Salı, Ekim 4, 2022

TBMM İlk Meclisler

TBMM, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıldönümü 23 Nisan. O günün tarihin değiştiği meclis binaları şimdinin tarihi anlatan müzeleri. Çevrimiçi ziyaret zamanı…


5 dakika


TBMM yani Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıldönümü 23 Nisan. 23 Nisan 1920’den bu yana her yıl Atamızdan çocuklarımıza bir hediye olarak bayram olarak kutluyoruz. Bu kez çocuklar yerine bugün müze olmuş meclislerimizi anlatacağız.

Bir cihan harbinden kırık dökük çıkmıştı Anadolu. Bu kez kurtuluş savaşına gebeydi. İşte böyle bir dönemde Anadolu’nun tam bağrında Ankara’da bir meclis toplanıyordu. İşte o meclislere ev sahipliği yapan binalara bakacağız bugün. O gün tarihin yazıldığı binalar bugün tarihi anlatan birer müze.

Hatırlayalım!

Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu topraklar kolay kazanılmadı. Her karış toprağında şehitlerin kanı var. Bugün bayram olarak kutladığımız o günler sadece bir günden ibaret değil. O günler için derin düşünen, ayrıntılı planlar yapan, tartışan, konuşan, en önemlisi çok çalışan liderler vardı Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında. O yüzden bu yolculuğu en başından itibaren yazılarımızla hatırlatmak istiyorum. TBMM açılmadan çok önce başladı çalışmalar.

Önce işgal altındaki İstanbul’dan Bandırma Vapuru ile bir yolculuğa çıkmıştı Mustafa Kemal Paşa. ve nihayet 19 Mayıs 1919‘da Samsun’a ulaşıyordu bu umut dolu vapur.

Sonra 28-29 Mayıs 1919 tarihinde ilk organize tepki dile geliyordu Havza’da. Havza Genelgesi ile milli birlik ve beraberliği haykırıyordu Anadolu.

İstanbul işgal altında, İstanbul’daki Meclis-i Mebusan kapanmak üzereydi. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri’ne birleşmelerini isteyen bir genelge göndermişti tam da bu ortamda 18 Haziran 1919 tarihinde. O tarihten çok önce karar vermişti aslında, cemiyetler birleşecek ve sonunda heyetler Ankara’da buluşacaktı.

Ardından 22 Haziran 1919’da Atatürk “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” diyerek duyurdu Amasya Genelgesi‘ni. Hemen sonra kongrelerle devam etti Mustafa Kemal Paşa kurtuluşun nasıl olacağını anlatmaya.

Önce 23 Temmuz – 7 Ağustos Erzurum Kongresi, sonra 4 – 11 Eylül 1919 Sivas Kongresi ile kurtuluş mücadelemizi başlatıyorduk.

Bir taraftan Anadolu’da bu gelişmeler sürerken diğer tarafta İstanbul’da Meclis-i Mebusan’da tutuklamalar oluyordu. Bir yanda kurtuluş hazırlıkları yapılırken diğer tarafta seçilmiş temsilciler bir araya bile gelemiyordu. Ve nitekim 18 Mart 1920 tarihinde Meclis-i Mebusan kapatıldı. Ve bunun üzerine Mustafa Kemal Paşa bu heyeti Ankara’da toplamak üzere 21 Nisan 1920 tarihinde bir bildiri yayınladı. Aslında bir telgraftı bu.

21 Nisan 1920 tarihli telgraf

“Çok ivedi” başlıklıydı bu önemli telgraf. “Kolordulara (14’üncü Kolordu Komutan Vekilliğine), 61’inci Tümen Komutanlığına, Refet Beyefendiye, Bütün Valiliklere, Bağımsız Sancaklara, Müdafaa-i Hukuk Merkez Hey’etlerine, Belediye Başkanlıklarına” yazıyordu telgrafın başında. Tam metnine buradan ulaşacağınız telgrafta açıkça şöyle davet ediyordu Mustafa Kemal Paşa temsilcileri:

“Tanrının lûtfuyla Nisanın 23’üncü Cuma günü, cuma namazından sonra, Ankara’da Büyük Millet Meclisi açılacaktır.”

Mustafa Kemal

Ve işte TBMM’nin açılışı bu telgrafla. Herkese ilan ediyordu. Bugün müze olarak gezdiğimiz bu ilk meclisler işte böyle bir tarihsel süreçten geçerek şu anki halini almıştır.

Unutmayın tarihini bilmeyen ilerleyemez!

TBMM ‘nin ilk meclisleri şimdi birer müze.

TBMM yukarıda yazdığım emeklerin sonucunda bir araya gelmiş. O zamanlar bambaşka amaçlarla yapılan binalarda toplanmış ilk meclisler. Ve sonraları birer müze haline gelmiş. Şimdi bize tarihimizi anlatıyor o önemli tarihlere şahitlik etmiş olan taş duvarlar. Burada tarihleri, yapılışları ve müze halini yazacağım sizlere. Anıtkabir’i ziyaret etmek için Ankara’ya gittiğinizde mutlaka gezmeniz gerekir. Özellikle çocuklarınızın aklında kurtuluş mücadelemizin kalmasını istiyorsak onlara bunu göstermeliyiz de. Tüm meclis binaları hakkındaki bilgiyi buradan okuyabilirsiniz.

TBMM İlk Meclis; Kurtuluş Savaşı Müzesi

tbmm-1.-Meclisin-Acilisi

Bu ilk meclis binası TBMM’nin açılışından itibaren tüm Kurtuluş Savaşı’mızı yaşamış, Cumhuriyet’in kuruluşuna şahitlik etmişti. Binada toplanan temsilciler 24 Nisan 1920 tarihinde meclisin ikinci oturumunu yapmış ve Ankara Mebusu Mustafa Kemal Paşa’yı Meclis Başkanı olarak seçmişlerdi. Öyle bir binaydı ki; 20 Ocak 1921’de ilk anayasanın, 12 Mart 1921’de İstiklal Marşı’nın kabulü ve 1 Kasım 1922’de Saltanatın kaldırılması da şahit olduğu gelişmelerdendi. Ayrıca savaşın ardından 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması, 13 Ekim 1923’te Ankara‘nın Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti oluşu, 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanı geliyordu. Sonra Gazi Mustafa Kemal Paşa Türkiye Cumhuriyeti devletinin ilk Cumhurbaşkanı olacaktı. Böylesine önemli bir bina ilk meclise ev sahipliği yapan bina.

Binanın tarihçesi

Enver Paşa’nın emriyle Evkaf (Vakıflar İdaresi) mimarı Salim Bey 1915 yılında çizmişti projesini İttihat ve Terakki Fırkası için. Projeyi yürüten kişi ise dönemin İttihat ve Terakki Fırkası Ankara temsilcisi Mahmut Şevket (Esendal) Beydi. Proje yapım işi ise Kolorduda görevli olan askerî mimar Hasip Bey’e vermişlerdi. Binanın kagir kısmı başarı ile bitmiş ancak çatı ve diğer bölümler uzun savaşlar ve malzeme sıkıntısı nedeniyle yarım kalmıştı. Ve Mimar Hasip Bey de Kurtuluş Savaşı sırasında şehit düşmüştü.

Yani aslında bina sadece TBMM’ye ev sahibi olan ilk bina değildi. Onun öncesine de şahitlik yapmıştı. Hatta Mondros ve Sevr Anlaşmaları ile Anadolu’ya gelen yabancı güçlerden Fransızlara da ev sahipliği yapmıştı. Henüz çatısı bile olmayan bir kulüp binasıydı sadece. Sonrasında ise 27 Aralık 1919’da Atatürk Ankara’ya geldiğinde hem binayı hem de Ankara’yı terk etmişlerdi Fransızlar.

İlk meclis için bir bina arayışına girdiklerinde bu yarım binayı tamamlama görevini ilk dönem Bursa mebusu olan Necati Bey’e vermişlerdi. Meclis binayı 23 Nisan 1920 tarihinden 15 Ekim 1924 tarihine kadar kullandı. Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi olarak hizmet verdi. Ve yine aynı dönemde kısa bir süreliğine Hukuk Mektebi olarak hizmet verdi. 1952 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’na devretmişler, sonrasında ise 1957 yılında Bakanlık müzeye dönüşmesine karar vermişti. Önce 23 Nisan 1961 tarihinde “Büyük Millet Meclisi Müzesi” adını aldı. 23 Nisan 1981 tarihinde “Kurtuluş Savaşı Müzesi” olarak günümüzdeki şeklini aldı.

Kurtuluş Savaşı Müzesi

Müze her gün açık ziyarete. Sabah 09:00’dan akşam 17:00-18:00’e kadar gezebilirsiniz. Müze hakkında detaylı bilgiye buradan erişebilirsiniz.

42 metre uzunluğundaki koridorun sağ ve sol duvarlarında tablolar ve fotoğraflar var. Sağ tarafta Mescit ve Reis Odası yan yanadır. Genel Kurul Salonu, İstiklal Marşı Anı Odası ve diğer odalar ya da bölümler oldukça sade. Olduğu gibi korumuşlar.

Müzeyi sanal olarak gezmek için tıklayınız. Bina mimari açıdan Türk mimari stilindeydi. Ankara taşı olarak bilinen andezit taşını kullanmışlardı.


TBMM İkinci Meclis; Cumhuriyet Müzesi

Genç Türkiye Cumhuriyeti hızla büyüyordu. Ardı ardına gelen devrimler, inkılaplar ve yenilikleri düşününce ilk meclis binası yetersiz gelmeye başlamıştı. İhtiyaçları karşılayamıyordu. 18 Ekim 1924 tarihinde de TBMM’nin ikinci meclis binası olarak hizmete başladı.

(Görsel)

Binanın tarihçesi

1873-1942 yılları arasında yaşayan Mimar Vedat Tek bu binayı Cumhuriyet Halk Fırkası için 1923 yılında yapmıştı. Birinci Ulusal Mimarlık Akımı öncülerindendi Vedat Tek. Bu bina da o akımın ilk örneklerindendi.

İlk meclis binası genç Cumhuriyet için yetersiz kalınca bu binada tadilat başladı. Ve 18 Ekim 1924 tarihinde de TBMM’nin ikinci meclis binası olarak hizmete başladı. Cumhuriyet’in ikinci kuruluş yılına ev sahipliği yaptı. Ve tabii ki Atatürk İlke ve İnkılapları’nın vücut bulduğu yer oldu.

Çok partili döneme geçiş de bu binada yaşandı. Bir çok yeniliğe, siyasi çekişmelere şahit oldu. Ta ki dönemin ihtiyaçlarına cevap veremediği, ve meclisin yeni binasına taşındığı  27 Mayıs 1960 tarihine kadar.

1961 yılında meclisin yeni yapılan modern binasına taşınmasının ardından bu binayı Merkezi Antlaşma Teşkilatı kullandı. 1961-1979 yılları arasında CENTO Genel Merkezi olarak kullanıldı. Sonrasında CENTO’nun kaldırılması ile Kültür Bakanlığı’na devredildi. Önce ön kısmı Cumhuriyet Müzesi, arka kısmı ise Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü hizmet binası oldu. Sonra yeniden değerlendirdiler ve çalışmalar başladı. Bina 1981 yılında bu kez Cumhuriyet Müzesi adını aldı. Ve böylece yeniden ziyarete açtılar. Müzede ilk üç Cumhurbaşkanı dönemini yansıtan olaylar, kendi sözleri, fotoğrafları, bazı özel eşyaları ile o dönemde mecliste alınan kararlar ve kanunlar sergilenmektedir.

Cumhuriyet Müzesi

Müze Kurtuluş Müzesi gibi her gün açık ziyarete. Burayı da sabah 09:00’dan akşam 17:00-18:00’e kadar gezebilirsiniz. Müze hakkında detaylı bilgiye buradan erişebilirsiniz.

Cumhuriyet dönemine ait ilk mimari eserlerden. Bina Selçuklu ve Osmanlı bezeme motiflerinin yer aldığı tavan süslemeleri; kemer, saçak ve çinileriyle dikkat çekiyor. Müzede ilk üç cumhurbaşkanı dönemini yansıtan olaylar, fotoğraflar, cumhurbaşkanlarının özel eşyaları ve dönemin meclisinde alınan karar ve kanunlar var. Ayrıca bu eserler arasında Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nu okuduğu mikrofon da yer alıyor. Türkiye’nin ilk Çocuk Dostu Müzesi aynı zamanda.

Müzeyi sanal olarak gezmek için tıklayınız.



#23Nisan1920 #TBMMaçılışyıldönümü #CumhuriyetMüzesi #KurtuluşSavaşıMüzesi #İlkMeclisler

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Etkinlik Bulunamadı

Ekim 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Ekmeğin Tanrıçası Demeter

Demeter Yunan mitolojisinde; insanlığı dünyanın zengin lütfuyla besleyen Olimpos'lu tarım, tahıl ve ekmek tanrıçasıdır.

Çocuklarda ayakkabı seçimi ve basış problemleri

Çocuklarda ayakkabı seçimi okulların açılmasıyla daha da önem kazandı. Okullar açılırken, sık görülen basış problemlerine bakıyoruz.

Ruh yaşlanmaz !

Ruh yaşlanmaz. Yaşlanmıyor. Takvim yaşı ilerlese de gönüllerimiz hep on sekiz kalamaz mı? Ruhu genç tutmanın formüllerine konuk oluyoruz...
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Sevgi Dili

Sevgi dili konusunda anlaşmazlığa düştüğünüz "kimse beni anlamıyor" dediğiniz olduğu mu hiç? ÖğreniYorum bölümümüzde en güzel lisan üzerine...

Rahmi Koç Müzesi

Rahmi Koç Müzesi... Aslında müze sadece bir tane değil. Dijital gezi keyfi aracılığıyla, iş insanının kültürümüze bıraktığı değerleri GeziYorum

Zafere Dair

Zafer'e dair... Nazım Hikmet'in en bilinen şiirlerinden. Öyle derin, öyle manalı... Başka bir manada; kutlamaları sırtlayan mücadelenin şiiri

Bir Ömür Nasıl Yaşanır ?

Bir Ömür Nasıl Yaşanır? İlber Ortaylı'dan Hayatta Doğru Seçimler İçin Öneriler. Güçlü bir birikim için, ders niteliğinde okunması gereken kitap.