Dil, Yurt Dışındaki Türkler ‘in ilk ve en büyük problemi. Vatanları arasında sıkışıp kalan nesiller. Her kültüre biraz yabancı nesil ve dil. Yurt dışında yaşayan bir Türk olarak paylaşmak istediklerim, biriktirdiklerim üzerine başladım yazmaya. İlk yazı “Dil Problemi”

Jale Keskin

Merhaba,

Ben Jale. 1994 yılından beri Almanya’da yaşıyorum. İthal gelinlerdenim yani. Geldiğim günden beri pek çok farkındalıklarım oldu. Hayatımın yarısından çoğunu da burada geçirdim. Kısacası burası benim evim oldu.

İki Arada Kalmış İnsanlar

Buraya geldiğimde ilk fark ettiğim burada yaşayan Türklerin iki arada kalmış olduğuydu. Kendi memleketimde hiç görmediğim, duymadığım, bilmediğim ne çok şey varmış meğerse. Garip bir dil gelişmiş yarı Türkçe yarı Almanca. Sonradan bana da çok doğal gelmeye başladı. Çünkü bazı kelimelerin Türkçe karşılığı yok.

Kendi örf adetlerimizin sürdürülmesi; ki şu an Türkiye de bile vazgeçilmiş bazılarından. Bize son derece yabancı olan Alman görenekleri eklenmiş hayatlara. Dolayısıyla burada yetişen ikinci nesil biraz Türk biraz Alman olmuş. Aile içinde durum tabi farklı, yöresel damak tatları, hiçbir zaman anlayamadığım garip bir hediyeleşme tufanı daha neler neler.

 

İlk Sıradaki Problem; Dil

Ama benim için hala ilk sıradaki problem “dil” . Ben hala birisiyle ilk kez Almanca konuşacaksam hatırlatırım “dilinizi çok iyi kullanamıyorum” diye. Dil sorununu ilk nesil daha çok çekmiş.

  • Ne olduğunu ne dediğini bilmeden pek çok imzalar atmışlar ve çok kez mağdur olmuşlar.
  • Çocuklarının okul toplantılarına çocukların kendilerini tercüman olarak götürmüşler.
  • Gerek çok yüksek etiketli, gerekse tam istedikleri gibi olmayan ürünleri kendilerini tam ifade edemedikleri için kullanmak zorunda kalmışlar.

Ben nerdeyse üçüncü nesilim. Dolayısıyla bu kadar çok zorlukla karşılaşmadım. Yardımcı olacak pek çok kişi vardı çevremde. Daha sonraları da çocuklarım ev ödevlerini yaparlarken pek çok şey öğrendim. Nerdeyse 27 yıldır buradayım.

İki Kültüre de “yabancı” Çocuklar

Türk Kültürüyle büyüsün ama Almanlardan geri kalmasın diye bilinçli olmayan anne babaların yetiştirdiği bir gençlik var şu an “yabancı” diye adlandırılan. Gerçekten de iki kültüre de yabancı. Çok doğal olan sinema, okul gezileri yada diğer aktiviteler sen Alman değilsin diyerek geri çevrilen. Fakat ibadethanelerde, düğünlerde ve diğer Türk cemiyetlerinde çekingen davranan gençlerin “Alman gibi” diyerek eleştirildiği şaşkın çocuklar.

Yine de harikalar yaratan bizim insanımızı her yerde her zaman gözlerim arıyor. Bir doktor bir avukat bir öğretmen ve emek vererek yükselmiş olan Türkler gururumuz.

Facebook Yorumları