Cumartesi, Temmuz 2, 2022
Ana SayfaÖnemsiYorumÖnemli ZamanlarHediye Vermek Almaktan Daha Güzel

Hediye Vermek Almaktan Daha Güzel

Hediye vermek zamanı şimdi. Tam da yılbaşı gelmişken… Okullarda, işyerlerinde…. Bütçemize göre, içimizden geldiğince hediyeleşmek zamanı.


8 dakika


Hediye vermek zamanı geldi işte. Yeni umutlarla… En güzel dileklerle… Hediye aldığımız da olur elbette ama bana göre vermek daha güzel. Zaten “veren el, alandan evladır.”

Yepyeni umutlarla bir yeni yıl daha başlayacak birkaç gün sonra. Yepyeni hayaller kuracağız hep birlikte. Önce kendimiz için, sonra kendimize verdiğimiz hediyelerle tüm çevremiz için sevinç olsun. Öyle hediyeler verelim ki güller açsın bu mavi gezegen.

Bir hediye de kendiniz için seçin!

Hediye vermek özel günlerin vazgeçilmezi. “Seni unutmadım” demek hediye vermek. “Seni önemsiyorum” demek, “seni özledim demek bazen. Anneler günü, sevgililer günü, doğum günleri Bazen bayramlar; dantelli mendillerin arasındaki harçlıklar… Bazen hiç ummadığın anda aldığın “iyi ki varsın” çiçeği… Bazen de hayallerini yazmak için İlknur’dan gelen bir defter.

Hep başkalarına mı bu hediye vermek işi? Ya biz? Kendimize niye hediye vermiyoruz ki.

Bu yıl başka başlasın istiyorum ben. Bu yılbaşında kendinize umut dolu bir hediye alın. Sevgi koksun buram buram. Bu sefer hediye alırken önce kendinizi düşünün.

Örneğin beyaz sabun kokusunun misler gibi koktuğu bir hamamda rahatlatıcı bir masaj hediye edin kendinize. Tüm yılın stresini atın, bırakın köpüklerle birlikte orada. Ve yeni yıl için tazelenin.

Ya da yeni bir dans öğrenmek için çalın bir dans okulunun kapısını. Kendinizi müziğin ritmine bırakın, bırakın dolaşsın ayaklarınız özgürce.

Ne bileyim belki yeni bir kitap. Belki minik bir gezi aklınızı boşaltmanızı sağlayan.

İlle de önce kendinizden başlayın sevindirmeye. Bu kez önce kendinizi sevin en çok. Siz gülün ki önce, çevrenizdeki her şey gülsün size.

Hediye vermek sizden çocuklarınıza geçsin.

Hediye vermek bir gelenektir aslında. Doğduğunuzda başlar hediyeler. Bir bebek doğar, eve giren her misafirin elinde hediyeler vardır. Bazen yumurta gelir, yuvarlana yuvarlana büyüsün diye. Bazen rengarenk battaniyeler, hırkalar… Sonra evlenirsiniz, ev alırsınız devam eder hediyeler. Sonrasında da o evlerde büyüyen çocuklar öğrenir. Bilirler ki gönül almak işidir. Anlarlar ki bir insanı mutlu etmekten geçiyor yaşamın sırrı.

Hediyeleşmek için illa ki büyük büyük bütçelere de gerek yok aslında. El emeği göz nurudur en değerli olan. Gönülden kopup geldiğini bildiğiniz hediyedir en kıymetlisi. “Aklımdasın!” diye haykırandır. O vakit hatırladığınızı bildirmek gerek bütçeleri zorlamadan.

Hediyeleri çocuklarınızla birlikte hazırlayın.

Dedim ya hediye vermek büyükten küçüğe geçer. Sonrasında okul yıllarında hediye çekilişleri yapılır bu alışkanlık pekişsin diye. Kutlamalar her zaman güzeldir. Hediyeleşmek de kutlamaların özellikle yılbaşı kutlamalarının ayrılmaz parçasıdır. Ama…

Ama kendi öğrencilik yıllarımdan da kızımın döneminden de hatırladığım bu kutlamaların gerçekten de pahallıya patladığı. Hele de hayat artık geçmişten çok pahallı iken şimdi bu hediyeleşmek işi nasıl olacak? Hele de dünyayı bu kadar tüketmişken, sürekli sadeleşmeyi, tasarrufu anlatıyorken nasıl olacak?

Daha önce de dönem dönem özellikle kızımın okullarında dile getirdiğim bir projeydi bu. Çocuklar hediye vermek istediği arkadaşları için kendi hediyelerini tasarlayacaktı bu projede. Çok da güzel olmaz mıydı? Ancak özellikle ebeveynler tarafından hiç olur almadı. Bilmiyorum nedenini. Belki bu iş için yeterli zamanları yoktu, belki de paraları çoktu. Bu işleri organize edecek olan eğitimcilerin ise belki de müfredatlarında böyle bir konu yoktu. Bilemiyorum. Ama çocukların hayal güçlerini ortaya koyacağı, el emeklerini yarıştıracağı hediyeleri yapmaları çok şahane olacaktı.

Peki neler yapabilir bu çocuklar? Evlerinde şahane bir kek de yapabilirler arkadaşları için, basit bir bez bebek de, tahtadan arabada. Belki bir resim çizerler yıllar sonra bir araya geldiklerinde kendi çocuklarına gösterdikleri. Biraz büyüdüklerinde belki sıra arkadaşına atkı örer biri, bir diğeri atık ürünlerden bir kalemlik yapar. Belki de renkli boncuklardan bir bileklik.

Çocukluğu geçmiş gitmiş biri olarak hayal gücüm epey azaldı. Ama şimdinin çocukları ellerindeki imkanlarla kim bilir neler neler yapar.

Aklıma gelen iki tanesi de aşağıda işte.

Origami

Hatırlar mısınız henüz televizyon tek kanallıyken haftasonumu yayınlanan çocuk programlarında origami vardı. O günlerde hepimiz televizyon karşısına geçer, ellerimizde kağıtlar beklerdik.

Neden güzel bir hediye olmasın ki bu katlama sanatı. Bence olurdu. Ben alsam sevinirdim kesinlikle.

İşte size şahane origamiler yapmayı öğreten kitaplar tam da burada.

Tebrik kartları

Hediye vermek için ille de kutuya da gerek yok. Resim ya da elişi ya da şimdilerde adı herneyse o dersin, o derslerde güzel tebrik kartları hazırlayabilirler pek ala.

Kim bilir ne hayaller resmedilir o kartların üzerine. Nasıl güzel süslerler çocuklar onları. Arkalarında ya da içlerinde umut dolu cümleler, şahane temenniler yer alırdı.

En güzeli de bu güzel geleneğimiz eski zamanlarda kalmamış olurdu.

Yeni yıl kutlu olsun…

Yılın son haftasından yeni yıl yaklaşmışken ben de dileklerimi iletmek istiyorum sizlere…

Yeni yıl dediğimiz şey, yılbaşı olarak kutladığımız şey aslında bu güzel gezegenin doğumgünü. Hiç böyle düşündünüz mü? O zaman ilk dileğim dünya için. Onun kıymetini daha çok bildiğimiz, geleceğini güzelleştirmek adına çalıştığımız bir yıl olsun. Gezegenimizi hep beraber yarınlara ulaştırmak elimizde. Tüketmeden!

Sonra bu gezegenin tüm canlılarına. Seslendiğimse insanlık. Sadece biz yaşamıyoruz bu dünyada. Bizim kadar başka canlıların da hakkı var. Güvercinden, sarmaşığa, balinadan, sansara, çınar ağacına… Tüm canlıları daha çok sevdiğimiz, onları daha çok koruduğumuz bir yıl olsun.

Ve insanlık için son dileğim. Tüm insanlık için daha çok saygı, daha çok sevgi, daha çok barış diliyorum. Ve tabii ki sağlık en çok dileğim.

Yeni yıl kutlu olsun hepimize ve mutlu yıllar dünya…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1946 Timur Selçuk (76)
Vefat
- 1961 Ernest Hemingway (61)
Temmuz 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Sanat Eseri Boyama Kitabı

Sanat Eseri Boyama Kitabı. Ünlü sanat eserlerinin çizimleri ve renk paletleri önünüzdeyken, aynı eseri siz nasıl renklendirirdiniz.

Öyle Bir Yerdeyim ki

Öyle bir yerdeyim ki! diyor Hasan Hüseyin Korkmazgil, tam da içimizden gelip de, bir türlü dilimizden dökülmeyen...

Unvansız Gönüllüler

Unvansız Gönüllüler. Onlar etiketlerini bir kenarda bırakmış olan gizli kahramanlar. Kah eğitim ve sanat, kah toplumsal fayda... Gururla "PaylaşıYorum"
Figen DEMİRTAŞ
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Haziran

Haziran; sıcağından kirazına, evliliğinden hazır bulunmasına kadar hoş gelmiş. Ayların en babası, çevresinin en duyarlısı; yazı getirmiş.

Fikriye

Fikriye eski Türk filmlerindeki hikayelerin kahramanlarından biri gibi. O, Mustafa Kemal'e aşık ve aşkıyla göçüp giden bir genç kadın.

Kırmızı Ayakkabı

Kırmızı ayakkabı vardı bizi bekleyen bayram sabahı yatağımızın altında, sonra uzun bayramlaşmalarla süren bir Ramazan Bayramı tatili.

Arefe, Çocuk Kalbi, Mezar Parası

Arefe günü... Arife, Arif, Araf... Bayramlardan önce, son telaş ve hazırlık. Enerjisi, hikmeti ve güzellikleriyle hepimize "görmeyi getirsin" dileğiyle