ORGAN BAĞIŞI

   Durup düşünün çok sevdiğiniz kardeşiniz uzun zamandır böbrek hastası, genç bir kadın o hayalleri olan henüz yaşamın baharında. Günden güne eridiğini, diyaliz merkezlerine gidip gelişlerinde sokağa çıkmayı sosyalleşme sayan bu genç kadının biricik kardeşiniz olduğunu düşünün bir kez. Ailedeki herkesin böbreğinin birini onun için vermeye hazır olduğunu ama bir türlü uymadığını imgeleyin. Halbuki bir böbrek olsa hayatı kurtulacak, belki de kaldığı yerden devam edecek yaşamaya. Günler, aylar hatta yıllar alan çaresiz bir bekleyiş bu.

   Maalesef böyle kötü bir olayı düşünmeye zorladığım için çok üzgünüm. Ama bu çaresizliği yaşayan ya da yaşaması muhtemel yüzbinlerce insan var dünyada.

Evet konumuz organ bağışı.

   Dünyanın ve tabii ki ülkemizin de sorunu. Önemi her geçen gün artıyor ve insanlarının dikkatini çekebilmek için işte içinde bulunduğumuz hafta ORGAN BAĞIŞI HAFTASI olarak isimlendirilmiş. Biz de amacı farkındalık olan sitemizle bu çağrıyı yinelemek istiyoruz. Sizin ya da ölmek üzere olan yakınınızın organları belki bir çocuğun belki de yukarıda anlattığımız genç kadının hayatını değiştirecek. 

Organ bağışı nedir? Kimler organ bağışçısı olabilir? Sorularını sorarak başlayalım o halde.

ORGAN-DOKU BAĞIŞI NEDİR?

Organ bağışı kişinin hayatta iken kendi özgür iradesiyle, organlarının bir kısmını veya tamamını ölümünden sonra başka hastaların tedavisinde kullanılmak üzere vasiyet etmesidir. 

 

KİMLER BAĞIŞÇI OLABİLİR?

  • 18 yaşını aşmış 
  • Akli dengesi yerinde olan herkes organ-doku bağışında bulunabilir. Ve bağışçılar dilediklerinde vazgeçebilirler.

ORGANLAR NE ZAMAN BAĞIŞLANABİLİR?

   Maalesef bu bazı kurallara bağlıdır. Organ bağışı yapılmış bile olsa ölümden sonra organ nakli mümkün değildir. Örneğin; kişi sokakta bir trafik kazası geçirerek olay yerinde ölmüşse  organları ülkemizde organ bağışında kullanılamaz.

   Yalnızca yoğun bakım ünitelerinde solunum cihazına bağlı olarak ölen, yani beyin ölümü gerçekleşen kişilerin organları nakledilebilir.

   O zaman “beyin ölümü” tabirini de öğrenmeliyiz. Bu tanıyı koymak için hastanelerde komisyonların kurulduğunu biliyoruz. Ama kimler var bu komisyonda, nasıl koyuyorlar bu teşhisi bunları da bilmemiz gerekiyor.

BEYİN ÖLÜMÜ:

   Beyin ölümünde, beyin fonksiyonları tamamen kaybedildiği için geri dönüşü yoktur, tam ve kesin olarak ölüm gerçekleşmiştir, bu durum bitkisel hayatla karıştırılmamalıdır. Beyin ölümü teşhisi konulabilmesi için birtakım testlerin uygulanma zorunluluğu vardır. Bu testlerin sonucunda, alanında uzman bir Beyin Ölümü Tespit Komisyonu tarafından, beyin ölümü gerçekleşip gerçekleşmediği kararına varılır daha sonra bu karar aileye bildirilir. Bu  komisyon genellikle Anesteziyoloji ve Reanimasyon, Nöroloji, Beyin Cerrahisi ve Kardiyoloji uzmanlık dallarından iki ya da daha fazlasından oluşur.

PEKİ HANGİ ORGANLARIMIZI BAĞIŞLAYABİLİRİZ?

Ülkemizde nakil yapılan organlar böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas ve ince bağırsaktır. Nakil yapılan dokular ise; kalp kapağı, kornea, kemik, kemik iliği, deridir

KARARIMIZI VERDİK, O HALDE NEREYE GİDİP BAĞIŞTA BULUNACAĞIMIZI ÖĞRENELİM:
  • Sağlık Müdürlükleri
  • Hastaneler
  • Emniyet Müdürlükleri (Ehliyet alımı sırasında)
  • Organ Nakli Yapılan Merkez
  • Organ nakli ile ilgilenen vakıf, dernek vs kuruluşlar
  • Aile Sağlığı ve Toplum Sağlığı Merkezleri

Ve yazımın sonunda iki tane film tavsiyem olacak size:

John Q

John Q; sıradan bir işçidir ve oğlunun kalp nakli olması gerekir fakat bir türlü sıra gelmek bilmez. Sonunda çareyi kalp cerrahının olduğu hastaneyi rehin almakta bulur. Denzel Washington’un performansına hayran kalacaksınız. Ve organ beklemenin nasıl bir çaresizlik olduğuna tanıklık edeceksiniz.

Yedi Yaşam (Seven Pounds)

Başrolünde Will Smith var. Hayatı kötülüklerle geçen bir adamın intihar düşüncesi ve organlarını bağışlamak istediği insanlara karar verme sürecini anlatıyor.  

Türkiye’de en çok organ bağışının şu anda depremin yaralarını sarmaya çalışan İzmir’de olduğunu biliyor muydunuz? Bir kez daha güzel yürekli İzmirlilere geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz buradan.

Biraz istatistiklere bakalım:
Kan, Organ ve Doku Nakli Hizmetleri Daire Başkanlığının 2019 verilerine göre (TRT Haber 16.01.2020) ;

Türkiye’de 26 bin 667 hasta organ nakli listesinde bulunuyor. 

Bunlardan 22 bin 888’i böbrek nakli için bekleyen hastalar. Geride bıraktığımız 2019 yılında Türkiye’de 3 bin 861 böbrek nakli gerçekleştirildi. 2020’nin başlangıcından bugüne kadar gerçekleşen böbrek nakli sayısı ise 71… 

Organ nakillerinde ikinci sırayı karaciğer alıyor. 2020 itibarıyla 2 bin 232 hasta karaciğer nakli için bekliyor. 2019’da bin 776 kişinin karaciğer nakli gerçekleşti. 2020’nin ilk günlerinde ise 34 kişi karaciğer nakli ile tekrar sağlığına kavuştu. 

Kalp nakli bekleyenler için süreç biraz daha ağır işliyor. Çünkü böbreğe ve karaciğere nazaran uygun kalp bulunması çok daha zor. Buna rağmen Türkiye’de 2019’da 84 kalp nakli gerçekleşti. Ülke genelinde halen bin 162 kişi kalp nakli için sırada. 

Akciğer, pankreas ve ince bağırsak diğerlerine oranla daha az nakli gerçekleşen organlar… 2019’da 33 akciğer nakli, 3 pankreas nakli gerçekleşti. Şu an 89 hasta akciğer, 295 hasta pankreas ve 1 hasta ince bağırsak nakli için bekleyişini sürdürüyor.

Kızılay, Organ Bağışı ve Nakil, Lösemili Çocuklar haftası ile ilgili

yazılarımızı okumanızı tavsiye ederiz. 

Facebook Yorumları