tarihinde gerçekleştiriliyor kutlamalar.

Tarımsal ürünlerin korunması açısından kemirgenleri ve zararlıları avladığı için kediler çok eski çağlarda evcilleştirilmeye başlandı. Hatta Çin’de, Mısır’da kutsal kabul edildikleri dönemler olmuş. Evcilleştirildiklerine dair en eski buluntular ise Mısır’da milattan önce 1500’lü yıllara dayanıyor.

Peki sonra ne olmuş ta kedi sokaklara dökülmüş?

Evcilleştirilmeye başlayıp, üretimi artırmışlar ve sonunda insanlar kırsal alanları terk edip şehirlere taşınınca ve tarlalar kentsel alanlara dönüşünce kediler kapıların dışına atılmışlar. Ve sayıları insanlar tarafından bilinçli olarak artırılıp sokağa terk ettiklerinde o kadar çok sayıda dışarda kaldılar ki. Bizim ülkemizin kedileri biraz daha şanslı, mahallenin kedileri, kasabın kedisi, parkın kedisi gibi unvanlarla aramızda ormanın büyük kedileri gibi gezer oldular. Ama bazı ülkeler mesela Rusya gibi; sokakta gezen kedi görmek çok zor. Ya evlerde ya da barınak gibi toplama alanlarındalar.

Tabii dışarda olan tüm sokak dostlarımız gibi kediler de bazı yerlerde zor durumdalar. Kedilerin çok büyük oranının daha 1 yaşına gelmeden trafik kazalarında öldüğünü biliyor muydunuz? Ve sokaktaki yemek bulma mücadeleleri o kadar acımasız ki; aralarındaki savaşta bir sürü minik kedi kör oluyor.

Diyebilirsiniz “insanlar ölüyor, derdin bu mu?” ya da “n’apalım doğanın kanunu bu”. Değil maalesef değil. Birinci olarak doğayı, hayvanı sevmeyen insanı hiç sevemez. Bu kesin, net bilgi. İkincisi bu hayvanları bu kadar çoğaltıp, işimiz bitince sokaklara terk eden biz insanlar. Tabii bir de petshoplara gidip türlü bahanelerle kedi, köpek alıp hevesi geçince sokağa atanlar var. Ne yazık.

Kedi her derde deva

Evinizde ya da sokakta hayvan beslemek, onları sevmek her derde deva. Anneciğim her sabah uyandığında gökyüzündeki kuşlar için yemler, sular bırakmakla başlardı güne. Bazen güvercinler, gugucuklar bazen minik serçeler gelirdi. Kediler köpekler için de bahçeye önceki günün yemeklerinden mamalar hazırlar koyardı. Böyle bir annenin kızı olarak hayvanları severek büyüdüm ben de. Kızım da aynı. İçimizdeki insan sevgisinin de temelinde olan bir duygu hayvan sevgisi.

Sokaktaki bir kedinin bacaklarınıza mırıldanarak dolanması ve sizin gülerek onun başını okşaması sabah bütün enerjinizi yükseltecektir. O enerji ile işe başladığınızı düşünsenize. Dolayısıyla stresi azaltır ve kaygı bozukluklarında iyileştirici etki gösterir.

Minnesota Üniversitesi’nde bir araştırma yapılmış; kedi sahibi olmayanlar, evlerinde kedi besleyenlere oranla kalp ve damar hastalıklarına yakalanmaya ve bu sebeple hayatlarını kaybetmeye daha fazla meyilli. Kedi sahiplerinin ani bir kalp krizinden ölme ihtimalinin de daha az olduğu düşünülüyor ve geçirse bile yaşamda kalma olasılığı daha yüksek olduğu kabul ediliyor. Gene aynı üniversitede yapılan çalışmaya göre felç riskini de üçte bir oranda azaltıyormuş kedi beslemek.

Evde bir kedi ile yaşamak; yaşayan bilir tabii insanı harekete iter, güldürür ve dolayısıyla depresyonun azalmasına ve bağışıklık sisteminizin daha iyi çalışmasına yardımcı olur.

Bilinenin aksine etraflarında kedi ya da köpekle büyüyen çocuklar, alerjenlere karşı bağışıklık sistemlerini küçük yaşta geliştiriyorlar. Solunum hastalıklarına daha az yakalanıyorlar ve daha kolay atlatıyorlar.

Kedi sevmek sakinleştiricidir ve tansiyonunuz yükselmez. 🙂 New York Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre evcil hayvan sahiplerinin diğerlerine göre daha düşük tansiyona sahip olduğu görülmüş.

2006 yılında Kanada’da yapılan bir çalışmaya göre; kolesterol ve trigliserit seviyelerini azaltmadaki öneminin çok büyük olduğu tespit edilmiş.

Ve kedilerin mırıltısı da yaydığı frekanslarla kemikleri ve kasları da iyileştiriyormuş.

Kedi sevin

Kedi sevin. Evinizde besleyin. Katlanmak zor eve verdiği zarara ama gene de vazgeçemiyorsunuz. Ama katlanamayacaksanız evinize sokmayın n’olur. Sokaktaki kedilere faydanız dokunsun. Soğuk havalarda gerekli besini alamazlarsa dayanamıyorlar, özellikle yavrular. Evinizin önüne, bahçenize bir tas mama bir tas su koymak size hiçbir şey kaybettirmez ama onlar için çok önemli. Kaçmayın, size asla zarar vermezler siz onlar için kötülük düşünmediğiniz müddetçe.

Son olarak evinizdeki kedilerinizi öpün benim yerime, sokaktaki kedilere bir armağan verin bugün.

 

 

Facebook Yorumları