Bir ilçenin gelişmesi sadece yeni binalarla, yeni yollarla ya da birkaç vitrin düzenlemesiyle olmaz.
Asıl gelişme; esnafın iş yapabildiği, vatandaşın rahat dolaşabildiği, gençlerin orada vakit geçirmek isteyip geleceğini orada kurabildiği bir düzenle mümkündür.
Derince’nin de artık günü kurtaran çözümlerle değil, uzun vadeli bir bakışla ele alınması gerektiğini düşünüyorum.

Otopark ve trafik sorunu artık ertelenmemeli
Derince’de esnafın önündeki en büyük engellerden biri otopark sorunu.
Bugün bile ciddi şekilde hissedilen bu mesele, zamanında çözülmezse ileride çok daha büyük bir çıkmaza dönüşecek.
Sadece merkezde değil; Çenesuyu, Yenikent, Yavuz Sultan Selim ve İbni Sina mahallelerinde de benzer sıkıntılar yaşanıyor.
Trafik yoğunluğu ve park problemi, vatandaşın çarşıyla kurduğu ilişkiyi doğrudan etkiliyor. Bu da doğal olarak esnafın işine yansıyor.
Ulaşım tek ayaklı düşünülmemeli
Derince için yalnızca metroya güvenmek yeterli olmayacaktır.
Metro önemli bir ihtiyaçtır; ancak sınırlı sayıda durakta hizmet vereceği için ilçenin bütün hareketliliğini tek başına taşıması zor görünüyor.
Bu nedenle tramvayın mutlaka Derince’ye gelmesi, hatta mümkünse Körfez’e kadar uzatılması gerekir.
Tramvay daha fazla noktaya temas eder. Bu da esnaf açısından daha fazla hareket, daha fazla görünürlük demektir.
Kuzey-güney hattında çalışan otobüslerin metro ve tramvayla entegre edilmesi hâlinde trafik ciddi anlamda rahatlayabilir.
Ama bu sistemin işlemesi için araçla gelen vatandaşlar adına otopark meselesinin eş zamanlı çözülmesi şarttır.
Şehirde temel ihtiyaçlar da unutulmamalı
Bir ilçenin gelişmişliği sadece büyük projelerle ölçülmez.
Bazen umumi tuvalet, bebek bakım alanı gibi temel ihtiyaçlar bile şehir hayatının kalitesini belirler.
Bugün Derince’de, camiler dışında vatandaşın rahatça kullanabileceği yeterli WC alanı bulunmuyor.
Özellikle Çenesuyu’ndan Merkez Camii’ne kadar olan hatta bu eksiklik açık şekilde hissediliyor.
Aynı şekilde bebek bakım alanlarının yetersizliği de aileler açısından önemli bir sorun.
Derince genç nüfusu çekecek bir merkez hâline gelmeli
Bir ilçenin ekonomik ve sosyal olarak canlanması için gençlerin orada bulunması gerekir.
Bu yüzden Derince’ye bir üniversite fakültesi kazandırılması çok önemli.
Bunun yanında bir teknopark kurulması, ilçeye yeni bir dinamizm kazandırabilir.
Genç nüfusun artması; konaklamadan yeme içmeye, kırtasiyeden ulaşıma kadar birçok alanda esnafa canlılık getirir.
Derince’nin bir kent kimliği olmalı
Her şehrin, her ilçenin bir yüzü vardır.
Derince de kendisini daha belirgin bir kimlikle anlatmalı.
Örneğin Derince, bir spor ilçesi olarak konumlandırılabilir.
Buz sporları, atış poligonları, kapalı spor salonları, at binme parkurları ve farklı spor kulüpleriyle bu kimlik güçlendirilebilir.
Buna doğa yürüyüşleri ve dağ bisikleti parkurları da eklenirse, ilçe yalnızca yaşayanlar için değil ziyaretçiler için de çekim merkezi hâline gelir.
Çınarlıdere’den merkeze düzenlenecek ring servisler, doğa rotalarına gelen ziyaretçilerin şehir merkezine inmesini sağlayabilir.
Aynı sistem limana gelen ziyaretçiler için de düşünülebilir.
Akşam yaşayan bir şehir merkezi kurulmalı
Şehir merkezleri sadece gündüz açık dükkânlardan ibaret olmamalı.
İnsanların akşam saatlerinde de vakit geçirmek isteyeceği alanlar oluşturulmalı.
Bu yüzden panayırlar, fuarlar, akşam etkinlikleri ve tematik organizasyonlar büyük önem taşıyor.
Özellikle Denizciler Caddesi akşam saatlerinde cazibe merkezi hâline getirilebilirse, esnaf da bundan doğrudan fayda görür.
Büyük ölçekli ticaret alanları düşünülmeli
Bugün Derince’deki birçok dükkânın fiziki yapısı, büyük markaların gelmesine uygun değil.
Bu nedenle ilçede yeni ve planlı ticari alanlara ihtiyaç var.
Örneğin 44 Evler bölgesindeki boş alan değerlendirilerek; altı otopark, üstü iş yerleri olan modern bir ticaret merkezi kurulabilir.
Üst katlarında sinema, bowling ve benzeri sosyal alanların yer aldığı bir yapı, hem ilçeye hareket kazandırır hem de vatandaşın başka ilçelere gitme ihtiyacını azaltır.
Sanayi esnafı için yeni bir düzen kurulmalı
Derince’de yalnızca çarşı esnafı değil, sanayi esnafı da düşünülmeli.
Ya mevcut yerlerinde ciddi bir iyileştirme yapılmalı ya da Körfez ile birlikte kuzeyde modern bir sanayi sitesi kurulmalı.
Bu alan içinde galericiler sitesi de yer alabilir.
Marangozlar, tamirciler ve diğer zanaatkârlar daha sağlıklı şartlarda hizmet verirken şehir içindeki dağınıklık da azalır.
Esnafın geleceği ortak akılla planlanmalı
Derince esnafını halkla buluşturacak fuarlar, panayırlar ve ortak organizasyonlar da önemli bir ihtiyaç.
Bu noktada Derince Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın üstlendiği rol kıymetli.
Sayın Bekir Sargın Başkan ile yaptığımız görüşmede, esnafın bugünü ve yarını adına dikkat çekici projeler üzerinde çalışıldığını gördüm.
Bunlardan biri; Derince Kaymakamlığı, Derince Belediyesi ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle, Esnaf Odası öncülüğünde geniş katılımlı bir Esnaf Çalıştayı düzenlenmesi.
Bu çalıştayın sonunda Derince için 50 yıllık bir master plan hazırlanması hedefleniyor.
Ayrıca Esnaf Müzesi gibi projeler de gündemde.
Bunların her biri, doğru şekilde hayata geçirilirse Derince’nin çehresini değiştirebilecek adımlar.
Sayın Başkan’a şimdiden başarılar diliyorum.
Bu projelerin tamamına bu yazıda girmiyorum.
Bir sonraki köşe yazısında, bu çalışmaların detaylarına daha geniş yer vermek istiyorum.






