0.4 C
Kocaeli
Çarşamba, Ocak 19, 2022

Mağaza

Ana SayfaÖnemsiYorumÖnemli ZamanlarHediye Vermek Almaktan Daha Güzel

Hediye Vermek Almaktan Daha Güzel

Hediye vermek zamanı şimdi. Tam da yılbaşı gelmişken… Okullarda, işyerlerinde…. Bütçemize göre, içimizden geldiğince hediyeleşmek zamanı.


3 dakika


Hediye vermek zamanı geldi işte. Yeni umutlarla… En güzel dileklerle… Hediye aldığımız da olur elbette ama bana göre vermek daha güzel. Zaten “veren el, alandan evladır.”

Yepyeni umutlarla bir yeni yıl daha başlayacak birkaç gün sonra. Yepyeni hayaller kuracağız hep birlikte. Önce kendimiz için, sonra kendimize verdiğimiz hediyelerle tüm çevremiz için sevinç olsun. Öyle hediyeler verelim ki güller açsın bu mavi gezegen.

Bir hediye de kendiniz için seçin!

Hediye vermek özel günlerin vazgeçilmezi. “Seni unutmadım” demek hediye vermek. “Seni önemsiyorum” demek, “seni özledim demek bazen. Anneler günü, sevgililer günü, doğum günleri Bazen bayramlar; dantelli mendillerin arasındaki harçlıklar… Bazen hiç ummadığın anda aldığın “iyi ki varsın” çiçeği… Bazen de hayallerini yazmak için İlknur’dan gelen bir defter.

Hep başkalarına mı bu hediye vermek işi? Ya biz? Kendimize niye hediye vermiyoruz ki.

Bu yıl başka başlasın istiyorum ben. Bu yılbaşında kendinize umut dolu bir hediye alın. Sevgi koksun buram buram. Bu sefer hediye alırken önce kendinizi düşünün.

Örneğin beyaz sabun kokusunun misler gibi koktuğu bir hamamda rahatlatıcı bir masaj hediye edin kendinize. Tüm yılın stresini atın, bırakın köpüklerle birlikte orada. Ve yeni yıl için tazelenin.

Ya da yeni bir dans öğrenmek için çalın bir dans okulunun kapısını. Kendinizi müziğin ritmine bırakın, bırakın dolaşsın ayaklarınız özgürce.

Ne bileyim belki yeni bir kitap. Belki minik bir gezi aklınızı boşaltmanızı sağlayan.

İlle de önce kendinizden başlayın sevindirmeye. Bu kez önce kendinizi sevin en çok. Siz gülün ki önce, çevrenizdeki her şey gülsün size.

Hediye vermek sizden çocuklarınıza geçsin.

Hediye vermek bir gelenektir aslında. Doğduğunuzda başlar hediyeler. Bir bebek doğar, eve giren her misafirin elinde hediyeler vardır. Bazen yumurta gelir, yuvarlana yuvarlana büyüsün diye. Bazen rengarenk battaniyeler, hırkalar… Sonra evlenirsiniz, ev alırsınız devam eder hediyeler. Sonrasında da o evlerde büyüyen çocuklar öğrenir. Bilirler ki gönül almak işidir. Anlarlar ki bir insanı mutlu etmekten geçiyor yaşamın sırrı.

Hediyeleşmek için illa ki büyük büyük bütçelere de gerek yok aslında. El emeği göz nurudur en değerli olan. Gönülden kopup geldiğini bildiğiniz hediyedir en kıymetlisi. “Aklımdasın!” diye haykırandır. O vakit hatırladığınızı bildirmek gerek bütçeleri zorlamadan.

Hediyeleri çocuklarınızla birlikte hazırlayın.

Dedim ya hediye vermek büyükten küçüğe geçer. Sonrasında okul yıllarında hediye çekilişleri yapılır bu alışkanlık pekişsin diye. Kutlamalar her zaman güzeldir. Hediyeleşmek de kutlamaların özellikle yılbaşı kutlamalarının ayrılmaz parçasıdır. Ama…

Ama kendi öğrencilik yıllarımdan da kızımın döneminden de hatırladığım bu kutlamaların gerçekten de pahallıya patladığı. Hele de hayat artık geçmişten çok pahallı iken şimdi bu hediyeleşmek işi nasıl olacak? Hele de dünyayı bu kadar tüketmişken, sürekli sadeleşmeyi, tasarrufu anlatıyorken nasıl olacak?

Daha önce de dönem dönem özellikle kızımın okullarında dile getirdiğim bir projeydi bu. Çocuklar hediye vermek istediği arkadaşları için kendi hediyelerini tasarlayacaktı bu projede. Çok da güzel olmaz mıydı? Ancak özellikle ebeveynler tarafından hiç olur almadı. Bilmiyorum nedenini. Belki bu iş için yeterli zamanları yoktu, belki de paraları çoktu. Bu işleri organize edecek olan eğitimcilerin ise belki de müfredatlarında böyle bir konu yoktu. Bilemiyorum. Ama çocukların hayal güçlerini ortaya koyacağı, el emeklerini yarıştıracağı hediyeleri yapmaları çok şahane olacaktı.

Peki neler yapabilir bu çocuklar? Evlerinde şahane bir kek de yapabilirler arkadaşları için, basit bir bez bebek de, tahtadan arabada. Belki bir resim çizerler yıllar sonra bir araya geldiklerinde kendi çocuklarına gösterdikleri. Biraz büyüdüklerinde belki sıra arkadaşına atkı örer biri, bir diğeri atık ürünlerden bir kalemlik yapar. Belki de renkli boncuklardan bir bileklik.

Çocukluğu geçmiş gitmiş biri olarak hayal gücüm epey azaldı. Ama şimdinin çocukları ellerindeki imkanlarla kim bilir neler neler yapar.

Aklıma gelen iki tanesi de aşağıda işte.

Origami

Hatırlar mısınız henüz televizyon tek kanallıyken haftasonumu yayınlanan çocuk programlarında origami vardı. O günlerde hepimiz televizyon karşısına geçer, ellerimizde kağıtlar beklerdik.

Neden güzel bir hediye olmasın ki bu katlama sanatı. Bence olurdu. Ben alsam sevinirdim kesinlikle.

İşte size şahane origamiler yapmayı öğreten kitaplar tam da burada.

Tebrik kartları

Hediye vermek için ille de kutuya da gerek yok. Resim ya da elişi ya da şimdilerde adı herneyse o dersin, o derslerde güzel tebrik kartları hazırlayabilirler pek ala.

Kim bilir ne hayaller resmedilir o kartların üzerine. Nasıl güzel süslerler çocuklar onları. Arkalarında ya da içlerinde umut dolu cümleler, şahane temenniler yer alırdı.

En güzeli de bu güzel geleneğimiz eski zamanlarda kalmamış olurdu.

Yeni yıl kutlu olsun…

Yılın son haftasından yeni yıl yaklaşmışken ben de dileklerimi iletmek istiyorum sizlere…

Yeni yıl dediğimiz şey, yılbaşı olarak kutladığımız şey aslında bu güzel gezegenin doğumgünü. Hiç böyle düşündünüz mü? O zaman ilk dileğim dünya için. Onun kıymetini daha çok bildiğimiz, geleceğini güzelleştirmek adına çalıştığımız bir yıl olsun. Gezegenimizi hep beraber yarınlara ulaştırmak elimizde. Tüketmeden!

Sonra bu gezegenin tüm canlılarına. Seslendiğimse insanlık. Sadece biz yaşamıyoruz bu dünyada. Bizim kadar başka canlıların da hakkı var. Güvercinden, sarmaşığa, balinadan, sansara, çınar ağacına… Tüm canlıları daha çok sevdiğimiz, onları daha çok koruduğumuz bir yıl olsun.

Ve insanlık için son dileğim. Tüm insanlık için daha çok saygı, daha çok sevgi, daha çok barış diliyorum. Ve tabii ki sağlık en çok dileğim.

Yeni yıl kutlu olsun hepimize ve mutlu yıllar dünya…

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Vefat
- 2007 Hrant Dink (15)
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

Bu Hafta Popüler

Evlilik Hakkında

Evlilik hakkında her şey söylenmiştir şüphesiz. Doğru ve dürüst ise ne ala, yalanlar üstüne kuruluysa vay halimize.
Halil Cibran'dan Çehov'a, Ali Poyrazoğlu'ndan Ece Üner'e tadı damağında bir gezi.

Yetmez! Ben Kadınım

Yetmez diyerek "yeter artık" çığlığımızı atıyor Derya Cesur. Ve "Ben Kadınım" ile herkese bir daha hatırlatıyor değerleri. Oku-ma-lı-sı-nız.

Hayat Dersleri

Hayat dersleri! En mutlu edilesi insan kendimizken, başkalarının hayatları adına yaptığımız feragatlerin derslerine kısa ve hızlı bir ziyaret
Figen DEMİRTAŞ
Sayılardan ve ünvanlarından sıyrılmış bir emekçi. Hayatın her daim öğrencisi. Kadın, anne ve yazmaya sevdalı bir hayalperest.

İlgili Yazılar

Kendine İyi Bak, Beni Düşünme

Kendine iyi bak ! Pandemi ile birlikte belki vedalarımızın en içteni, en kıymetlisi. Kendine iyi bak, beni düşünme. ✋

Kooperatifçilik ve Atatürk

Kooperatifçilik Günü konusunda tartışmalar devam etse de Ulu Önder Atatürk'ün bu konudaki düşünceleri yolumuzu aydınlatmaya devam edecek.

Akıtma Yediniz mi?

Akıtma bilir misiniz? Şimdilerde krep diyorlar. Yazımıza konu olma sebebiyse göçmen mutfağında sık yer bulması. Anılarla tarif de geliyor.

Yolsuzluk ile Mücadele Günü

Yolsuzluk ve 9 Aralık Yolsuzlukla Mücadele Günü. En azından "farkındayım" ve "yanlışın karşısındayım" diyebilmek için. Mücadele