Çarşamba, Mayıs 18, 2022

Gündem Özel

Ana SayfaDeniYorumEdebi'YorumSöylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

Mavi ve siyah önlüklü çocuklardık. Yakalarımız beyaz, benimkisi dantel. Siyah önlüklü olanlardandım itirafını yapabilirim, mavili olanlardan daha fazla yaş almışlığımı saklamadığım dürüstlüğümle. Sokaklardan eve girmez, sokağı evimiz sayar, ailemizi tüm mahalle sakinleri ile genişletip, öyle bilirdik. 80’lerin başında çocuk olmak; en net ifadeyle sadece çocuk olmaktı. Oyunsa dibine kadar, ders ise hakkını vererek. Sadece çocuktuk. Ne ekonomi, ne siyaset, hiçbiri lügatimizde yoktu, büyük çoğunluğun aşağı yukarı aynı sosyoekonomik statüde olduğu yıllar olması sebebiyle. Derslerde münazara etkinliğiydi aklımda kalan ve en sevdiğim. “Üzüm üzüme baka baka kararır ya da kararmaz” olurdu örneğin konu. Söylesene iki gözüm, baka baka kararır mı üzüm?

Okullarda münazaralarımız olurdu bizim. Sözlük anlamı; bir konu üzerinde, belli kural ve yöntemlere uyularak yapılan sözlü tartışma. Nice iletişimci, yazar ve avukatın ilk kendini tanıma ve farkında olmadan hedefini belirleme şansı bulduğu kürsüydü aynı zamanda orası. Genellikle atasözleri ve deyimlerden oluşan başlıkta iki gruba ayrılıp başlardık yüreğimizi, aklımızı, dilimizi konuşturmaya. Üstelik sadece seçtiğin değil, öğretmeninin seni yönlendirdiği safta anlatmaya çabalardın kendini. Fikrin karşı gruptan olsa da sen kararmaz derdin kararmış üzüme, müvekkilini savunan bir avukat edasında. Üzüm üzüme baka baka kararır mı?

Üzüm üzüme baka baka kararır

Çok seven, hiç ayrılmayan eşler ve sevgililer zaman geçtikçe birbirlerine benzer derler. Örnekleri daha genişletelim: Fesat bir arkadaşımızı bu özelliğini görmezden gelerek seversek, farkında olmadan biz de çevredeki herkesi eleştirirken buluruz kendimizi aynaya bakma kısmını es geçerek. Veli toplantısında üzülmemize sebeptir çocuğumuzun haylaz öğrencilerle kaynaşması ve sınıfı Hababam Sınıfı‘na çevirmeleri. Ya da tam tersi, yıldız öğrenci olması kendi gibi çalışkanlarla beraber olup, birbirlerini yukarı taşımaları.

üzüm üzüme baka baka (2)

Ailede ise red duygusu fazladır bu benzerliğe ebeveyne karşı. Oysa “ne kadar inkar etsen de sen Firdevs hanımın kızısın” der Behlül, Aşk-ı Memnu‘da Bihter’e. Sadece genetik değildir bu, beraber olan illaki benzer.

Benzerler mi birbirini seçer? Seçtiklerimizle mi benzeşiriz sonradan?

Değişmeyen tek şey değişimdir. Beş yıl öncesinin kafasındaysak eğer, bir arpa boyu yol alamamışız demektir. Deriz ya; o hiç değişmedi, bozulmadı. İyi bir şey gibi algılanır değişmemek. Zaman ve yaşadıkları bir gram bile değiştirmediyse birisini, o insan ya rol yapıyordur ya da değişmeyerek aslında hep geriye gidiyordur. Tek başına mı buluruz yolumuzu? Bülbül güle karga çöplüğe götürürken biz hesap edemeden, seçtiğimiz kargayı güle götürmenin yılgınlığı ve yorgunluğuyla mı baş edeceğiz? Veyahut bülbülü mü çöplüğe çekeceğiz? Etkileşim oluyor mutlaka.

Zıt kutuplar ve üzüm üzüme baka baka kararmalar

Zıt kutuplar birbirini çekerken, bir bakmışsınız zamanla zıtlık ortadan kalkmış. Al sana tutku eksilmesi ama uyum ivmesinin yükselmesi. Mantık evliliklerinde de, eve evcil hayvan alıp sonradan seviyoruz, bu insanı da severiz diye seçilen kabullenişte mutlak son benzeşmektir. Tersi olursa ayrılık.

üzüm üzüme baka baka

Oy vererek seçtiğimiz siyasetçinin güç sarhoşluğuna yenilerek negatif yönde değişmesini takiben, seçmenlerinin fikirlerinin de bu paralele gerilemesinin sebebidir benzeşmek. Akılcı düşünenlerin “gerçekten hemfikir misin yoksa öyle mi görünüyorsun” sorularına ve şaşkınlığına maruz kalarak.

Sadece fiziksel temasla, yüz yüze gelmekle, hep beraber olmakla değildir ki etkileşim. Fikirler, düşünceler önemli yer kaplar değişimde. Ya da sevdiğimiz bir yazarı takip ederken sosyal medyada, bize sunduğu hayatından kesitler kadarıyla ne kadar benziyormuşuz diye düşünebiliriz. Seçtiğimizle benzeşmemize örnek olarak. Zorlama bir sevgi yoksa eğer.

Hep sonradan gelir aklım başıma

Düşünceler sahibini bağlar. Özgürdürler.

Hiç düşündünüz mü zevklerime göre mi yaşıyorum, yoksa karşımdakinin kalıbına mı sığmaya çalışıyorum diye? Belki de kalıbı siz tasarlıyorsunuzdur da diğerleri ona göre şekil alıyordur. Kim bilir?

Düşünmenizi isterim. Size benzeyen midir seçeneğiniz? Yoksa sevip seçtiklerinize mi benzersiniz sonradan? Ya da hep sonradan mı gelir aklınız başınıza? Hep sonradan, sonradan…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Aygen HIDIROĞLU
Aygen HIDIROĞLU
Sıfırdan başlamayı sever. Okur, öğrenir, farkındalık yüklenir. İddiasız ve sıradan görünenin derinine aşık. Parıltılı hayatların bomboşluğuna kafası karışık. Açık üniversite diploma koleksiyoncusu. Anne.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1048 Ömer Hayyam (974)
Vefat
- 2009 Türkan Saylan (13)
Mayıs 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.

Gümüş – Hane

Gümüş - Hane... O beyazımsı parlak metali MÖ 4000 yıllarından bu yana hayatımızın en süslü köşelerinde taşıyoruz. Peki adıyla özel Gümüşhane.

Hedef Ne? Dünya Okulunda İnce Enerjileri Yönetmek

Kendini bilme yolculuğunda hedef nedir? Bugün bu yolculukta, dünya okulunda ince enerjileri doğru yönetme konusuna bir pencere açıyoruz.
Aygen HIDIROĞLU
Aygen HIDIROĞLU
Sıfırdan başlamayı sever. Okur, öğrenir, farkındalık yüklenir. İddiasız ve sıradan görünenin derinine aşık. Parıltılı hayatların bomboşluğuna kafası karışık. Açık üniversite diploma koleksiyoncusu. Anne.

İlgili Yazılar

Mış Gibi!

Mış gibi yaşıyoruz demiş şair, ne derinden de söylemiş. seviyormuş, incinmiyormuş, anlıyormuş, güçlüymüş gibi kahraman figüranlıklarla...

Kim Olduğunu Biliyorum

Kim olduğunu biliyorum diyor Derya Cesur bu sefer. Tüm yitip giden kadınlar için, onlar adına... Sebep olanlarına...

Yetmez! Ben Kadınım

Yetmez diyerek "yeter artık" çığlığımızı atıyor Derya Cesur. Ve "Ben Kadınım" ile herkese bir daha hatırlatıyor değerleri. Oku-ma-lı-sı-nız.

Nedenler Sonuçlardan Şişmandır

Nedenler sonuçlardan şişmandır! Derya Cesur; kabul etmek, suçlamak, zeka ve öğrenme üzerine toplumsal sorunlarımızın tespitlerini, muhteşem yorumuyla kaleme getiriyor.