Deprem haftası olarak belirlenmiş 1-7 Mart arası. Depremlerin ve başka afetlerin, kazaların kahramanları AKUT konuğumuz bugün. Kendisi de AKUT üyelerinden biri olan Yakup KADIOĞLU sayesinde tanıştık Kocaeli AKUT Ekip Lideri Abdurrahman EKE ile. 1999 yılında yaşadığımız büyük Gölcük depreminin izlerini hala görüyoruz çevremizde.

Figen Demirtaş

AKUT 1995 yılında bir kaç dağcının bir araya gelerek kurduğu bir topluluk olarak başladı işe. 1996 yılında da 14 Mart’ta AKUT Arama ve Kurtarma Derneği ismini alarak çalışmalarına devam etti. Bugün 27 ekibi var ve her geçen gün gönüllülerle büyüyor. Yaptıkları çalışmaları, eğitimleri görebileceğiniz internet sitesini ziyaret edip çalışmalara sizler de katılabilir, bağışta bulunabilirsiniz. Daha önceki yazılarımdan birinde anlattığım TEMA gibi AKUT da bağışlarla ve gönüllülük esasıyla ayakta kalan ve başarılara imza atıyorlar. Onları yalnız bırakmayalım.

 

 

Deprem tehdidi

“Deprem, yer sarsıntısı veya zelzele, yer kabuğunda beklenmedik bir anda ortaya çıkan enerji sonucunda meydana gelen sismik dalgalanmalar ve bu dalgaların yeryüzünü sarsması olayıdır.”

şeklinde tanımlıyor Vikipedi Özgür Ansiklopedi. Böyle bakarsak tehdit demek yanlış olur sanırım. Bu bir doğa olayıdır. O halde insanoğlu neden korkar bir doğa olayından? Çok özür dileyerek ve utanarak söylüyorum; insanoğlunun bencil tavrı, açgözlülüğü yüzünden ortaya çıkan bina yığınlarını kaybetmek ya da o binaların yıkıntılarının altında can vermek korkutan. Yani gene aynı yere geliyoruz aslında öldüren deprem değil yapılardır. Bu bereketli topraklarımızın aynı zamanda büyük deprem kuşakları üzerinde olduğunu bile bile neden bu açgözlülük?!

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi benim yaşadığım en büyük depremdi, o tarihten önce sanki sadece benim uzağımdaki yerlerde oluyordu. Ertesi sabah Ankara’dan gelen belediye otobüslerinin içindeki askerler tarafından uzatılan ekmeği aldığımda ancak idrak edebilmiştim bu sefer kendi başımıza geldiğini. Yıkılan binalar, çöken yollar, denize kayan büyük kütleler… Panik altındaki insanlar, yaralılar, kurtarılmayı bekleyenler… Büyük çok büyük bir kaostu yaşadığımız. O tarihten itibaren gözümüz bir taraftan hep son dakika deprem haberlerinde. Bir taraftan yeni depremlerde organizasyonların biraz daha iyiye gittiğini görüyoruz. AFAD Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı altındaki Deprem Dairesi Başkanlığı‘nı takip ediyoruz televizyonlarda, internette.

Şimdi sözü daha fazla uzatmadan sorularımızı konuğumuza yönlendirelim.

Öncelikle hoş geldiniz sayfalarımıza Abdurrahman Bey. 1-7 Mart Deprem Haftası’nda benim de çalışmalarını yakından takip ettiğim AKUT’u ve AKUT gözüyle deprem gerçeğini konuşmak istiyoruz sizinle.

Önce sizi tanıyalım biraz. Ne zamandır bu faaliyet içerisindesiniz?

Merhabalar; Adım Abdurrahman EKE. 2005 yılından beri AKUT gönüllüsüyüm. 16 yıldır AKUT Kocaeli ekibinde çeşitli birimlerde görev aldım. Son olarak iki yıldır ekip liderliği görevini sürdürmekteyim. Sivil hayatımda bir Devlet Lisesinde Görsel Sanatlar öğretmeni olarak çalışmaktayım.

 

AKUT ve AKUT Kocaeli faaliyetleri ile ilgili bilgi alabilir miyiz?

Bugün ülkenin en güvenilen sivil toplum kuruluşları arasında yer alır AKUT. 25 yıl önce dağ ve diğer doğa koşullarında doğru ve etkin, arama ve kurtarma faaliyetleri düzenleme amacıyla kurulmuştur. Arama kurtarma örgütünün içindeki dayanışma duygusu kısa süre içerisinde başlangıçta belirlenen alanların dışına yayılarak AKUT’un faaliyet alanlarının giderek genişlemesine yol açmıştır. Yapılanmasını sürekli güncelleyip ve aldığı eğitimlerin yelpazesini bu doğrultuda genişlemiştir.

AKUT Arama Kurtarma Derneği, 25 yıl içinde 3618 arama ve kurtarma operasyonu gerçekleştirmiş, 3014 insanın ve 1496 hayvanın kurtarılmasında görev almıştır.

AKUT, kısıtlı kaynaklarını mümkün olan en verimli biçimlerde kullanmak suretiyle gönüllülük esası ile geleceğini disiplinli bir biçimde planlayarak hâlen tüm ülkede ve yurt dışında operasyonlar gerçekleştirecek güce sahiptir. Doğru planlama, AKUT için kuruluşundan bu yana önde gelen kavramlardan biri olagelmiştir. İnsan hayatının söz konusu olduğu bir alanda faaliyet gösteren derneğimiz, yaşamak ve yaşatmak için kritik müdahalelerin yapıldığı kırılgan anların üstesinden, ancak önceden yapılan doğru hazırlıklarla ve çalışmalarla gelinebileceğini tecrübeleri sayesinde her zaman bilmiş ve bunu verdiği eğitimlerde de vurgulamıştır.

AKUT Kocaeli Tarihçesi;

Bu anlayış çerçevesinde AKUT’un Türkiye genelindeki 27 operasyonel ekibinden biri olan Kocaeli ekibinin resmî açılışı, 19 Temmuz 2003 tarihinde yapılmıştır. Bu tarihten itibaren AKUT Kocaeli Ekibi, Kocaeli Fuar içindeki merkezinde 7 gün 24 saat Acil Durumlar için hazır biçimde varlığını sürdürmektedir. Şu an birçok alanda operasyona çıkabilecek yetkin personelimiz mevcuttur. Bugün itibariyle 90 gönüllüye sahibiz. Bu gönüllülerimizin 45’i tüm eğitimlerini tamamlamış operasyonel gönüllülerden oluşmaktadır.

Kocaeli ekibi olarak faaliyetlerimizi kabaca şu şekilde gruplandırabiliriz.

  • Doğada arama-kurtarma,
  • Kentsel arama-kurtarma (Enkaz),
  • Dağ arama-kurtarma,
  • Akarsu ve sel olaylarına müdahale ve
  • Kış operasyonları (Kar operasyonları)

Bunun yanı sıra her yaz Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile birlikte KOSKEM projesi kapsamında Kandıra sahillerinde cankurtaranlık desteği veriyor. 2005 yılından beri bu bölgede gönüllü cankurtaranlık yapıyoruz.

 

 

Kocaeli Ekibimiz, resmî açılışının yapıldığı günden bugüne 512 arama kurtarma operasyonunda 1067 insan ve 15 hayvanı yeniden hayata döndürmüştür. İlimizdeki okullar ile çok sayıda resmî ve özel kurumda afetlere hazırlık konusunda bilgilendirme seminerleri gerçekleştirmiştir.

AKUT Kocaeli ekibi olarak nerelerde bulundunuz, neler yaptınız?

AKUT Kocaeli Ekibi, Türkiye’de ve dünyada meydana gelen tüm doğal afetlere müdahale eden AKUT ekibinin içinde yer almıştır. Çıktığımız operasyonların bazıları aşağıdadır.

  • 2011 Haiti Depremi
  • 2011 Van-Erciş Depremi
  • 2014 Kocaeli Helikopter Kazası
  • Gebze Hayvan Kurtarma Operasyonu
  • 2015 Nepal Depremi
  • 2018 Mozambik Seli
  • 2020 İzmir Depremi

AKUT üyeliği için kriter nedir? Ya da şöyle sorayım; üyeleriniz arasında “keşke şu meslek grubundan da üyemiz olsa” dediğiniz birileri var mı?

Üyelik için hiçbir ekstra kriterimiz bulunmamaktadır. 18 yaşını dolduran ve gönüllü olan herkes derneğimize üye olabilir. Her meslek grubundan üyelerimiz bulunmaktadır. Tabi ki bazen şunun eksikliğini ya da gerekliliğini de fazlasıyla hissediyoruz. Mesela sağlık alanında gönüllerimiz daha fazla olursa açıkçası sahada kendimizi çok daha rahat hissediyoruz diyebilirim.

 

Liseli ya da üniversiteli öğrenciler de var sanıyorum içinizde. Sosyal sorumluluk projelerinde gençlerin çalışması harika. Neler yapıyorlar, nasıl gelişiyorlar? Anlatır mısınız?

Lise grubundan şu an için herhangi bir üyemiz bulunmamaktadır. Derneğe üye olma şartı 18 olduğundan; ancak 16 yaşını dolduran ve veli muvafakati olan arkadaşlarımızı derneğe üye olarak alabilmekteyiz. Bunun dışında üniversiteli öğrencilerden oluşan bir üye profilimiz, hatta Kocaeli Üniversitesi’nde AKUT Öğrenci Topluluğumuz ve bu toplulukta görev alan öğrencilerimiz de bulunmaktadır. Hem AKUT Kocaeli ekibi olarak hem de öğrenci topluluğu olarak sosyal sorumluk projeleri gerçekleştiriyoruz. Bunlardan köy okullarına yardım ve köy okullarında Öğrencilerle Bir Gün adlı faaliyetlerimiz, halihazırda devam eden projelerimizden bazılarıdır.

Peki gelelim konumuza. Deprem bilinci denilen bilinç oluştu mu artık sizce?

Deprem belki de dünyada insanların karşılaştıkları ya da karşılaşacakları en korkunç ve en yıkıcı doğal afetlerinden biri. Dolayısıyla Türkiye’de yaşanan 1999 Marmara depremi bizim için deprem anlamında bir milat olmuştur. Çünkü Marmara depremine gerçekten çok hazırlıksız yakalandık, dolayısıyla çok acı ve çok ağır bir ders aldık. Bundan sonra az da olsa insanlarımızda deprem birinci oluştu. Biz AKUT olarak kurulduğumuz günden itibaren yani 25 yıldır 1 milyon üzerinde vatandaşımıza ve öğrencimize ulaşarak tamamen gönüllü olarak, hiçbir karşılık beklemeden deprem bilinçlendirme eğitimleri verdik ve vermeye de devam ediyoruz.

 

17 Ağustos 1999’daki büyük sarsıntıyı ben de yaşadım ve yaşadığım ilk depremdi. Korkunçtu ve hiçbir şey bilmiyorduk. Siz burada mıydınız?

17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde görev yerim olan Kars’ta çalışıyordum ve tatil dolayısıyla memleketim olan İskenderun’da idim. Belki inanmayacaksınız ama tam depremin olduğu saatte yataktan fırladım ve şehrin bütün elektriğinin kesildiğine şahit oldum. Eyvah dedim, çok yakında çok büyük bir deprem oldu ve açıkçası ilk olarak Hatay merkezli bir deprem zannettim. Tabi ki teknoloji henüz yok denecek kadar azdı ve sabah uyandığımızda televizyondan ve gazetelerden Gölcük depreminin olduğunu öğrendik. Gerçekten çok korkunçtu ve hepimiz hazırlıksız yakalanmıştık.

 

Gölcük depreminden bu yana neler değişti ilimizde ya da Türkiye’de?

Dediğim gibi Gölcük depremine hepimiz çok hazırlıksız yakalandık, dolayısıyla bedelini de çok ağır ödedik. Fakat Gölcük depremi Türkiye’de milattır, yani depremden öncesi ve depremden sonrası olmak üzere hayatımızda çok şey değişti diyebilirim. Mesela yaşam tarzımız değişti, depreme bakış açımız değişti, yaşadığımız binalar değişti. Çıkan yönetmeliklerle ve yasalarla artık yapılan binaların hepsi depreme dayanıklı bir hale geldi.

Deprem öncesinde, sırasında ya da sonrasında yapılacaklarla ilgili operasyonları değerlendirdiğimizde diğer ülkelerle aramızdaki farklar nelerdir?

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi bizim depremle ilgili bütün tedbirleri deprem öncesinde almamız gerekiyor. Çünkü Ulu Önder “Felaket başa gelmeden önce tedbir almak gerekir, felaket başında geldikten sonra dövünmenin faydası yoktur.” demiştir. Biz ne olursa olsun bütün önlemlerimizi deprem öncesinde almalıyız. Çünkü deprem esnasında açıkçası yapacak çok fazla bir şeyimiz yok. Sadece güvenli bir bölgede sarsıntı geçene kadar beklememiz gerekiyor. Ama binamız sağlamsa yani sağlam yapılan bir binada oturuyorsak devrilebilecek bütün eşyalarımızı, yani yapısal olmayan bu tehlikeleri bertaraf etmişsek ve güvenli bir bölgede sarsıntı bitene kadar bekleyebiliyorsak ondan sonra gerisi çok daha kolay olacaktır.

 

AKUT depremden korunma için neler öneriyor?

AKUT depremden korunmak için öncelikle tüm bireylerimizin Temel Afet Bilinci Eğitimi dediğimiz afet farkındalık eğitimini alması gerekiyor. Yani hepimizin depreme hazırlıklı olması gerekiyor. Dolayısıyla biz AKUT olarak ulaşabildiğimiz herkese ulaşarak bu eğitimleri veriyoruz ve vermeye devam edeceğiz. Ne kadar çok insana ulaşırsak ne kadar çok insanı bilinçlendirirsek depreme karşı o kadar hazırlıklı olacağız ve depremden kaynaklı zararları en aza indireceğiz. Ayriyeten AKUT’un GÜVENDEYİM adlı aplikasyonu da bir deprem anında veya sonrasında iletişimin kesilme ihtimaline karşı bulunduğumuz yeri yakınlarımıza bildiren güzel bir uygulamadır. Ben herkesin bu uygulamayı da mutlaka indirmelerini tavsiye ediyorum.

 

Eminim ki bir çok hikaye birikti sizde. Sizi en çok üzen ya da çok mutlu eden  örnekler verebilir misiniz?

O kadar çok operasyona gittik, o kadar çok hikâye ile karşılaştık ki… Açıkçası bizi en çok mutlu eden hikâyelerden bir tanesi Kandıra sahillerinde cankurtaranlık yaptığımız Kumcağız sahillerinde meydana gelen bir ailenin toplu boğulma vakası idi. Aile boyu bir boğulma oluyordu. Önce çocukları kurtardık daha sonra anne ve babayı kurtarmaya giderken baba eşini bırakıp bize doğru gelmeye ve beni kurtarın demeye başladı. Biz hem babayı hem de anneyi kurtarmıştık. Fakat sahilde kurtardığımız kadının eşine tepkisine hem güldük hem de çok sevindik. Can kurtarmanın tadına paha biçilmez inanın.

Son olarak deprem haftası ile ilgili etkinlikleriniz ya da AKUT ile ilgili söylemek istediklerinizi alabilirim.

Türkiye’de 1-7 Mart Deprem Haftasında tüm Türkiye’de çeşitli etkinlikler ve tatbikatlar yapılmaktadır. Biz de AKUT olarak hem temel afet bilinci eğitimleri veriyoruz. Hem de şehrimizin muhtelif yerlerinde fotoğraf sergileri ve bilinçlendirme stantları açarak bu etkinliklerde yerimizi almaktayız. Son olarak şunu söyleyebilirim: Felaket başa gelmeden önce tedbir alalım çünkü deprem değil bina öldürüyor.

Sizlerden aldığımız güçle, ülkemiz ve insan hayatı için karşılık beklemeden çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

DÜN VARDIK, BUGÜN BURADAYIZ, YARIN DA BURADA OLACAĞIZ.

DESTEK VE GÜVENİNİZ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ.

 

Teşekkürler AKUT ve Abdurrahman Bey.

Deprem bir gerçek ve kaçınılmaz. Dünyanın bir tepkisi. O zaman kendimizi hazırlamalıyız. Ve her zaman dediğim gibi yapmamız gereken öncelikli şey; açgözlülükten vazgeçmek, bencilliği bırakmak. Sonrası? Sonrasını anlattı işte Abdurrahman Bey AKUT’un ağzından.

Dünyayla barışabildiğimiz günler dileğiyle…

Facebook Yorumları