Perşembe, Haziran 30, 2022
Ana SayfaKültür BankasıEl SanatlarıÖrgü, dantel... Elişi kadınları ellerinize sağlık

Örgü, dantel… Elişi kadınları ellerinize sağlık

Örgü, dantel… Evde yapılan, el emeği, göz nuru işler yapan elişi kadınları.. Hamarat kız kardeşim, yengelerim konuk. Yetenekli kadınlar


3 dakika


Kadın her yerde. Emeğin olduğu her yerde var kadınlık. Kadın yazarların çok olduğu sayfamızda kadınların yaptığı işlere, kadınların sorunlarına elbette ki biraz daha fazla yer veriyoruz. Mesela kadın çiftçilerin ellerinden öpüp teşekkür etmiştik onlara adanan günde. Çarşıda, pazarda, laboratuvarda, hastanede, bir şoför koltuğunda, uzayda, denizde… Her yerdeyiz. Olmaya da devam edeceğiz. Bu böyle biline!

Örgü, dantel, elişi

Ah ne çok isterdim bir marifetim olsun. Eli hünerli kadınları anlatacağım.

Önce ilmek ilmek çeyizler hazırlamakla başlar o kadınlar küçük bir kız çocuğuyken. Aslında annelerinden gördükleri bir sevda bu. 

Benim gibi bir mahallede büyüyenlere tanıdık gelecek benim hikayem. Küçük muhacir evlerinin oluşturduğu dar sokakta komşular akşamüstü serinlemek; daha çok ta geleni geçeni izleyip dedikodu yapmak için çıkarlar sokağa. Kimi kapı eşiğine oturur kimi bir tabure alır, ellerinde elişleri başlar sokak muhabbeti. Benim annem onlardan biri değildi evdeki kalabalığa yetebilmek epey zamanını aldığından belki. Belki de babamın bu sokak muhabbetlerini sevmemesinden çıkmazdı pek sokağa. Ama ben babaannemle atardım kendimi dışarı. Sokakta gönlümce oynayamayan bir çocuktum sık sık hastalandığım için.

İşte o günlerden birinde başladı örgü, dantel, elişi hikayem 🙂

Komşumuzun kızı Sevinç abla (aslında annemden büyüktü ama hem hiç evlenmemişti hem de sokağın diğer kadınlarına göre başı açık olduğu ve biraz daha bakımlı ve kibar olduğu için sanırım teyze yerine abla derdim) vermişti benim elime tığla orlon ipi. Zincir çekmeyi öğreterek başlamıştı dantel örmeyi öğretmeye. Hiç ilgimi çekmedi.

Sonra ortaokulda ev ekonomisi ve elişi dersimiz oldu ama öğretmenimden özür dileyerek itiraf ediyorum ki; hepsini annem yaptı o zıbın takımlarının, eteklerin falan. En çok sevdiğim kağıt ve tutkalla yapıp kırmızı guaj boyayla boyadığımız Atatürk çiçeklerini ve makromeden saksılığı bile annem tamamlamıştı. Annem dantel örer, çok güzel dikiş diker, nakış işlerdi. Marifetliydi O ve ben de o kadar yeteneksiz. Allahtan kız kardeşim anneme çekmiş. Annem gibi, parmak kalınlığında sarma sarışından belli. Ve şimdi şahane işler yapan bir elişi kadını oldu.

Elişi kadını kimdir?

Hani iş adamı iş kadını diyoruz ya, bir de ev kadını diyoruz hani. İşte bu el-işi kadınları da aslında ev kadını olarak gördüğümüz; kocasını işine gönderen, temizlik yapan mutfakta çalışan didinen, çocuk büyüten kadınların bazıları marifetlerini satıyorlar. El işlerini kazanca çeviriyorlar, hatta bazıları evini böyle geçindiriyor. Kız kardeşime çok kızardım çalışmadığı için ama şimdi gurur duyuyorum onunla. Öyle güzel bir el-işi kadını oldu ki. Yengem mesela senelerce sade ev kadını iken hayat şartları onu çalışmaya zorlamış bir kadındı. Sonrasında emekli oldu ama durmadı ve O da bir el-işi kadını. Daha bir sürü sayabilirim. Başka bir tanıdığım büyüğüm paraya ihtiyacı olmadığı halde ördüğü sabunlukları (siz ona lif de diyebilirsiniz) onları örüp satıyor ve kazancını sokak hayvanları için kullanıyor.

Ne yapıyor bu kadınlar?

Neler yapmıyorlar ki demeliyim aslında. Mesela kız kardeşim Hatice @haticeninelindennn sayfasından ve sosyal medyada buluştuğu grup arkadaşları aracılığıyla örgü siparişleri alıyor. Cicili bicili bebek elbiseleri, battaniyeleri büyük bir sabırla işliyor. Çeyizlik dantel de örüyor yengelerim, oyalar da… Allı pullu patikler de yapıyorlar… Keçeden şallar da işliyorlar. Serçe parmak kalınlığında yaprak sarmaları yapıp, çiğbörek siparişleri alıyorlar. Elişi kadınları hepsi.

Bazı arkadaşlarım var mesela, seramikten objeler yapıyorlar. Bazen bir kupa bazen kedinize bir mama kabı. Nasıl güzeller. Kimisi dikiş dikiyor, kimisi şahane tablolar işliyor. Başka bir arkadaşım Ayşe evinde makromeden süs eşyaları yapıyor as_macrosories adıyla. Mum ve sabun yapan genç kızlarımız var, kızımın arkadaşı Şimal’in sayfası chillasoft ismi. Nasıl güzeller…

Nasıl hayran kalıyor ve nasıl kıskanıyorum maharetlerini. Denesem belki yaparım ama bunun için azmim yok sanırım.

Takdir ediyorum…

Örgü, dantel, elişi… Bu kadınlar el emeklerini pazarlıyorlar. Oturup beklemiyorlar, başkalarından istemiyorlar. Kendi harçlıklarını, evlerinin ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Aslında ve en önemlisi özgürlüklerini kazanıyorlar. Ayakları daha kuvvetli basıyor yere, daha güçlüler eskisinden. Hem takdir ediyorum hem kıskanıyorum. Ne yapayım? Benim payıma düşen de en azından bu güzel kadınların yaptıklarını paylaşmak. Ne diyeyim?

Çok yaşayın siz. Ellerinize sağlık…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1928 Orhan Boran (94)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"

Ciltleme, Cilt Sanatı

Cilt sanatı, ya da daha alışık olduğumuz tabiriyle ciltleme.... Zaanat kelimesinden daha öteye sanat kelimesine daha da çok yakışan miras.

ilyada destanı; Bir Aldatma Hikayesi

İlyada Destanı M.Ö. 8. yüzyılda Yunanca yazılmış ilk batı edebiyatı metnidir. Homeros'un anlatıcısı olduğu bilinen destanı "hatırlı'yorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Darmadağın…

Darmadağın dolaplar, evler... Sadece onlar mı? Akıllarımız karman çorman, hayallerimiz dağınık. Peki bu dağınıklık nasıl toplanacak?

Defo

Defo ile merhaba diyor yazarımız Aygen Hıdıroğlu. Aygen Tuna'dan Kırmızı İskarpinlere uzanan; defoya hediye bir merhaba ile başlıyor söze...

Keşke ile İyi ki Arasında Bir Ömür…

Keşke ile iyi ki arasında yaşarız hayatı. Aklımız yapamadıklarımızda kalır çoğu zaman ama yapabildiklerimize de şükrederiz az da olsa.

Kendin Olmak ile İlgili Klişe Kavramlar

Kendin olmak ve üzerine konuşulan klişe kavramlar. Hüdai Tandoğan klişe cümleler üzerinden sorguluyor kavramları...