Çarşamba, Mayıs 18, 2022

Gündem Özel

Ana SayfaÖğreniYorumGelişiYorumKöy Enstitüleri Yeniden Varoluş Hareketi

Köy Enstitüleri Yeniden Varoluş Hareketi

Köy Enstitüleri ‘nin kuruluş amacı ile birlikte eğitimdeki yeri, tarımın iyileştirilme sürecindeki önemi ve halkın azminin zaferi.


4 minutes


Bir millet düşünün savaş yorgunluğu üzerine  devlet kurmaya çalışan yorgun bir halk. Kurtuluş Savaşı sonrası yapılan inkılaplar içinde en kutsal ve önemli bir role sahip hareket. Köy Enstitüleri.. 

Atatürk’ün eğitim üzerine yaptığı birçok yenilik vardı. Fakat kırsal kesimlere ulaşabilmesi konusunda bazı sorunlar peyda olmuştu.

Ne yazık ki Atatürk’ün hayalini kurduğu enstitülerin sadece hazırlık döneminde ömrü vefa etmiştir.  Hazırlıkları 1935’te başlatılıp 1937’de denemesine girişilen enstitüler 1940 yılında bir düzen içerisinde oturtulup Hasan Ali Yücel   tarafından kurulmuştur.

Hasan Ali Yücel’in “İnsan değeri bilmeyen toplumlarda, değeri bilinecek insan yetişmez.” sözü ile enstitünün kurulma amacını özetlemiştir.  Dönemin  Milli Eğitim Bakanı Olan Reşat Şemsettin Sirer zamanında Köy Öğretmen Okullarına dönüştürülmüştür. Bu okullar da Demokrat Parti döneminde; 27 Ocak 1954’te kapatılmıştır.

Köy Enstitüleri Kuruluş Amacı

Cumhuriyetin ilanından sonra; yeni kurulan devletin, okuma yazma oranı yüksek bir halka ihtiyacı vardı. Çünkü bir milletin ilerleyip gelişebilmesi ancak aydın, öğrenen, özverili, araştıran bir milletle mümkündü. O yıllarda savaştan sonra nüfusun büyük bir kısmında düşüş meydana geldi. Savaş sonrası ne kadar yeni inkılap çalışmaları yapılsa da; kentte olduğu gibi kırsal bölgelerde hızlı bir şekilde ilerlemiyordu. Zaten kız çocuklarının okuması yönünde cehalet kol gezerken, erkek çocukları ise tarlada büyüyordu.

Cehalet sessiz kalmaz. Ve bu yüzden şehirde yaşayan eğitimci ve okur yazar kimseler kırsal bölgelere gitmeyi istemiyorlardı. Bunun için o dönemin şartlarında var olan durumun iyileştirilmesi için atılan en büyük adım Köy Enstitüleri  oldu.

17 Nisan 1940’da kabul edilen 3803 sayılı Köy Enstitüleri Kanunu’na göre, enstitülerin görevi sadece köy öğretmeni yetiştirmekle sınırlı kalmayıp, öğretmenle birlikte sağlık görevlileri, teknisyenler gibi meslek elemanları yetiştirmekti.

Köy Enstitüleri, kuruluş amaçlarının çok üstünde bir başarı göstermişlerdi. Kırsal alanlarda yaşayanların sorunlarını ortaya koyan ilerici bir kuşağın yetişmesini sağlamışlardır.

Köy Enstitüleri Eğitim Öğretim

Kırsal bölgelerdeki ilkokul mezunu kişiler, askerliğini onbaşı ve çavuş olarak  yapan gençler  sınavla alınırdı. Ve karma bir eğitim meydana gelirdi. Bundan rahatsız olan köy halkından dolayı zaman sonra kız çocukları için ayrı okullar tahsis edildi.

İki önemli kural vardı.

Birincisi: temel eğitim bilgisi  verilecek, ikincisi: mesleki alanlarda kişiler yetiştirilecekti.

Böylece halkın belirli bir okuma yazma seviyesine gelip mesleki anlamda kötü ekonomik koşulları iyileştirilmesinde yardımcı olacaklardı. Bunun içinde en önemli alan ise tarımdı.


Köy Enstitüleri Tarım

Köy Enstitüleri ve Tarım

Köy Enstitüleri, tren yollarına yakın ve tarıma elverişli 21 bölgede kuruldu.  Eğitim görenler hem örgün eğitim aldı hem de modern tarım teknikleri konusunda bilgiler edindi. Böylece tarımda verimliliğin arttırılması planlandı. Köylerde hüküm süren köy ağalarının sözü değil de milletin sözü toprağı sürecek. Her birey kendi emeğinin karşılığını alarak hem aşını var edip hem de kendi hürriyetinin tohumlarını ekecekti. Tohumlar filizlenirken de bu marş dillere destan oldu.

Köy Enstitüleri Ziraat Marşı

Sonuç itibariyle;
Hasanoğlan Köy Enstitüsü Tabelası

Kısa hayatında çok yol kat eden ve gelecek nesillere miras bırakan Köy Enstitüleri, bize eğitimin her koşulda nasıl verilmesi gerektiğine dair gösterilen hususi bir uygulamadır.

Bir eğitimci olarak öğretmen,  azim ve umudun peşinde dönemin şartları ne olursa olsun bir tebeşir ve öğrenci  ile yolcuğu hiçbir zaman bitmeyecek. Bu yolculuk onun yüzyıllar sonrası için  kılavuzu olacaktır.



Kaynak: Okuma Yazma Öğretiminde Köy Enstitülerinin Yeri | Serdarhan Musa TAŞKAYA & Sait AKBAŞLI

Facebook Yorumları

Bu gönderiyi paylaş

Alev AKAR
Alev AKAR
Yolculuğunu tamamlamaya çalışan bir edebiyatçı. Ruhunun dikenlerini sözcüklerde arındırmaya çalışan bir eğitimci. Umudu Nazım'dan, sonsuzluğu Turgut'tan öğrenen bir yolcu.

(Tarihte Bugün) Yıldızlar Geçidi

Doğum
- 1048 Ömer Hayyam (974)
Vefat
- 2009 Türkan Saylan (13)
Mayıs 2022
Etkinlik bulunamadı!

Yanlış üslup doğru sözün celladıdır!

Sadi Şirazi

BuluşuYorum

Bu Hafta Popüler

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.

Gümüş – Hane

Gümüş - Hane... O beyazımsı parlak metali MÖ 4000 yıllarından bu yana hayatımızın en süslü köşelerinde taşıyoruz. Peki adıyla özel Gümüşhane.

Hedef Ne? Dünya Okulunda İnce Enerjileri Yönetmek

Kendini bilme yolculuğunda hedef nedir? Bugün bu yolculukta, dünya okulunda ince enerjileri doğru yönetme konusuna bir pencere açıyoruz.
Alev AKAR
Alev AKAR
Yolculuğunu tamamlamaya çalışan bir edebiyatçı. Ruhunun dikenlerini sözcüklerde arındırmaya çalışan bir eğitimci. Umudu Nazım'dan, sonsuzluğu Turgut'tan öğrenen bir yolcu.

İlgili Yazılar

Ayna Söyle Bana…

Ayna söyle bana diye başlar masaldaki kötü kraliçenin cümlesi. Gerçekten kimi, neyi, ne görüyoruz o sırlı camdaki aksimizde.

Hedef Ne? Dünya Okulunda İnce Enerjileri Yönetmek

Kendini bilme yolculuğunda hedef nedir? Bugün bu yolculukta, dünya okulunda ince enerjileri doğru yönetme konusuna bir pencere açıyoruz.

Yerini Bilmek ve Zihinsel Mide

Yerini Bilmek Kendini Bilme yolculuğunda değerli bir basamak. Yazarımız yolculuğa zihinsel mide ile devam ediyor bu yazısında.

Acıları Dönüştürmek

Acıları dönüştürmek ile devam ediyoruz kendini bilme yolculuğuna. Onca acıya rağmen bunu başarabilirsek kendini bilme yolunda ilerleriz ancak