Cumartesi, Haziran 25, 2022
Ana SayfaÖnemsiYorumAdab-ı MuaşeretNazik İnsan, Belki Güçlü İnsan...

Nazik İnsan, Belki Güçlü İnsan…

Nezaket üzerine, zarif bir dokunuş okuyacağınız bu yazı. Nazik insan; belki güçlü insan! Dilek Alp bu yazısında Nezaketi konu aldı. Keyifle..


7 dakika


“Ah, on beş yirmi sene önce… Hayat ne tatlıydı! Yaşamanın, eğlenmenin hoş bir zevki, güzel bir şekli vardı. Kadınlar başka, erkekler başka, ruhlarımız başkaydı, en büyük günahlar bile “din, iman, terbiye, namus, nezaket” perdesi altında hiç sezdirilmeden yapılır, masumluğun kutsal büyüsü asla kaybedilmezdi.”

Yüksek Ökçeler, Ömer Seyfettin

PTT

Yaşadığım kentte o yıllar mahallemizde sadece PTT ankesörlü telefon vardı ve saatlerce bekleyerek yakınlarımızla görüşebiliyorduk özel günlerimizde. Bekleme süresi sanki bir hayat gibi gelirdi, saatlerce etrafı seyreder, dedikoduları dinler, ayaküstü yaşanan aşkları izler, kitap okur, karnımız acıkır ve her seferinde tuvaletimiz gelirdi. Nedense kulübenin içi hep pis bırakılırdı, buna içerlerdim. Sanırım belli bir zamandan sonra sahiplenme duygum devreye girmişti, her zaman olduğu gibi. O kadar ki, belli bir zaman sonra temizlemeye başladım kulübenin içini, hatta konuşmadan artan jetonları oraya bırakır “lütfen uzun zamandır konuşmadığınız birine telefon edin” benzeri notlar bırakmaya başlamıştım. Hatta tezgâhın üzerine biraz kek ve poğaça koyduğum gün PTT memuru müdahale ihtiyacı hissetti. Bundan sonraki aşama sandalye ve kilim olurdu herhalde… Aslında ileri yaşlarda bu hareketin çevrene gösterdiğin nezaket olduğunu kavradım.

Nezaketin hayatları değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyorum.

Morali bozuk arkadaşlarıma nedensiz gülümseten notlar yazıp kendi hazırladığım hediyelerle birlikte onları mutlu etmeye çalışmalarım ileri yıllarda personelime ve öğrencilerime de benzer sürpriz alışkanlığımı ortaya çıkardı. Notları okurken onları seyretmek her şeye değiyordu sanırım. İnsanları mutlu etmek ve o anı hatırlanır kılmak o kadar da zor değil bana göre. Günün rutinine kapılmadan, dengeleri de altüst etmeden küçük mutluluklardan bahsediyorum.

Bu nazik adımlar kişilerde ve ortamda “dönüştürücü” etki yaratır, bu durumda garanti olan bir şey vardır daima “verdiğinizden daha fazlasını geri alırsınız”, nazik davranışlar koşulsuz yatırım gibidir, kasvetli günleri rahatlatan ve endişeleri yatıştırmaya yardımcı olan sihirli bir çubuk gibi…

Kanıtlar, ruh halinin iyileşmesinin nazik olmanın yaygın bir yan etkisi olduğunu gösteriyor bilim dünyasında. Çeşitli çalışmalar, özgeciliği, beynimizin ‘ödül‘ kısmında endorfin salgılamakla ilişkilendiriyor.

Farkındalık gibi nezaket de son yıllarda popüler bir eğilim haline geldi. Bu konuda dolaylı yollardan sayısız projeler üretiliyor. Doğaya, çevreye, insana, kitaba duyulan hassasiyet öne çıkarılıyor bu programlarda. Aslında temel olarak hepsinde ‘İnsanların iyi olduğuna dair basit önermeye dayanıyor’. Ve birlikte zarafet sınırında çalışan birçok insan harika şeyler başarabiliyor. “Nezaketin hayatları değiştirme gücüne sahip olduğuna inanıyorum.

Günümüzde nezaket ciddi tehdit altında, insanlar arasında çok fazla kopukluk var. Kişiler birbirleriyle konuşurken veya akşam yemeğinde dahi telefonlarına bakarak çok zaman harcıyorlar – bence bu, yapabileceğiniz en acımasız şeylerden biri nezaket adına… Bence nezaket, küçük nezaket eylemlerinden ziyade tüm hayatımız boyunca akan bir iplik olarak görmek önemli” sürekliliği ve tarzı olmalı.

Nezaket empati, kabul ve hoşgörü göstermekle ilgilidir. Tüm başarılı ilişkiler nihayetinde nezaketle destekleniyor. Dahası, nazik davranmanın en önemli zamanı, bir partnerle tartışmak gibi çatışma dönemleridir. Bu aynı zamanda nazik olmanın en zor zamanıdır. Krizi yöneten kazanır.

Nezaket hayatımızı nasıl etkiler?

1. İyilik, iyileşme sürecini hızlandırabilir.
2. İyilik hastalığı önlemeye yardımcı olabilir.
3. Özgecilik beynimizdeki ödül alanını uyarır.
4. Nazik çiftlerin uzun ömürlü ilişki olasılığı daha yüksektir.
5. İyilik, kamu politikasında görmezden gelinen kör bir noktadır…

Aslında çok basit bir kural vardır bu konuda: “İyilik göstermezseniz, insanların etkinizi kabul etmesini sağlayamazsınız. Birbirimizi parçalara ayırıp boğazlarken, kimse fikrini nazikçe değiştirmez.” Birbirimize nasıl davrandığımız, içinde yaşadığımız toplumun türünü belirler, bu da yaşadığımız ülkeyi belirler ve yaşadığımız dünyayı belirler. “Nezaketin” sahip olduğumuz en güçlü araçlardan biri olduğuna inanıyorum.

Nazik insanları sevin, nazik fikirleri koruyun, nazik davranmanın doyumunu yaşayın. İnanın nezaket belki de tüm kötülüklere karşı tek sigortamızdır


Önerilen Yazı -> Hem Nezaket Hem Zarafet

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Dilek ALP
Dilek ALPhttps://dilekpercin.blogspot.com/
”BAŞLAMAK” kelimesi altında aklınıza gelecek ne varsa hepsinin vücut bulmuş hali... Ekmekçi bir mimar ve anne...

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1903 George Orwell (119)
Vefat
- 2005 Kazım Koyuncu (17)
- 2009 Michael Jackson (13)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

İndirim!

Bu Hafta Popüler

Perinin Ölümü ve Konuğumuz Tuna Kiremitçi

Perinin Ölümü ile Tuna Kiremitçi konuğumuz. Hem yeni polisiye romanı hem de tüm çalışmalarıyla ilgili keyifli bir söyleşi bekliyor sizleri.

Yalan ve Yalancılar

Yalan; yalancı. Gerçeğin farkında olduğu halde, gerçeği çarptırma işi. Herkesin her hangi bir sebeple başvurduğu, dünyayı donattığı yalan

Yaz Tatili ve Sezon Finali

Okullar için yaz tatili başladı. Bununla beraber çocuklarla birlikte her şey sezon finaline girdi. Yok sadece diziler filan da değil, her şey
Dilek ALP
Dilek ALPhttps://dilekpercin.blogspot.com/
”BAŞLAMAK” kelimesi altında aklınıza gelecek ne varsa hepsinin vücut bulmuş hali... Ekmekçi bir mimar ve anne...

İlgili Yazılar

Yalan ve Yalancılar

Yalan; yalancı. Gerçeğin farkında olduğu halde, gerçeği çarptırma işi. Herkesin her hangi bir sebeple başvurduğu, dünyayı donattığı yalan

Tenezzül ne demek?

Tenezzül ne demek? Etmek mi, etmemek mi marifet. Bir de lütuf gibi tenezzülde bulunmak var ki, hangi ucundan tutsan, elinde kalan boş değnek..

Darmadağın…

Darmadağın dolaplar, evler... Sadece onlar mı? Akıllarımız karman çorman, hayallerimiz dağınık. Peki bu dağınıklık nasıl toplanacak?

Her Şey Layığına Dönüşür

Her şey layığına dönüşür... Başta insana hakaret gibi gelse de, aslında ne kadar ders alınası bir söz. Yakışan mı! O moda için geçerli değil miydi?