Dram odaklı spor filmlerine mi denk geldin; hemen hemen hepsi aynı senaryo. Farklılık arıyorsan bu yazı tam sana göre. Çünkü bu yazıda; gülerken keyif alabileceğin spor filmleri mevcut.
Listeye güzel bir futbol filmiyle giriş yapalım.
Öyle böyle değil, baya absürt film Shaolin futbolu. Futbol ve kung fu bir arada. Filmin tam da absürt olduğu nokta burası. Bir zamanların eski futbol yıldızı sıradan bir hayat süren malzemeci iken; bir anda sokakta keşfettiği genç bir yetenek, içindeki futbol ateşini alevlendirir ve onun arkadaşlarıyla futbol takımı kurmaya karar verir.Turnuvaya katılan takım bakalım şampiyon olabilecek mi?
Filmin yönetmeni ve aynı zamanda başrolünde "Kung Fu sokağı" filminden de bilinen Hong Kong'lu Stephen Chow yer alıyor.
Yazı komedi üzerine olduğuna göre; tabii ki listede Adam Sandler filmi olmadan olmaz. Kendisinin birden fazla spor odaklı filmi olsa da, onunla en çok özleşleşen film Happy Gilmore.
Çocukluğundan beri hokeyci olmak isteyen Gilmore, bir türlü seçmeleri geçemez.Tam bu esnada, onu büyüten büyükannesinin evine haciz gelir. Evin ipoteğinin kaldırılması için gerekli parayı nasıl bulabileceği düşünürken, bir bahis sonucu golf topuna çok iyi vuruş yaptığını fark eder. Başta sadece anlık para kazanmak için golf sahasına gelen Gilmore, üstün yeteneği ile kendini turnuvalarda bulur ama bir sorun vardır.
Hokeyden gelen biri olduğu için fazlasıyla agresif ve ağzı bozuk olduğundan, golf çevresinde tüm ilgiyi üzerine çeker.
Listeye bir olimpiyat filmiyle devam edelim.Tabii içinde Asteriks ve Oburiks'in olduğu bir film.İlk cümleden filmin ne kadar absürt ve komik olacağını tahmin edin.O vakit fazla ipucu vermeden kısaca filmin içeriğine bir göz atalım.
Genç Galyalı Mecnuniks, gönlünü güzel Yunan prensesi İrina'ya kaptırır. Onu etkileyebilmek için de arkadaşları Asteriks ve Oburiks ile olimpiyatlara katılmaya karar verir ama karşılarında güçlü Roma takımı ve başında da prensese aşık Brütüs yer alır.
Bu başarılı Fransız yapımında hem komedi yanı hemde güçlü oyuncu kadrosu ile zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız yapımlardan biri.
Listenin belki de en beklenmeyen spor odaklı filmi, bu yapım olabilir. Çocukken sokaklarda oynadığımız yakan top filmin merkez noktası ve üstüne başrolde Ben Stiller yer almakta.
Peter LaFleur spor salonu yöneten bir işletmecidir. Ne var ki işler yolunda gitmez ve iflasa doğru sürüklenir. Kurtuluş için 50.000 dolar gereklidir. Bunun içinde spor salonundan birkaç arkadaşı ile birlikte yakan top turnuvasına katılmaya karar verir. Tabii bu turnuva onlar için hiç kolay olmayacaktır.
Çünkü turnuvanın favorisi, şehrin birçok spor salonunun sahibi White Goodman'ın olduğu takımı yenmeleri gerekmektedir.
Sıradaki film coğrafik olarak bizle hiç ilgisi olmayan beyzbol sporuyla ilgili bir film.Yazı fikrinin ilk aklıma geldiğinde birden çok beyzbol filmi aklıma gelmişti. İşin içine komedi unsuru girince, en mantıklı seçimin Major League olacağına karar verdim
Filme tekrar göz gezdirince ne kadar doğru bir karar verdiğini fark ettim.Çünkü film gerçekten ilginç.
Uzun yıllardan beri şampiyon olamayan Cleveland Indians takımının sahibi vefat eder. Takımda karısı Rachel Phelps'e kalır. O da bu şehirden nefret ettiği için takımı Miami'ye taşımaya karar verir ama kurallar vardır.
Takımın taşınması için seyirci sayısı azalması ve başarısız olmak gerekir. Bunun içinde ligdeki ne kadar kötü ve beceriksiz beyzbolcu varsa, hepsini takımı dahil eder.
Hal böyle olunca da bizler için izlemesi absürt bir film ortaya çıkıyor.
Yazının son filmi bizler için nostaljik bir anlam taşımakta.
Sabahları severek izlediğimiz Looney Tunes karakterleri beyazperde de karşımıza çıkıyor. Üstüne onlara eşlik eden isim NBA'in tüm zamanların en iyi basketbolcusu olan Michael Jordan.
Düşüncesi bile insanı heyecanlandıran yapım üzerinden 30 yıl geçse de izleyenler için yeri ayrı olan bir yapım.
Zaten neden öyle olmasın ki.Looney Tunes karakterleri tam kadro basketbol sahasında. Karşılarında NBA oyuncularının yetenekleri çalan dev uzaylılar. İkonik bir basketbol karşılaşması izliyoruz film boyunca. Üstüne bir de Bill Murray sürprizi var filmde. Daha ne olsun ki, doksanlarda iyi ki çocuk oldum diyenlerin hala favori filmidir Space Jam...
Gülerken Keyif Alınabilecek Film Önerileri






