Pazartesi, Ağustos 8, 2022
Ana SayfaDidem Madak

Didem Madak

Didem Madak; Önce Füsun’un annesi, sonra şair ve daha sonra bir sürü şey…

08.04.1970 – 23.07.2011 (41)

Ruhunu ütüsüz ve buruşuk gezdirmeyi sevdiğinden hiçbir zaman yeterince “düzgün insan” olamadı. İşte bu satırlarla tanırız O’nu.

Kısacık hayatına ne zorlu sınavlar sığdırmış… Ve dileriz ki hayatın yorgunluğunda bitmiştir tüm çilesi… Daha önce Ağlayan Kaya şiiri ile konuğumuz olmuştu okuyorum köşemize.

On üç yaşında annesiz kalan bir genç kız. Sonrasında üveylikten kaçıp evlenen bir deli-kanlı. İlave olarak; Boşandıktan sonra avukat olan bir cesur yürek. Annesinin adını yaşattığı bir anne. Ayrıca Tasavvufla ilgilenen bir şair. Sonrasında ise 41inde kanserin vesilesiyle sonsuz olan bir eş...

“Sabahı temiz ve duru bir başlangıç sayarak varlığı, gönül genişliği, bakışları dua olan güzel insanlara rast geleyim istiyorum…”

Didem Madak

“Tehlikeli sayılmam artık. Kalbimi kalın bir kitabın arasında kuruttum.”

Kim bilir zamanı olsaydı daha ne şaheserler çıkacaktı ortaya. Sadece üç kitap kaldı geriye. Sayı olarak az olsa da içerdikleri ne kadar derin… Ah’lar Ağacı, Grapon Kağıtları ve Pulbiber Mahallesi. (Kitapları ile ilgili ayrıntılara buradan ulaşabilirsiniz.)

Annesizliğin şair yaptığı, ölümü şiirle beklediği dizeleri O’nu tanıyınca daha da yürek sızlatıyor. “Bak, ömrüm eriyor işte Çocukluk fotoğrafımdaki kardan adam gibi yanı başımda.”

“Anlatmak isterdin kendini durmadan Bir bardağa bile olsa. Ne diyecektin, ne söyleyecektin Şairlerin şahı olsan, Bir AH’dan başka.”

Didem Madak; zor sınavların, kalemi güzel, “gerçekle alakaları tam” insanı.

Ah be Didem, gerçekten Ahh.

Biyografisi

Facebook Yorumları
Önceki İçerikMehmet Kamil Berk
Sonraki İçerikMeral Okay

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz