21 yüzyılını deviren insanoğlunun (tabii milattan önceki binlerce yıl da var) en büyük sorunlarından biri; gelişen teknolojiye, ilaç endüstrisine ve müthiş tıp bilimine rağmen halen ‘’hastalıklar’’.

Hastanelerimiz tıklım tıklım, derdine çare arayan insanlarla dolu.

Peki neden hastalanıyoruz?

Geldiğimiz noktada pek çok uzman, beslenme alışkanlıklarımızın sağlık üzerinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir etkisi olduğu görüşünde. Tarım yöntemlerinin değişmesi, işlenmiş gıdaların yaygınlaşması ve yaşam tarzımızdaki dönüşümler, birçok kişinin yediği gıdaları yeniden sorgulamasına neden oluyor.

Kimimiz çareyi ilaçlarda arıyor, kimimiz kocakarı tariflerinde. Tam şifaya ulaşmak için günlük hayatımızda önemli efor sarf ediyoruz. Yiyeceklerden alamadığımız mineralleri takviyelerle tamamlamaya çalışıyoruz.

İşte bu mücadelemize ışık tutabilecek nefis bir kitapla geldi Dr. Banu Taşçı Fresko ve Esra Kaftan.

Fibromiyalji ve kronik yorgunluk ile mücadele ederken keyifle okuyup uyguladığım başlıca kitaplardan biridir. Özellikle tariflerin kolay uygulanabilir olması ve karmaşık beslenme yaklaşımlarını sade bir dille anlatması, kitabı benim için sadece okunacak değil, sık sık başvurulacak bir kaynak haline getirdi.

Ne Yiyeceğimi Şaşırdım

Dr. Banu Taşcı Fresko’nun Esra Kaftan ile birlikte yazdığı “Ne Yiyeceğimi Şaşırdım”, klasik bir diyet kitabından ziyade; beslenme – kronik enflamasyon – bağırsak sağlığı – ağrı – beyin ilişkisini anlatan ve bunun üzerine tarifler öneren bir rehber kitap.

Kitabın ana fikri

Yazarların temel savı; bazı kişilerde modern beslenme biçiminin kronik enflamasyonu artırabileceği, bunun da ağrı, beyin sisi, bağırsak sorunları, yorgunluk ve bazı nörolojik belirtilerle ilişkili olabileceği yönünde. Faydalı olarak gördüğümüz bazı besinlerin herkese aynı oranda iyi gelemeyebileceği vurgulanıyor.

Bunun için güzel bir de cümlesi var Esra Kaftan’ın:

''İyileşme, bedenin sesine kulak verdiğinde başlıyor.''

Kitapta öne çıkan başlıklar

Kitabın ilk bölümü; besinleri, içeriklerini ve bedenimize etkilerinin neler olduğunu anlatarak başlıyor. Her bir besinle bağlantılı tarifler de var bu sayfalarda. Besinleri ne şekilde tüketmemiz gerektiği de detaylandırılmış.

''Yediklerimiz Bize Dokunursa'' başlıklı ikinci bölümde ise yazarlar; gluten hassasiyetinden histamin intoleransına, FODMAP yaklaşımından aralıklı beslenmeye kadar birçok güncel beslenme konusunu ele alıyor. Ayrıca fibromiyalji, migren, kronik yorgunluk sendromu, depresyon ve huzursuz bacak sendromu gibi rahatsızlıklarda beslenmenin olası rolünü de tartışıyorlar. Bir çok rahatsızlığın giderilmesine katkıda bulunabileceği öngörülen beslenme tavsiyeleri ve yemek tarifleri yer alıyor.

Kitabın içinde

-        gluten içermeyen,

-        tahılsız ağırlıklı,

-        süt ürünsüz, evde uygulanabilir 200’ün üzerinde, yapılması uzun zaman almayan, pratik tarifler var.

Kitaptan küçük bir tarif:

Kitabın en sevdiğim yönlerinden biri, teorik bilgilerin hemen ardından uygulanabilir tarifler sunması. Bunlardan biri de sadece üç malzemeyle hazırlanan Trabzon hurmalı puding:

-        2 adet orta boy olgun hurma

-        1 yemek kaşığı kakao

-        1 yemek kaşığı tahin

Hurmaları çatalla ezin, Diğer malzemeleri ekleyerek karıştırın. Bir süre buzdolabında bekletip servis edin. Bir çok tarif böyle basit, anlaşılır, pratik.

Son sayfalara ''Besin Listesi'' de eklenmiş. Böylece kitapta anlatılan besinlere dair özelliklerin listesini toplu halde görebiliyoruz.

En sondaki ''Tarifler'' dizini de kitaptaki tüm tarifleri harf sırasına göre bulabileceğimiz yer.

Biterken 

Ne Yiyeceğimi Şaşırdım, yalnızca tarifler sunan bir beslenme kitabı değil; okuru kendi bedenini dinlemeye ve yediklerini yeniden sorgulamaya davet eden bir rehber. Her önerisi herkes için uygun olmayabilir, ancak beslenmenin sağlık üzerindeki etkilerini merak edenler için önemli bir başlangıç noktası sunuyor. Tek bir doğru beslenme modeli olmadığını; her bireyin kendi bedenini tanıyarak yolunu bulması gerektiğini hatırlatması kıymetli.

Yüzyıllar önce bağırsak sağlığının beden için temel olduğunu keşfeden ve bütüncül yaklaşımın öncülerinden sayılan Hipokrat'ın şu sözüyle noktalamak isterim:

"Yedikleriniz ilacınız, ilacınız yedikleriniz olsun." 

Farkındalık ve sevgiyle kalın

Kitap linki: Dr. Banu Taşçı Fresko Web sitesi

Kitaptaki uyarı: ‘’Bu kitapta sağlıklı beslenme anlatılmaktadır. Hiçbir zaman bir hekimin veya diyetisyenin muayene, tanı, öneri ve tedavisinin yerini tutamaz’’.