Ömer Hayyam; Rubai, Felsefe, Matematik ve Astronomi ile ilgili, dünya bilim tarihi içinde önemli bir yeri olan; büyük bilim insanını  Rubaileriyle Anı’Yoruz bugün.

Nalan AĞDAŞ

Tüm Yazıları

Felek ne cömert ne aşağılık insanlara!

Han hamam, dolap değirmen, hep onlara.

Kendini satmayan adama ekmek yok:

Sen gel de yuh çekme böylesi dünyaya!

Ömer Hayyam

On ikinci yüzyılda yazdığı dizeleriyle bugün tüm insanlığa ders verecek nitelikte rubaileri olan; matematik, felsefe, edebiyat ve astronomi dallarında buluşlarıyla hala adından söz ettiren bilim insanı.

Ömer Hayyam’ ın hayatı:

Asıl adı Gıyaseddin Eb’ul Feth Ömer İbni İbrahim el-Hayyam’dır.

Çadır yapma işiyle uğraşan (hayyam-”çadır yapan”) bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

İran’ın Nişabur şehrinde 18 Mayıs 1048 tarihinde doğan bilim insanı, 4 Aralık 1131 yılında, 83 yaşında aynı şehirde hayata veda eder.

 

Yetişmesi..

Afganistan’ın kuzey bölgesinde bulunan Belh’de tanınmış bir araştırmacı olan Şeyh Muhammed Mansuri’nin yanında eğitim aldı. Daha sonra Nişabur bölgesinin en büyük hocalarından olan İmam Nişaburlu Mowaffaq’ın yanında eğitim almıştır. Cebir, Geometri, Astronomi gibi alanlarda çalışmalar yapan Ömer Hayyam, pek çok teoremin yaratıcısı olmuştur. Felsefe, ilahiyat eğitimleri de almış olan Ömer Hayyam, evren, var oluş, cennet–cehennem, tanrı, toplum ve ahlak gibi konular üzerine düşünmüştür. Yazmış olduğu rubaileriyle evrensel bir nitelik kazanmıştır. Bunca üretkenliğinin yanında Selçuk hükümdarı Melikşah’a da danışmanlık yapmıştır.

Şiir, felsefe, matematik ve astronomi alanlarında dünya bilim tarihi içinde önemli bir yer edinmiş olan Ömer Hayyam özellikle de matematik, astronomi konularında dünyanın önde gelen bilim insanlarındandır. ¹

 

Celali takvimi bulan kişi Ömer Hayyam’dır.

Miladi ve Hicri Takvimlerden çok daha hassas olan Celali Takvimi (Hicri Şemsi takvimi)’ni Ömer Hayyam’ın başkanlığında bir kurul güneş yılı esasına göre düzenlemiş, Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah’a sunmuştur. Ayrıca ilk modern rasathaneyi kuran kişidir. Kendi doğum tarihini araştırıp tam olarak bulmasından dolayı Ömer Hayyam’ın doğum tarihi günü gününe bilinir.

“X”‘in babası

Horasan’ın yıldızı, İran’ın ve Irak’ın dâhisi, filozofların prensi gibi lakaplarla da anılan Ömer Hayyam, binom açılımını ilk kullanan kişidir. Hayyam, üçüncü dereceden bilinmeyen denklemlerle ilgili yazdığı bir eserinde, bugünkü x’in de temelini atmış. Bilinmeyen yerine “şey” anlamına gelen Arapça bir kelime kullanmış. Bu eseri diğer dillere çevrilirken, “şey” kelimesi İspanyolca’ya “Xay” olarak geçmiş. Hepimizin bildiği “x” ifadesi böyle doğmuş. Okullarda Fransız matematikçi Blaise Pascal’ın soyadıyla öğretilen Pascal Üçgeni adlı matematik kavramı aslında Ömer Hayyam tarafından oluşturulmuştur.

İbn-i Sina’dan sonra doğunun yetiştirdiği en büyük bilgin olarak kabul edilen Ömer Hayyam, Horasan’daki Belh, Buhara ve Merv gibi bilim merkezi haline gelmiş şehirleri gezerek yeni şeyler öğrenmiş. Bağdat’a da giden büyük bilgin, Selçuklu Sultanı Melikşah ve Karahanlı Sultanı Şemsülmülk Nasr gibi dönemin hükümdarlarıyla iyi ilişkiler içinde olmuştur. İlahiyattan fiziğe, astronomiden tarihe pek çok alanda akıl yürüterek, öğrendiklerinin üzerine yeni şeyler katmaya çalışmıştır.

 

Yaşadığı dönemin ve kendinden önce yaşayanların toplum kurallarının, insan aklına koyduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamıştır. Hatta tarihteki ilk savaş karşıtı açıklamayı yapan kişinin de Ömer Hayyam olduğu söylenmektedir.

Hala dillerde dolaşan Rubaileri…

İran ve Doğu edebiyatında rubai türünün kurucusu olan Ömer Hayyam, kolay anlaşılan ve gerçekçi bir dille yazdığı rubaileriyle hem kendi zamanına hem de çağının çok daha ötesine damgasını vurmayı başarmıştır.

Bilinen rubailerinin sayısı 158’dir. Rubailerinin sayısı konusunda kesin bir bilgi bulunmasa da, bir çok rubai ünü sebebiyle Hayyam’ın rubailerine karıştırılmıştır. Rubailerinde; dünya, var oluş, Allah, devlet ve toplumsal örgütlenme gibi konularda özgürce ve sınır tanımaz bir şekilde akıl yürütmüştür. Rind karakterinin öncüsüdür. Yaşadığı dönemin ve kendinden önce yaşayanların toplum kurallarının, insan aklına koyduğu sınırları kabullenmemiş, bir anlamda dünyayı, insanı, var oluşu kendi aklıyla baştan tanımlamıştır. Hatta tarihteki ilk savaş karşıtı açıklamayı yapan kişinin de Ömer Hayyam olduğu söylenmektedir.

Hayyam, İslam dünyasında felsefenin hak ettiği ilgiyi gördüğü, Selçuklu saraylarında ise sentez bir Orta Doğu kültürü (Türk-Hint-Arap-Çin-Bizans) oluşmaya başladığı bir dönemde yaşamıştır. Böylece nispeten yansız ve bilimsel bir öğrenim görmüş, felsefeyi günah saymayan bir toplum içinde özgürce felsefe ile ilgilenebilmiştir. Bunun yanında, bilime olan düşkünlüğü nedeniyle daha o zamanlarda dinsiz olarak (ilk olarak Gazali tarafından) anılmış, astronomi üzerine fikirleri yüzünden, kurduğu rasathane bile yıkılmıştır.

Eserleri:

Ömer Hayyam’ın bilimsel çalışmaları ve rubailerinin bir çoğunu kaleme almadığı belirtilmektedir. Buna rağmen günümüze gelebilen eserleri;

 

Kitapları:
  1. Ziyc-i Melikşahi. (Astronomi ve takvime dair, Melikşah’a ithaf edilmiştir)
  2. Kitabün fi’l Burhan ül Sıhhat-ı Turuk ül Hind. (Geometriye dair)
  3. Risaletün fi Berahin İl Cebr ve Mukabele. (Cebir ve denklemlere dair)
  4. Müşkilat’ül Hisab. (Aritmetiğe dair)
  5. İlm-i Külliyat (Genel prensiplere dair)
  6. Nevruzname (Takvim ve yılbaşı tespitine dair)
  7. Risaletün fil İhtiyal li Marifet. (Altın ve gümüşten yapılmış bir cisimde altın ve gümüş miktarının bilinmesine dair. Almanya Gotha kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  8. Risaletün fi Şerhi ma Eşkele min Musaderat (Öklid’in bir probleminin çözülmesi metoduna dair, Hollanda Leiden kütüphanesinde bir nüshası vardır. F. Woepcke fransızcaya çevirmiştir.)
  9. Risaletün fi Vücud (Felsefede ontoloji bahsine dair. Britanya kütüphanesinde bir nüshası mevcuttur.)
  10. Muhtasarun fi’t Tabiiyat (Fizik ilimine dair.)
  11. Risaletün fi’l Kevn vet Teklif (Felsefeye dair).
  12. Levazim’ül Emkine (Meskûn yerlerin iklimi ve hava değişikliklerine dair)
  13. Fil Cevab Selaseti Mesâil ve fi Keşfil Hicab (Üç meseleye cevap ve alemde zıtlığın zorunlu olduğuna dair)
  14. Mizan’ül Hikem (Pırlantalı eşyaların taşlarını çıkarmadan kıymetini bulmanın yöntemine dair)
  15. Abdurrahman’el Neseviye Cevab (Hak Teâlâ’nın alemleri yaratmasının ve insanları ibadetle yükümlü kılmasının hikmetine dair)
  16. Nizamülmülk (Arkadaşı olan vezirin biyografisi)
  17. Eş’arı bil Arabiyye (Arapça rubaileri)
  18. Fil Mutayat (İlim prensipleri)

Şiirleri:

1 Nolu Rubai

Sefa Sür

Ey Kör

27 Nolu Rubai

Zaman

20 Nolu Rubai

Özgürlük

Pergel

Dörtlükler

Kim Demiş

Aşk

Bir gün öleceksin.

Ömer Hayyam hakkında okumalar yaparken gözüme ilişen bu dörtlüğü de sizlerle paylaşamadan gidemezdim.

 

“En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen;

İyilik seven kötülük edemez zaten.

Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur:

Düşmanınsa dostun olur, iyilik edersen.”

İyilik, güzellikleri getirir.

İyiliklerle ve güzelliklerle kalın…

sevgiyle kalın…

 

Son olarak, Ömer Hayyam’a ait  3 ayrı dörtlükten alıntı yapılarak Mehmet Gürel tarafından söylenen “Kimse bilmez” şarkısıyla sizleri baş başa bırakıyorum.

“seher yeli eser yırtar eteğini

seher yeli eser yırtar eteğini gülün

güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün

sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler

kopup dallarından toprak olmadalar her gün”

“bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye

ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe

aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen

mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işte”

bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende

gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?

bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim

gezecek, bizim toprağın yeşilliğince”

Kimse bilmez, kimse bilmez 

Facebook Yorumları