Dünyanın gösterişli halleri, yapmacık çıkarcı insanları çekmiyor dikkatimi. Bana bir parça, yüreği güzel, samimi insan lazım. Maksim Gorki

Ne kadar da doğru söylemiş Gorki. Samimiyet maskesi arkasında kötülüklerini saklamaya çalışan o çirkin yürekli insanlardan hepimiz çok sıkıldık, bıktık, nefret ettik artık. İnsanlar çok değişti. İnsanlık kavramını yitirdi. Gülünesi oldu! Bir parça da olsa güzel yürekli ve gerçekten samimi insanları özler olduk.


Etrafımıza baktığımızda her şeyin giderek güçleştiğini görüyoruz. Doğa hırçın, ekonomi, iklim değişikliği gibi nice sorun içinde bir de kötü insanlar olunca hayat çok zor geçiyor. Hiçbir makyaj, şatafat, gösteriş içindeki kötülüğü yok etmiyor insanın. Samimi olmayan yapmacık davranışlar maskelerini indirdiklerinde tüm çirkinlikleri ortaya saçılıyor. Umduklarımızı bulamamalarımızın bizlere yaşattığı çöküntülerde her geçen gün -daha da- yaşam gücümüzü tüketiyor

Ruha estetik yok mu?

Şu ölümlü dünyada yaptıklarımızla ya da yapmadıklarımızla, yaşadığımız veya yaşattıklarımızla birkaç hikâyemiz kalacak.

Hikâyelerimiz neden güzel olmasın? Hikâyelerimize sahip çıkmak bizim elimizde. Kolayı başarmak değil, yaşadığımız şey ne olursa olsun güzele çevirmek olmalı amacımız. İnsan hata yapar, hatasız olmak için çaba göstermediğinde çirkinleşir. Fiziki çirkinlikten bahsetmiyorum tabii ki. Artık çirkin insan kalmayacak neredeyse. Herkes güzellik merkezlerinde, herkes estetik ameliyatlar peşinde. Cebindeki paranın gücü yüzünü ve bedenini güzelleştiriyor insanların. Günümüzde bedenimizde yapılan onca estetik ameliyat için verilen çabayı keşke biraz da yüreğimiz için harcasak ne güzel olur değil mi? Kıskançlıkları, kötülükleri akıldan ve yürekten temizleyen bir estetik ameliyat yapılabilse keşke!

Aslında dünyanın güzelliği bizim elimizde…

Dünyanın güzelliğini ve zenginliğini yaşamak tabii ki hepimizin hakkı. Bunu başarabilmek için de dişimizi tırnağımıza takıp çabalamalıyız. Ancak, diğer yandan da insani yanımızı da güzel duygularla besleyelim.


Toplumların devamı için güvenin önemini tartışmak bile söz konusu olamaz. Karşılıklı olarak birbirlerine güvenen insanların oluşturduğu toplumlar ancak başarılı olabilirler. Böylelikle toplumlar uzun süre sağlıklı şekilde ayakta kalabilir.

Güven ortamı bozulmuş toplumların yıkılması ise kaçınılmaz. Artık günümüzde çoğumuz, insanların birbirlerine güvenlerinin kalmadığından, aldatmaların, hırsızlık, sahtekârlık, yalancılığın arttığından şikâyet ediyoruz. İnsanların görüntüleriyle bağdaştıramadığımız kirli düşüncelerini fark ettiğimizde dehşete kapılıyoruz. Sahte gülüşler, dostluklar midemizi bulandırıyor artık. İnsanlık gülünesi olmuş neredeyse.

İnsanız biz…


Geçmişte bilmeden ya da bilerek kendimiz de yaşamış ya da yaşatmışızdır. İnsanız hata yaparız…

Oysa asıl olan hatalardan ders çıkartıp, samimiyetle bu hataları düzeltmektir. Pişmanlıkların içinde yok olup gitmek te değildir doğrusu. Cesaretle kendi hatalarına sahip çıkmalı insan. Cesaretini yitirdiği zaman hayatını daha da yanlışlara yöneltir insan.

İki tür insan daima açtır. Biri bilimi arayan, diğeri de parayı. Cat Stevens

Kendimizi tanımakla başlamalıyız önce. İyiliklerimizi ve kötülüklerimizi samimiyetle itiraf etmeliyiz kendimize.

Hepimizin bu dünyada becereceği bir şeyler vardır. Kimi güzel yemekleriyle, kimi bilimiyle, kimi temizliği, kimi sesiyle. Kimi bir topa vuruşuyla, kimi anlatımıyla mükemmeldir.

Fazla hırsa gerek yok aslında. Başkalarının yaptıklarını çalmaya da gerek yok. Bilimi aramak, aradıkça doymamak insani güzel bir emektir. Ancak, paraya aç olan insanın yapacaklarının sınırı yoktur. Vicdanlarını kullanmaz onlar, bu yüzden tertemizdir vicdanları.

Kötülüklerinin sınırı olmayan, samimiyetsiz, çıkarcı, yalancı, çirkin ruhlarıyla insanların umutlarını hayatlarını yıkıyorlar. Kendi mutlulukları ve hırsları yüzünden başkalarına çektirdikleri acıların sonu yok onlarda. Çıkarları için her şeyi yapar, herkesi satarlar. Sahte insanlar yüzünden yalnızlık yoldaşımız oldu. Oysaki insanız biz. Acılarımız da sevinçlerimizde paylaşınca anlam kazanır.

Yalnızlık yoldaşımız oldu sahte insanların yüzünden…

Gerçek kişiliği ile samimiyetle ve sevgiyle yaşasa insanlar hayat bu kadar zor olmaz hiçbirimize.


İyi yaptığınız bir şey bulun ve onu sevgiyle yapın... İyi yapamadığınız ama yapmanız gereken şeyleri de sevgiyle yapın. Bakın o zaman daha güzel olacak her şey. Bu hayatta tek çıkış yolumuz, bize iç barış getirecek tavır budur. Kendinizden hoşnut olun. Hoşnutluk herkese ve her şeye şefkat duymanızı, sakinleşmenizi, pişmanlık veya yoksunluk hissinden kurtulmanızı sağlar.


Sevgiyle yapın... Samimiyetle yaşayın bu hayatı... Hepsi bu.

Değiştiremediğiniz şeylere rağmen, güzel yaşayın. Kimse kalbinizi çirkinleştiremesin. Kimse size ne olmanız gerektiğini söylemesin. Doğruluğa, güzelliğe dair söylenenler başka tabii. Siz içinizdeki bilen parçaya sımsıkı tutunun.

Güzelliğiniz sarsın hayatı. Küçücük gördüğünüz hikâyenizin ne büyük şeylere vesile olduğunu bilmeseniz de, cesur olun, samimi olun ve yaşayın.

Yeter ki sevgiyle, güzellikle, samimiyetle yaşayın.

İnsan olmanın gururunu yaşayabilmek ancak insan olma yolunda ilerlememizle olur. Gösterişli yaşam elinden alındığında gülünesi zavallı insanlar her yerde, her şekilde kirletir dünyayı..

Nalan AĞDAŞ