Anne olmak benim bu hayatta olmayı en çok sevdiğim şey. Şahane bir anneden bana geçen genlerle en sevdiğim unvan annelik gerçekten de…

Küçücük bir kız çocuğu olduğum dönemlerden beri hep istedim anneliği… Sanırım bütün kadınlar benim gibi…

Figen DEMİRTAŞ

Tüm Yazıları

 

 

Oyuncak Bebeklere Anne Olmak…

Genelde evin içinde oynayan bir çocuktum ben. Astım Günü hakkındaki yazıyı yazarken bu hastalık yüzünden yaşadığım ve anneciğime yaşattığım o günlere döndüm. İşte bu yüzden beni pek sokaklara salmazlardı. Bu yüzden de bir sürü bebeğim vardı benim. Göçmen bir aileden geldiğimi de yazmıştım size. Romanya’dan gelen akrabaların getirdiği maviş gözlü bebeklerim, anneciğimin bezden diktiği ya da orlon iplerden yaptığı ip bebeklerim vardı. Çok sevdiğim plastik bebeklerim de vardı, sık sık kopan bacaklarını kollarını lastiklerle bağlardı annem.

Ve ben işte hepsinin annesiydim. Kimi zaman kumaş parçalarından elbiseler yapar, kimi zaman emzirmeye çalışırdım. Ah o bebekli günlerim… Çocukluğum…

Mükemmel bir anneye sahip olduğum için örneğim de çok sağlamdı. Annem gibi bir olmak en çok istediğimdi.

 

Kediler Köpekler…

Yavrularını enselerinden tutup oradan oraya taşıyan kedileri izleyerek büyüdüm. Yavrularına zarar gelmesin diye en kuytu köşeleri seçerlerdi doğum yapmak için. Dışardan bir tehlike gördüklerinde nasıl da kaplan kesilirlerdi. Tırnaklarını çıkarırdı yeni doğum yapmış anne kedi bebeğine yaklaşan bir tehdidi gördüğünde.

Bir deri bir kemik haline bakmadan beş tane yavrusunu besleyebilmek için kendini hiç umursamadan emzirirdi yavrularını. Ah o kediler…. Köpekler de aynı.

Babaannem “köpekler ana olmasın” derdi hep. Anne olduklarındaki o gözü karalık… Anne olduklarındaki cesaret, fedakarlık… Tüm hayvanlara bakarak anneliğin ne yüce bir duygu olduğunu görebilirsiniz aslında. Etrafınıza bir baksanıza. Yuva kuran bir kumruya, bir ördeğin yavrularını nasıl ardına dizdiğine…

 

Ve seneler geçti….

Artık bir anneyim. Şahane bir annenin kızı olan ben en az O’nun kadar iyi bir anne olmak amacındaydım. 2002 yılı Mayıs ayında anne oldum. Hamileliğim sona erip kızımı doğurduğumda (ki çok zorlu bir süreçti bu) başladı annelik maceram. Uyuduğumda elim karnının üzerinde olurdu hep nefesini hissetmek için. Emzirememek en büyük korkumdu, yirmi ay bunu başardım. Anneciğim bana kıyamadığı için bu kadarla kestik. Bir sağlıkçı olduğum halde ilk ateşlendiğindeki, yeni yürümeye başladığında ya düşerse paniğim… Çarşıda pazarda kızıma kimse dokunmasın telaşım…. Çocukluğumdaki o kedi anne gibiydi aynı. Kızımla beraber yeniden öğrenmek, yaşadığım her şeyi yeniden yaşamak, aslında bebeğimle yeniden büyümek…

Tıpkı annem gibi “geçecek anneciğim” dediğimi, aynı O’nun bana dediği gibi “mis kokulum” diye sevdiğimi fark ettikçe her seferinde yeniden şaşırdığım şey annelik. Anne olmak işte böyle bir şey… Çok tatlı bir huzur…

Ve o minik yavru büyüyüp bir genç kadın olduğunda hissettiğim gurur. Herhalde bir annenin istediği en büyük hediye.

 

Anneler Günüm Kutlu Olsun…

Anneler Günü benim için çok zor geçen bir gün. Annem olmadan geçirdiğim ikinci anneler günüm bu. O’na hediye almadığım, koşup öpemediğim, dizinde yatamadığım… Annesi olmayanlar beni çok iyi anlayacaklardır. Dedim ki; “bu acı benim hep içimde olacak ama bu gün benim de günüm.” O halde kaybettiğimiz tüm annelerimizi en içten sevgi ve özlemimizle anacağız ve anne olan kendimizi kutlayacağımız bir gün olsun bugün.

Evet… Kutlu olsun öyleyse benim için de anne olan tüm arkadaşlarım içinde…

 

Tüm annelere sevgiyle….

Benden Sana

#anneolmak #annelergünü #annelervekızları #annelergünükutluolsun #annelerveevlatlar

Facebook Yorumları