“Küllerinden doğan şehirlerin kalbi hep saat gibi atar. Hiç susmaz, hep hatırlar.”
İzmit, yalnızca düşmandan kurtulmuş bir şehir değildir.
İzmit, bütün bir milletin yeniden varoluşuna öncülük etmiş bir şehir, bir hafıza, bir direniş coğrafyasıdır.
Tarih boyunca adı değişti: Olbia, Astakos, Nicomedia, İznikmid, İzmid...
Ama ruhu hiç değişmedi. (İlgili Yazı)
Ve o ruh, 28 Haziran 1921 sabahı, küllerin arasından bir kez daha doğruldu.
Önce Ateş Vardı: 24 Haziran Katliamı
Sadece dört gün önce bu şehir kanla yıkanmıştı. (İlgili yazı)
24 Haziran sabahı, İzmit’teki binlerce sivil yakıldı, boğazlandı, susturuldu.
İzmit, sadece taş duvarlarını değil, çocuk seslerini, ezanlarını, şarkılarını, kahkahalarını da yitirdi.
Ve işte tam da bu nedenle, 28 Haziran öyle kolay kazanılmadı.
Yangının dumanı henüz dağılmamışken, sokaklarda hâlâ ayakkabısız çocukların adımları yankılanırken, bu şehir yeniden nefes aldı.
İzmit, bir felaketin hemen ardından gelen mucizeye dönüştü.
Ve bu dönüşüm, sadece silahların değil, inancın, aidiyetin, hafızanın zaferiydi.
Kurtuluş Sadece Askerle Olmaz
İzmit’in kurtuluşu, yalnızca bir askeri harekât değildir.
Bu, halka rağmen değil, halkla birlikte kazanılmış bir zaferdir.
Kara Fatma gibi kadınlar, Halide Edib gibi yazarlar, ismini dahi bilmediğimiz binlerce insan, bu şehrin sokaklarını terk etmedi.
Bazısı savaştı, bazısı savaşamadı ama kaldı.
Ve şehir, o insanlarla birlikte yeniden yürümeye başladı.
İzmit halkı kaldığı yerden değil; yandığı yerden başladı.
Ve bu başlangıç, zamanın akışını bile değiştirdi.
Zamanın Şehri, Zamanı Geri Aldı
İzmit’in simgesi saat kulesidir.
Çünkü bu şehir zamanla yarışmış, zamanı yenmiş, hatta zamanı onarmıştır.
O kule sadece saat göstermez;
İzmit’in geçirdiği yangınları, depremleri, işgalleri ve yeniden doğuşlarını anlatır.
28 Haziran’da, saatler yeniden çalıştı.
Dükkanlar açıldı.
Kadınlar ekmek pişirdi.
Çocuklar sokaklarda oynadı.
Ve bir şehir, yeniden “biz buradayız” dedi.
Cumhuriyet’in Gizli Temeli: İzmit
İzmit, yalnızca kurtarılmış bir şehir değil;
Cumhuriyet’in sessizce atılmış temellerinden biridir.
Sadece Atatürk'ün burada yaptığı meşhur basın toplantısıyla değil; (ilgili yazı)
gösterdiği dirençle, acıya rağmen yaşama tutunuşuyla, modernleşmenin ilk adımlarını attığı yer olmasıyla…
İzmit bir köprü değildir sadece —
geçmişten geleceğe kurulan bir köktür.
Kocaeli olmuştur, ama adı her daim İzmit olarak anılmıştır.
Çünkü bu şehir, kimliğini hep korumuştur.
Kaybetmediği şey, sadece toprak değil; hatıradır.
28 Haziran
Bugün 28 Haziran.
Ve bu gün, yalnızca geçmişi anmak için değil; geleceğe cesaretle bakmak için de var.
Çünkü eğer İzmit yandıysa ama yeniden yeşerdiyse;
biz de yeniden başlayabiliriz.
Her şey küllerin üstünde filizlenebilir.
Yeter ki unutmayalım.
Yeter ki hatırlayan birileri hep olsun.
İzmit'in çocuğu hiç unutmuyor.
Minnetle, saygıyla, gururla...
Kutlu olsun.









