Hazırlayan; Op. Dr. Ahmet DURUKAL

ÖNEMSİ’YORUM…

 

COVİT 19 BELASI

   Daha dokuz ay önce dünya çapında böyle bir salgınla karşılaşacağımız aklınıza gelir miydi? Sokağa çıkma yasakları, katılamayacağınız düğünler ve cenaze törenleri, gidilmesi yasak alışveriş merkezleri, restoranlar, hatta cami ve kahvehaneler… Anaokulundan üniversiteye okullar, öğrenciler neye uğradığını şaşırdı. Maskeli bir yaşam düşünmüş müydünüz? Elbette hayır! Bunların hiçbiri hayal bile edilemezdi; ama oldu işte…

   Önce haber bültenlerinde duyduk. Yok efendim, Çin’de yarasa eti yemişler de, ondan bulaşmış da… Pek çoğumuz umursamadık bile. Hem yarasa eti yemiyorduk, hem de Çin dünyanın öbür ucuydu. Onca uzaklıktan bizi mi bulacaktı bu hastalık? Ölenler olmasını bile çoğumuz fazla umursamadık. Haftalar içinde dünyanın pek çok yerinde, adını söylemeye dilimizin de pek dönmediği bu melun hastalık görülmeye başladı. Kimi ‘korona’, kimi ‘covit19’, kimileriyse ‘kovit’ diyordu. Amaaan, neyse neydi kimilerimiz için…

   Ortaya çıkan tablo dünya çapında bir salgındı oysa.

İnsanlık en son 1918 yılında ‘İspanyol Gribi’ adında tüm dünyayı etkileyen böyle bir salgın görmüştü. Milyonlarca insan ölmüştü o zaman. Covit19 salgını 2019 yılının bir hediyesiydi(!) aralık ayında. Yılbaşını takiben önce o bölgede yayıldı, sonra da Avrupa’da ve kısa sürede hemen tüm ülkelerde ortaya çıktı. Giderek artan sayıda insan ölümleri ile dikkatler bu salgın üzerine toplandı. Mart ayında ülkemiz de bu salgından nasibini(!) almaya başlamıştı. 

   Hastalık hakkında bilinenler çok azdı önceleri. Nasıl bulaştığı, ne şekilde tedavi edileceği tartışıldı uzunca bir süre. İlk akla gelen tedbir insanların bir araya gelmelerini kısıtlamak oldu. Evlerimize kapanmamız gerekti. Bu nedenle toplu halde bulunulan her yer tatil edildi. Böyle bir uygulama da sonsuza dek süremeyeceği için bir süre sonra kısıtlamalar zorunlu olarak gevşetildi.

   Kabul etmek gerekir ki, tüm dünyada gerek hükümetler ve gerekse insanlar bu salgına hazırlıksız yakalandılar. Ufacık bir virüsün tüm dünyayı esir alabileceği öngörülemezdi. Uygulamalarda farklılıklar olsa da, sonunda anlaşıldı ki sosyal mesafe, hijyen ve maske kullanımı kurallarına uyulması gerekiyor ki kendimizi, ailemizi ve başkalarını riske atmayalım. Bunları yadırgamadan, hafife almadan, dikkatli şekilde uygulamamız şart!

   Sekiz binden fazla yurttaşımızı yitirdik bu salgın döneminde. Yüzbinlerle ifade edilen sayıda insanımız bu hastalığı bir şekilde kaptı. Bazıları hafif atlatsalar da, ağır hastalanıp kurtulanlar çok acı çekti ve ölümlerden döndü. Tekrar hastalananlar da oldu.

   Bir ara azalmış olan hasta sayılarımız son zamanlarda yeniden artış gösteriyor ne yazık ki…

   Tanı ve tedavi süreçlerinin ayrıntılarına girmek istemiyorum. Sağlık çalışanlarımızın insanüstü çabalarına karşılık toplum olarak bu çapta bir salgın için yapmamız gerekenleri eksiksiz yaptık mı acaba? Hijyen, sosyal mesafe ve maske kullanımı ile özetlenen tedbirlere ne denli uyduk? Yoksa, kanıksadık mı bu salgını ve getirdiği olumsuz koşulları? Bir boş vermişlik mi var üzerimizde? Artık burnumuzun dibinde hastalananlar ve ölenler duydukça da mı umursamıyoruz bu illeti?

Hastalığın tekrardan artıyor olmasının nedenleri neler olabilir? 

Çünkü gevşedik, kanıksadık, adam sendecilik gibi bir hata duruma hakim oldu kanımca…

Çarşılarda, pazarlarda, tam da düzene sokulamayan düğün ve cenaze toplanmalarında maskesiz ya da çene altında maske bulunduran çok insan görülüyor. Özellikle genç ve orta yaş kesimi bence oldukça lakayt bu konuda. Sosyal mesafe ise hemen hiç dikkate alınmıyor gördüğüm kadarıyla. Hijyen derseniz, toplumun sosyal ve kültürel alışkanlıkları hemen değişemeyeceği için eski usullere döndü. Kısa sürdü dikkatli olduğumuz, elimizde kolonya şişeleriyle dolaştığımız, ATM ve asansör tuşlarını ilaçladığımız dönem. Sonra çoğumuz eski alışkanlıklarımıza döndük yine.

   Sonuçta virüsün bulaşması için gerekli ortamlar yeniden oluştu ve hastalanan insan sayısı da artmaya başladı.

   Bu gidişle salgın uzun süre hayatımızda olacak gibi görünüyor. Ne kadar süreceği bizim toplum olarak kurallara ne derece uyacağımıza bağlı. 

   Önemseyelim hastalığı, tedbirli ve dikkatli davranmayı, kendimizin ve başkalarının sağlığını…

   Hepimiz için sağlıklı bir yaşam diliyorum.

Facebook Yorumları