Cuma, Mayıs 27, 2022

Gündem Özel

Kendini Hatırla!

Kendini hatırla; Çünkü insan kendisini gözlemledikçe, içindeki benleri gördükçe kendisini daha güzel fark etmeye başlar. Unuttuğunu bilemezsin


2 minutes


Kendini hatırla diyerek devam ediyorum bu hafta Kendimi Biliyorum yazı dizime. Bu yazım serinin altıncı yazısı olacak ve sizlere bu yolculukta bir ışık sağlayacak diye umut ediyorum. Önceki yazılarıma buradan ulaşabilirsiniz.

Sen neymişsin be abi!

İnsan uykuda başka uyandığında başka bir bilinçte olur. Uyku durumuyla günlük bilinç dışında bir üçüncü bilinç durumu daha vardır, o da Kendini Hatırlama’dır. İnsan kendisini gözledikçe benlikleri gördükçe kendisini biraz daha nesnel fark etmeye başlar. 

Kendini hatırla. Çünkü kendini hatırlamak, kendinizi neden gözlemlediğinizi bilmek ve kendinizi gözlemlerken zihninizde çalışmanın varlığını hissetmektir. Artık, yaşamınızı Kendini Bilme çalışmasına dönüştürmeye başlarsınız. Bu durum yeni bir bilinç anlamına gelir. 

İnsan sabahleyin yalnızca yeni gelen bir güne gözlerini açmamalıdır. Kendisinin bir bilinç varlığı olduğunu bilerek günlük eylemlerine başlamalıdır. Önce her şeyi durdurmakla işe başlayın. Sonra hep aynı olanı yeni olanla değiştirin. Yeni şeyler öğrenin. Artık benliklerin kölesi olmayın. Durun ve seçenekleri görün. Zihninizde düşünenin kim olduğuna bakın. Uyku bilincinizi ve uykudan uyanınca gelen günlük bilincinizi aklınıza getirip şimdi bir Kendini Bilme bilincine geçtiğinizi varsayın.

Yaşamın seçeneklerini görmek için kendini hatırla.

Kendini hatırlama düşüncesi dışarısıyla içinizi birbirinden ayırır, kendinizi unuttuğunuz her anda dışarısıyla özdeşleşirsiniz. Bu özdeşleşme gözlemci benin geniş açısından uzaklaşmanıza benliklerin dar anlayışına düşmeye neden olur. Olumsuz duygularla yaşamayı, acılardan beslenmeyi bırakırız. Böylece yaşamın seçenekleri görünür olur. Bir acının ayrıntılarında boğulmak yerine yapmamız gereken bir karşılaşmayı tamamlamayı seçeriz. Birine hayır dememiz gerekiyorsa, gidip bir odada ağlamak yerine, o karşılaşmaya gider ve gereken yanıtı verebiliriz. Kendimizin bilincinde olma yeryüzünde özgürlüğümüzün başladığı noktadır. Acılarla öğrenmenin üstüne çıkar, yeni bir yaşama adım atarız.

Yaşamın getirdiği kaygı ve korkuları benliklerimiz karşılar, onlarla ilgili olumsuz düşünceler üretip zihnimizi ele geçirirler. Hatta bir gözlemci benimiz, sağlıklı parçamız yoksa susmayan zihnin altında eziliriz. Vizyon sahibi gözlemci ben yaşamın yüklerini hafifletir, o bakış açımızı, tepkimizi değiştirir. Gün içinde önümüze gelen bir terslik bizi kolayca öfkelendirirken artık bu durumun arkasındakini merak ederiz. Elimiz yanar, çünkü eşimize kızmışızdır. Biliriz ki öfkeli olmak normal bir durum değildir, benliklerin işidir; gözlemci ben öfkenin arkasını görür, tersliklerin taşıdığı iletiyi okur. Yaşamı bir uygulama, bir çalışma fırsatı olarak gördüğümüz zaman çözümleri, seçenekleri yönetiriz; yaşamın bir sonucu değil, yaşama ait bir kişi oluruz. 

Kendini hatırla daima!

Kendimizi hatırladıkça yaşamın nesnesi olmaktan çıkıp öznesi olmaya başlarız. Dışarıdaki nesne ve ona tepkim beni nesneye bağlar. Oysa bir de ben kendim, bilinçli durumum devrede olursa iş değişir. Mutfakta elim tost makinesine çarpar ve sonrasında bu olaya kızar, lanet okurum. Ama bir gözlemci ben az önce kime öfkelendiğimi anımsarsa, bir söz ya da bana göre yanlış bir eylemin nedeni için empati duymaya başlarım. Bir de bakarım ki olay öyle değilmiş, başka bir nedeni varmış. Böylece öfke sonrası yanlış bir söz söyleyip kalp kırmaktan kurtulurum. Yaşamın olayları beni yönetmemiş olur, tam tersine ben, nesneden gelen yanma durumuyla ona olan tepkime kendini gözlemleme ve hatırlama iradem sayesinde yaşamın öznesi olurum. Kısaca bilincimi yükseltirim.

Kendini hatırlama, Kendini Bilme çalışmasının eyleme geçmesidir.

Bu yüzden önce kendini hatırla! Her şeyden önce.

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Cüneyt Gültakın
Cüneyt Gültakın
Erdemsiz teknoloji ve konforun şımarttığı şu yeryüzünde her aradığını kendinde arayan, kimlikler kostümünü sahnede yeri geldiğinde giyinen bir kendini bilme yolcusu...

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1910 Feriha Tevfik (112)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Her Şey Layığına Dönüşür

Her şey layığına dönüşür... Başta insana hakaret gibi gelse de, aslında ne kadar ders alınası bir söz. Yakışan mı! O moda için geçerli değil miydi?

Potin Satarım

Potin satarım, güzel Cumhuriyet kadını Adile'nin öyküsü. Avukat Adile Hanım'ın. Takılı kaldığı geçmişindeki çocuk Adile'nin desek daha mı doğru? Sizleri çok eskilere, çocukluğunuza götürecek bu hikayede belki de eksik parça sizdedir. Kim bilir?

Çanak Çömlek Oyunu

Çanak Çömlek yapmayı hiç denediniz mi? Henüz denemediyseniz, tarihi çanaklara 3 boyutlu olarak, yorumunuzu katmak nasıl hissettirirdi?
Cüneyt Gültakın
Cüneyt Gültakın
Erdemsiz teknoloji ve konforun şımarttığı şu yeryüzünde her aradığını kendinde arayan, kimlikler kostümünü sahnede yeri geldiğinde giyinen bir kendini bilme yolcusu...

İlgili Yazılar

Nerdeyim? Akılda mı, Kalpte mi?

Nerdeyim diye soruyoruz bugün kendimize. Akıldaki yer mi, kalpteki yer mi bizim için doğru olan. Kendini bilme yolculuğumuz devam ediyor.

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.

Hedef Ne? Dünya Okulunda İnce Enerjileri Yönetmek

Kendini bilme yolculuğunda hedef nedir? Bugün bu yolculukta, dünya okulunda ince enerjileri doğru yönetme konusuna bir pencere açıyoruz.

Yerini Bilmek ve Zihinsel Mide

Yerini Bilmek Kendini Bilme yolculuğunda değerli bir basamak. Yazarımız yolculuğa zihinsel mide ile devam ediyor bu yazısında.