Perşembe, Haziran 30, 2022
Ana SayfaDeniYorumEdebi'YorumKlişe Cümleler Kadın Üzerine

Klişe Cümleler Kadın Üzerine

Klişe cümleler o kadar çok ki kadın üzerinden. Ama artık bu cümleleri çıkarmanın zamanı geldi dilimizden. Hatalı örnekleriyle yazma zamanı.


3 dakika


Klişe cümleler var sürekli ağzımızda. Kadınla ilgili, kadına dair. Ve o kadar çoklar ki; yargılayan, korkutan, ağlatan, hapis eden… Çığlık olup çıkmak üzereyken kalplerde hapisler bu cümleler yüzünden. 

Klişe Cümleler 

Bazen bir atasözü olup vuruyor yüze, bazen bir deyimle kanatıyor kalpleri. Artık bu cümleleri rafa kaldırma zamanı gelmedi mi? Belki çıktıkları o karanlık devirlerde bir kaynağa bağlıdır, bir nedeni vardır belki. Ama artık yok! 

Beş kız bir oğlanın yerini tutar mı? / Oğlansız evde duman tüter mi?

Madem öyleydi de neden yuvayı dişi kuş yapardı? Bırakın bu martavalları. Ne yuvayı dişi kuş yapmak zorunda ne de kızla oğlanın yarıştırılması normal. Oğlansız evlere bakın, kızların ailelerine düşkünlüklerine bakın bir. Elbette tütüyor bacalar. 

Kız doğuran tez kocar.

Al işte bir tane daha klişe cümleler içindeki atasözlerinden. Bu atalar sahiden bu kadar mı düşman kıza? Yoksa atasözlerini yazan eller bir zamanlar hep erkeklerdi de ondan mı bu düşmanlık? Kız doğuran ana elbette çabucak yaşlanıyordu. Erkek çocuk doğurana kadar hamile kalıyorlardı çünkü. Çünkü 11. çocuğunu doğururken kan kaybından canından olan kadına kocası “bir erkek çocuk veremedin bana, geber” diyebilecek kadar vahşileşiyordu. Biz doğumevinde harıl harıl kan ararken kadına “bırakın ölsün” diyordu vahşi. 

Başka Klişe Cümleler de var. 

Say say bitmez bu klişe cümleler. Bazen merak olur çıkar ağızlardan. Karşındaki ne düşünür, ne hisseder ne önemi var ki? Sanki mecburmuşsun ya da bu sıralama şartmış gibi. Ya dışındaysan bunların? Ne gelecek başına?

“30 yaşına geldin, evlen haydi!”

“Daha çocuk doğuracaksın!”

“E gezdin gezdin oğlanlarla, kim alacak seni?”

“Hadi buldun, düğün ne zaman?”

“E evlendin, kaç yıl geçti. Kısır mısın?”

Hele deyimler! Eksik etek, elinin kiri… En sevmediklerim. Kafası çalışmayan, elinden iş gelmeyen, baş belası, sofranın yükü demek eksik etek. Sen ne anlarsın demek. Ya elinin kiriysen bir adamın? İşin var. Aldatmak, kızlarla gönül eğlendirmek elinin kiriyse oğlunun, sen öyle yetiştiriyorsan bir erkek çocuğunu vay senin gibi annenin haline. Senin gördüğün muamelenin aynısını görecek bir anne kuzusu kız çocuğu. Çünkü ona da annesi senin kafandaki cümleyi söyledi; “kır dizini otur evinde.” 

Hele “kol kırılır yen içinde kalır.”

Elbette aynı çatı altında her olan anlatılmaz böyle ballandıra ballandıra. Ama aile içindeki felaketler anlatılmazsa büyür de büyür. Kadına yönelen şiddet dile gelmezse bitmez asla. Aile içinde yaşanan ensest ilişkiye karşı susulursa son bulmaz. Elbette saygısızlık olmasın aile içinde büyüklere ama susmasın, dile gelsin küçüğe, zayıfa, kadına yapılan haksızlık da. Yani kol kırılıp kalmasın yen içinde. Yeter bunca yıl kaldığı. 

Şiddete bakın hele!

“Kızını dövmeyen dizini döver” ne demek? Sen önce dizini döv. Sen önce al başını avuçlarının içine düşün. Ben bu kıza nasıl bir gelecek vereceğim? Bu kıza nasıl öğreteceğim ayakları üzerinde dimdik durmayı? Ben kızımı nasıl seveceğim? Ona sevgiyi nasıl öğreteceğim? Bunlara ver cevaplarını. Sen kızını döversen, bunu hak sayar bir yabancı kendine. 

Bitmez çocuk gelinler!

“Kız girdi on üçüne, ya erdedir ya yerde.” Bu mu atasözü? Çok özür diliyorum ama batsın böyle atasözü. Belki çooook uzun yıllar önce. Ama şimdi değil. Çocuk o. Ya erde ya yerde! Söz bitiyor tam burada. Koca bir yumru oturuyor boğazıma. Hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum bembeyaz gelinlik giydirilip kırmızı kurdele ile hediye paketi gibi süslenen o kınalı kuzular adına. 

“Kız beşikte, çeyiz sandıkta” nedir yahu! Bu ne acele kız çocuğunu gelin etmek için? Bu ne hız! Bunun gibi daha ne klişe cümleler. 

Dili değiştirmek gerek. Bu klişe cümleler son bulmalı artık.

Bu klişe cümleler son bulmalı ki kadına yönelik şiddet son bulsun. Bu sözde atasözleri, deyimler dilden dile dolaştıkça, küçücük kızlar oğlanlar bu zihniyetle eğitildikçe daha çok sürer bu ağıt. Toprakla ağıt yakarız toprağa verdiklerimiz için. Yeter demek için önce dilimizi değiştirmeliyiz. Bu öfke, bu nefret, bu ikinci sınıf yaratan cümleleri boş vermeliyiz artık. O kadar çok ki… Okudukça sinirlerim bozuluyor. Onedio‘ya bir bakın, çoğu zaten kendi evlerinizde belki anne babanızdan duyduğunuz, karşı komşunuzun ağzından çıkan zehirli cümleler. 

Bıkmadınız mı? Televizyonlarda gördüğünüz programlardaki yozluktan? Her sabah açtığınız gazete yapraklarında öldürülen bir kadın haberi görmekten yorulmadınız mı? Aile içindeki çarpık ilişkilere kurban vermekten yanmıyor mu içiniz? Yapmayın bunu artık o güzel fidanlara, kızlarımıza da oğullarımıza da. Güzel bir gelecek bırakalım onlara. Beraberce, mutlu, özgür. Kırmadan dökmeden birbirlerini tamamlayarak… 

“Seni seviyorum” diyelim, “yanındayım” diyelim…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1928 Orhan Boran (94)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"

Ciltleme, Cilt Sanatı

Cilt sanatı, ya da daha alışık olduğumuz tabiriyle ciltleme.... Zaanat kelimesinden daha öteye sanat kelimesine daha da çok yakışan miras.

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Fikriye

Fikriye eski Türk filmlerindeki hikayelerin kahramanlarından biri gibi. O, Mustafa Kemal'e aşık ve aşkıyla göçüp giden bir genç kadın.

Potin Satarım

Potin satarım, güzel Cumhuriyet kadını Adile'nin öyküsü. Avukat Adile Hanım'ın. Takılı kaldığı geçmişindeki çocuk Adile'nin desek daha mı doğru? Sizleri çok eskilere, çocukluğunuza götürecek bu hikayede belki de eksik parça sizdedir. Kim bilir?

Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

"Üzüm üzüme baka baka kararır ya da kararmaz" olurdu münazara derslerinde örneğin konu. Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

İnsan Olma Hakkımıza Dokunmayın…

İnsan olma hakkı diye söze başlıyor Nalan Ağdaş. Derin, acı ve gerçek kesitlerle sarsıyor bizleri. Geçmiş, şimdi ve gelecek önerileriyle...