Ebelik UNESCO Kültürel Miras Listesinde

Ebeler Haftası 21-28 Nisan tarihleri arasında kutlanıyor ülkemizde. Dünyada ise 1991 yılından itibar 5 Mayıs tarihlerinde kutlanıyor. Ben de bir ebeyim hepinizin artık bildiği üzere . Ve BİRİKİYORUM sayfalarında bir ebe arkadaşım daha var; Asiye Bozkurt. 

Bu yıl ki kutlamalar biraz daha anlamlı bence. Çünkü artık UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde mesleğimiz. 

Ebelik Mesleği üzerine...

"Ebe olmak bir mucizeye şahit olmaktır" diye tanımlamıştım önceki yazılarımdan birinde ve kendi serüvenimi anlatmıştım. 

Belki de insanlık tarihinin en eski mesleklerinden biri ebelik. İlk doğumla başlıyor belki de.

Bir kadından bir anneye, bir tohumdan bir bebeğe dönüşümün eşlikçisi.

Eski toplumların bilge kadınlarından bugünün modern çağının eğitimli destekçilerine bir yolculuk aslında ebelik mesleğinin tarihi de. Taa MÖ 4000'li yıllarda Sümerlerde kutsallık atfedilmiş, Bereket ve Dişilik Tanrıçaları olarak görülmüşlerdir. Yine Antik Mısır kaynaklarında Shifra ve Pua adındaki ebelere rastlanır. Biraz daha yakın tarihe geldiğimizde ülkemizde Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerine geldiğimizde 1869 yılında ilk ebelik okulu Ahırkapı'da açılmıştır. Fatma ve Nefise ebeler devlet tarafından atanan ilk Türk ebeler olmuşlar. Sonrasında ise okullar, üniversiteler, uzmanlaşan ebeler... Tabii ki çeşitli kurslar alıp bambaşka isimlerle hizmet verenleri üzgünüm ama bu sınıfa sokmayacağım. Çok eski zamanlarda yaşıyor olsaydık ebe annelerden sayabilirdik fakat artık bu konuda şahane eğitimler alabiliyoruz. 

Şimdi dönelim dünyadaki duruma ve haberimize. 

Ebelik UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde.

Tabii ki dünyanın her yerinde kadınlar eşit haklardan faydalanamıyor maalesef. Buna sağlık hakkı da dahil. Tüm dünyada anne ölüm oranları, bebek ölüm oranları genel olarak düşmeye başlasa da bazı bölgelerde aksine yükseliyor. Aile planlaması, bulaşıcı hastalıklarla mücadele gibi konularda çok yetersiz kalınan bölgeler var. Tüm bunlar düşünüldüğünde ebelik mesleğinin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. 

Ayrıca önceki satırlarımda da yazmış olduğum gibi bu meslek tarih kadar eski. Ve hem tarihte hem de farklı uygarlıklarda bambaşka uygulamalar var. Bu uygulamaların bazıları unutulmuş, terk edilmiş bazılarınınsa değeri yeniden anlaşılmış. İşte tüm bunların tüm dünya ebeleri arasında paylaşılması gerekliliği ortaya çıkmış zaman içerisinde. 

Ve sonuç olarak UNESCO Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunmasına İlişkin Hükümetlerarası Komite'nin18. oturumunda bu konuda yerini aldı. UNESCO 5-8 Aralık 2023 tarihleri ​​arasında Botsvana Cumhuriyeti'nde yapılan bu oturumda Ebelik Mesleğini Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'ne aldı. 

Ebelik; bilgi, beceri ve uygulamalar

"Ebelik; bilgi, beceri ve uygulamalar" başlığıyla yerini aldı bu listede. Bu program çerçevesinde Almanya, Kıbrıs, Kolombiya, Kırgızistan, Lüksemburg, Nijerya, Slovenya ve Togo'daki ebelerin oradaki uygulamalardan derlediği çok güzel bir video hazırlamışlar. Bir ebe olarak beni de çok etkiledi. Bu yüzden de sizlerle de paylaşmak istedim. 

Midwifery: knowledge, skills and practices

Farklı farklı dillerde, bambaşka renklerle ebeliği görmek, bu yolculuğa şahit olmak uzun süredir uzak olmama rağmen mesleğimle bir kez daha gurur duymamı sağladı. 

Ve sevgili kızım Yeşim Çağlar da bizler için Türkçe altyazı ile videoyu yeniden hazırladı. Videoyu izlerken, çeviriyi yaparken nasıl ilgisini çektiğini, saygısının nasıl arttığını görmek de beni çok mutlu etti. Altyazı ve bu yazı için hazırladığı görsel tasarım için çok teşekkür ediyorum ona. 

Bence...

Böyle günler, haftalar benim için bir kutlama zamanı değildir, sanırım bunu yazılarımı okuyan herkes biliyor artık. Bu yazıları günleri, haftaları göze sokup yalandan yere hediyeler alınarak tüketilmesi için yazmıyorum. Sorunlar dile getirilmeli böyle günlerde, öneriler sunulmalı. 

Ben 90'lı yılların başında yetişmiş ve köylerde çalışmış bir ebe olarak bir kaç cümle kurabilirim sanırım. 

Örneğin; yukarıda da bahsettim biraz ama farklı adlarla bir kaç aylık eğitimle benim çocukluğumu gençliğimi verdiğim mesleğimi yapamazlar. Yapmamalılar! Ebelerin destekçisi olabilirler ancak, beraber çalışabilirler. Tanıdığım çok güzel pilates eğitmenleri var mesela, hamilelik döneminde ebelerle çalışan. 

Ya da meslek olarak ailenin en içinde olan Ebelerin bazı eğitimleri almaları engellenmemeli. Aile Danışmanlığı gibi. Konuyu araştırırsanız görecek ve şaşıracaksınız; çok alakasız meslek gruplarına bile verilen bu sertifika esas işi aile olan ebelere neden verilmez mesela?

Yukarıdaki videoda da, aile büyüklerinizin anlattıkların bildiğiniz gibi de mesleğimiz modern eğitimin yanında usta çırak ilişkisi ile öğrenilebilen bir meslektir. Daha doğrusu öğrenilir de bu ilişki olmazsa doğru uygulanmaz. Zira ebelik bilgi kadar hislerle de yapılan bir sanattır. Bu yüzden lise döneminde başlamalı eğitim ve yıllar içerisinde daha çok uygulama fırsatı ile büyümelidir ebe adayları. 

Ve tabii ki daha çok ebe sahalarda olmalı. Sahalarda derken gerçekten tam anlamıyla sahalarda. Koruyucu sağlık sokaklardan, evlerden başlar. Koruyucu sağlık ev ev gezerek yapılır. Her kadını tanımalıdır ebeler. Eski zamanların ebe anaları gibi her mahallenin, her semtin kendi ebeleri olmalıdır. İlk adet kanamasından menopoza kadar kadın sağlığında yanında bir yoldaş bulan kadınlar toplumun genel sağlığını da çok yukarılara taşıyabileceklerdir ancak.

Tüm ebelerin kendilerini yenileyecekleri, güncelleyecekleri bir ortam sağlanmalı ki her kadın eşit sağlık hizmeti alabilsin. 

Son olarak...

Bu hafta ve tüm zamanlarda Ebelik mesleği adına dileğim şöyle;

Almanca Hebamme yani çocuğu ışığa taşıyan kadın, Eski Türklerde Umay Ana denilen topluluğun en saygıdeğer kadın olan ebeler hak ettiği değeri görsün. Meslek olarak hak ettikleri yere gelsinler ki dünyadaki tüm kadınlar ve çocuklar dolayısıyla tüm insanlar daha sağlıklı olabilsinler. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Figen DEMİRTAŞ - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Birikiyorum Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Birikiyorum hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Birikiyorum editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Birikiyorum değil haberi geçen ajanstır.