Pazartesi, Ağustos 8, 2022
Ana SayfaTürkan Şoray

Türkan Şoray

Türkan Şoray, Türk Sineması’nın Sultan’ı

28 Haziran 1945; İstanbul

Türk oyuncu, senarist, yönetmen ve yazar.

İstanbul Eyüp Sultan’da memur bir ailenin üç kızından en büyüğü olarak dünyaya geldi sinemamızın Sultan’ı. Ortaokuldan hemen sonra başlar sinema kariyeri.

“Sinemaya girmeden önce mahallemize bir film seti geldi. Filmin bir setini mahallemizde çekeceklerdi. Başrol oyuncusu kadını gördüğümde ‘ne kadar güzel bir kadın’ dedim. Bu kadın Muhterem Nur’du. Öyle şaşkın bir şekilde bakınırken yanıma bir adam geldi ve ‘Sen de filmlerde oynamak ister misin?’ diye sordu. Korktum ve hemen eve kaçtım. Bu adamın da daha sonra Memduh Ün olduğunu öğrendim. O zaman film setinden kaçmıştım ama daha sonra film setleri hayatım oldu.”

Böyle anlatıyor ünlü yıldız sinemaya başlamadan az önce başına gelenleri. Fakat sonradan gene böyle bir film setini gezmeye gittiğinde Türker İnanoğlu’nun teşvikiyle sinemaya adım atacaktı. Ve hatta dünyanın en çok film çeviren aktrisleri arasında yer alacaktı. Film setleri O’nun hayatı olacaktı.

Türkan Şoray K

Türkan Şoray Yeşilçam’da oynadığı filmler dışında televizyon için yaptığı İkinci Bahar ve Tatlı Hayat dizileri ile de akıllarımıza kazındı. “Sinema Benim Aşkım” isimli bir televizyon programı sundu veSinemam ve Ben isimli bir otobiyografi kitabı yazdı. Bunların yanında bir de albümü var sanatçının.

Hakkıyla kazandığı onlarca ödül… Ve bunun yanında sinema izleyicisinin sevgisi… Dillere destan güzelliği ile gözlerine şiirler yazılmıştır. İbrahim Sadri’nin şiiri ile kendisine mutlu ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.

Türkan Şoray Gözleri

İsmini bir duvara yazmaya cesaretim olsaydı,
Türkan Şoray yazardım
Bırakıp giderken beni gücüm olsaydı,
İzzet Günay olur, oturur ağlardım
El değmemiş gecelerinde yazlık sinemaların
Neşe Karaböcek dinlemekti aslında seni sevmek
Her şarkı yeni çıkardı
Bir filim hikayesinden ipek kanatlarla
Emel Sayın bakardı ara nağmesinden hayatın
Parayla alınıp satılamayan bir mahallede otururdu
Belgin Doruk nasıl seveceğimizi
Gariban bir sabahın tenhasında
Yılmaz Köksal öğretti
Ben seni özleyince her şey Ayhan Işık
Sen terk edip gidince her yerinle Fatma Girik
10 dakka ara verilince
Geçerdi ömrümüzden Sadri Alışık
Münir Özkul bakıyordu
Bütün fukara evlerine
Akşamları gizlice
Yaşama sevincini koyup bir torbanın içine
Ömercikler’in kapısına bırakıyordu sessizce
Sadece Filiz Akın ağlıyordu
Bir kadının ayakları suya değince yine de
İsmini bir duvara yazmaya cesaretim olsaydı,


Türkan Şoray yazardım


Hem kadere, hem kedere inanıyordu Kadir İnanır
Bütün mazlumlarıyla birlikte İstanbul’un
Bir Dodge kamyonun üzerinde Kadir Savun
Tutuyordu Anadolu yollarının çetelesini
En güzel Ediz Hun aşık oluyordu içimizde
İnsan sevince
Cüneyt Arkın gibi savaşmak yakışıyordu hepimize
Hülya Koçyiğit’i ise kınalı yapıncağında saklıyorduk anılarımızın
Mazi en Danyal Topatan tarafıyla kanatırken ürkek kalbimizi
Erol Taş’ın kahvesinde bekliyorduk Sema Özcan’ı portakallı bir gazoz içmek için
Balatlı Arif, Yılmaz Güney ve arka mahallesiyle bütün geçmişimizin
Yine de ismini bir duvara yazmaya cesaretim olsaydı
Türkan Şoray yazardım
Bırakıp giderken beni gücüm olsaydı
İzzet Günay olur, oturur ağlardım

Sosyal medya hesapları Instagram

Biyografisi Vikipedi

Filmleri IMDb

Ayrıca, kesinlikle;  #TürkanSultan #TürkanŞoray #TurkanSoray #Sultan


Facebook Yorumları
Önceki İçerikKazım Koyuncu
Sonraki İçerikAli İhsan Varol

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz