Orhan Veli. Varlık ile yokluk arasında hayatını idame ettirmeye çalışan bir Garip Orhan’ın doğum günü bugün. Gün Orhan Veli Günü

Yıl 1914 13 Nisan Pazartesi.  Yer Beykoz, saat sonsuzluk. Bir bebek geldi dünyaya ebedi ruhunu bırakmaya. Mehmet Veli Kanık ile Fatma Nigar Hanım’ın oğlu Orhan Veli….

Orhan Veli, liseyi bitirdikten  birkaç sene sonra İstanbul Üniversitesi’nde felsefe okudu. Bitiremeden 1936’da Ankara’ya döndü. Çeşitli memuriyetlerde çalıştı. 1941-1944 arasında askerliğini yapan Orhan Veli, terhis olduktan sonra MEB tercüme bürosunda çalıştı. Ancak şairlikle memuriyetin bağdaşamayacağını anlayınca bu nedenle şairliği tercih ederek istifa etti.

Birinci Dünya Savaşı dönemi. Korkunun, sefaletin içine doğdu Orhan Veli. Savaş insanlığın üstüne kabus gibi çökerken Orhan Veli ruhlara bir umut bir tebessüm oluverdi yaşadığı dönemde. Öte yandan çok fazla eleştiri de alıyordu yazdıklarından dolayı. Fakat o pes etmedi. Her eleştiri onu iyice çekti tutkularına 36 yıllık yaşamı sürecinde. Ve şimdi    her şeyden önce 36 yıllık yaşamına 100 yıllık bir başarı sığdırmayı sağlayan Bir Garip Orhan Veli günümüzde hala severek okunmaktadır.

EDEBİYAT VE ORHAN VELİ

Edebiyat bir tutkuydu onun için ilkokul sıralarında tanıştığı Oktay Rıfat’a bahsetti bu tutkusunu. Daha sonra Melih Cevdet katıldı aralarına. Üç adam aşık oldu mısralara. Kim derdi ki şiir tutkusu birbirlerine kenetlenme nedenleri ve yegana bir dostluğun başlangıcı olacağına işaretti.

Orhan Veli kalıplara sığmayan bir adamdı ve aynı zamanda kelimelerini tutsaklıktan kurtarmak istiyordu. Çünkü o sokağın oğluydu, halktandı. Halka ait olmayan ve tekdüze yazılmış eserler bir sanatçıya ait olamazdı. Bunun için Oktay Rıfat ve Melih Cevdet ile Varlık Dergisi’nde, Garip akımıyla yazmaya başladı. Daha sonra kitaplaştırılan Garip akımının ön sözünü yazan Orhan Veli ile kitaba koyulan Garip adı zamanla hem üç şairi yansıtan bir kimlik kazandı.

Garip Akımının Özellikleri Nelerdi?

  • 1940 yılında Garipçiler ismi ile ortaya çıkan topluluğun koyduğu bir sanat anlayışıdır.
  • Kural ve akımlara karşı çıkıldı.
  • Kafiye ve ölçü unsuruna karşı çıktılar.
  • Mecaz ve süse karşı çıktılar ve yalnızlığa önem vermişlerdir.
  • Halk şiirinden faydalanıldı.
  • İroni ve mizah en önemli özellikleridir.
Bir Garip Orhan Veli Ve Şiir Tutkusu

Bir adam düşünün  en yakın arkadaşına  aşkını, parasızlığını yazarken çocuksu bir edayla hem çekiniyor hem de şikayet etmekten geri kalmıyor.

Oktay’a Mektuplar

I.

8. 12. 37
Ankara
Saat 21

Kış, kıyamet
Macar Lokantası’nda yazıyorum
İlk mektubumu.
Oktaycığım
Bu gece sana bütün sarhoşların selâmı var.

II.

12. 12. 37
Ankara
Saat 14:30

Şu anda dışarda yağmur yağıyor
Ve bulutlar geçiyor aynadan
Ve bugünlerde Melih’le ben
Aynı kızı seviyoruz.

 

III

6. 1. 38
Ankara
Saat 10

Bir aydan beri iş arıyorum, meteliksiz.
Ne üstte var ne başta.
Onu sevmeseydim
Belki de beklemezdim
İnsanlar için öleceğim günü.

 

Eskimeyen Kitaplar – Orhan Veli Şiirleri

 

”Bekliyorum, Öyle bir havada gel ki ,vazgeçmek mümkün olmasın!” mesela bu mısralarda umut ile çaresizliği anlattı bize.  Öte yandan 36 yıllık bir hayat ve Ölüme Yakın şiiri. Evet Orhan Veli senin cep delik cepken delikti.  Bitmekte olan kurşun kaleminin başı, parmaklarına gömülüyor ve canını yakıyordu belki de. E onca kelama dayanmazdı ne mürekkep ne kalem ne de bimar olan deryası.

 

Ölüme Yakın

Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acaip, kuşların hali.

Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-Akşamüstüne doğru, kış vakti-
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.

Ölürüz diye üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayrı?

Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz.

Orhan Veli Kanık

SONUÇ OLARAK;

Sen bizdin, biz ise senin mısralarında kaybolmayı bekleyenler silsilesi. Bazen senin ”Ağlasam sesimi duyar mısınız, Mısralarımda; Dokunabilir misiniz, Gözyaşlarıma, ellerinizle?” mısralarında kendi çaresizliğimizi gördüm. Aşık olduğumuzda Bir İş Var şiirini mırıldandık ”Her gün bu kadar güzel mi bu deniz? Böyle mi görünür gökyüzü her zaman? Her zaman güzel mi bu kadar, Bu eşya, bu pencere? Değil, vallahi değil; Bir iş var bu işin içinde.” bu dizelerde tebessüm ettiren kişiyi düşündük. Çoğumuz ortaokulda seninle sevdi şiiri, hayata senin mısralarınla başladı. Bundan dolayıdır ki sana hasretimiz, sevgimiz hiç bitmeyecek.

Sana dair söylenecek ne çok söz var üstat. Ben senin mısralarında kah güldüm kah ağladım öyle bir an oldu ki o  anı seninle yaşadım. . Sana seninle veda etmek gerek iyi ki gelip geçmişsin bu dünyadan iyi ki doğdun Bir Garip Orhan Veli..

BEN ORHAN VELİ (ŞİİRDEN BİR BÖLÜM İÇERİR)

Ben Orhan Veli
1914’te doğdum.
1 yaşında kurbağadan korktum.
9 yaşında okumaya,
10 yaşında yazmaya merak sardım.
13’te Oktay Rıfat’ı,
16’da Melih Cevdet’i tanıdım.
17 yaşında bara gittim.
18’de rakıya başladım.
19’dan sonra avarelik devrim başlar.
20 yaşından sonra da para kazanmasını ve sefalet çekmesini öğrendim.
25’te başımdan bir otomobil kazası geçti.
çok aşık oldum.
hiç evlenmedim.
şimdi askerim.’

 

 

Facebook Yorumları