Meditasyon hakkında okuduğum ilk kitap, aydınlanmanın yolunun meditasyondan geçtiğini söylüyordu. Peki aydınlanmak neydi? Evrenin sırrını çözmek mi? Her şeyi anlamak? Bilincin artması? “Ben oldum” diyebilmek? Tüm sıkıntılardan kurtulmak? Başka bir boyuta geçmek?
Liste uzayıp gidiyor. Beklenti büyüdükçe zihinler daha da karışıyor.
Daha iyi, daha mutlu, daha sağlıklı, daha az stresli olmak için herkesin seçtiği bir yol var. Kimisi spor yapar, kimi sanatla, elişi ile uğraşır, kitap okur, kimisi yalnızlıkta huzur bulur, kimisi kalabalıkta kendini evinde hisseder. Meditasyon da modern insanın bu arayış haritasında epey görünür bir yere yerleşti.
Ben de içimden gelen bir dürtüyle, kitapta tarif edildiği gibi başlıyorum.
Kıpırdamadan otur. Hiçbir şey düşünme.
Hiçbir şey düşünme mi?
Burnum kaşındı.
Ocakta yemek var.
Kedi miyavlıyor.
Çöpü kapıya koymayı unuttum.
Yağmur mu başladı? Çamaşırlar?!
Beş dakika içinde zihnimde, bir alışveriş listesiyle beraber “Ben bu işi kendi başıma yapamayacağım galiba” diyorum ve…
Bir yoga kursuna yazılıyorum.
Burnumun Kaşındığını Nereden Bildi?
İlk ders meditasyonla başlıyor.
Bu kez kitapta okuduğumdan farklı bir şeyler var: Nefese odaklanacağız.
Aynı niyetle toplanmış insanlarla aynı ortamda olmak da başlı başına iyi hissettiriyor galiba. Eğitmenin sesi yumuşak, yönlendirmeleri net. Nefesi izlemeye başlıyorum söylediği gibi.
Tam o anda burnum kaşınıyor.
Eğitmenin yumuşak sesi: “Burnunuzun kaşındığını fark etmiş olabilirsiniz. Bırakın kaşınsın, bakalım ne olacak?”
Aaaa enteresan. Nereden bildi? Hoşuma gitti. Beni anlıyor bu hoca.
Dişlerini sıkma.
Yüzünü yumuşat.
Başının tepesinden gökyüzüne doğru bir iple çekildiğini hayal et.
Nefesin girişini, çıkışını izle. Dediklerini yapıyorum. Epey keyifli sanki.
Derken 15 dakika bitiyor.
“E güzel,” diyorum, “yapabiliyormuşum.”
Sonra paylaşım kısmı başlıyor. Hoca soruyor: “neler hissettiğini paylaşmak isteyen var mı?”
Birisi evrende uçtuğunu anlatıyor.
Bir başkası parlak ışıklarla kaplandığını.
Neler oluyor?!! Ben böyle şeyler görmedim. Ağzımı, yüzümü gevşettim. Dik oturdum. Nefesimi takip ettim. Hepsi bu!
“Olmadı mı şimdi benim meditasyon? Benim meditasyonum geçersiz mi?!?!?”
Sonra hoca hayatımın en anlamlı cümlelerinden birini kuruyor:
“Sakin ol. Her şey olması gerektiği gibi.”
Neden Meditasyon Yaparız?
Lawrence LeShan, ‘’Meditasyon ama Nasıl’’ isimli kitabında meditasyonun amacını şöyle özetler:
''İnsan, kaybettiğini tam olarak bilmediği bir parçasına geri dönmek için meditasyon yapar. İnsan olma potansiyelinin daha fazlasına yaklaşmak için. Sevme kapasitesine, heyecana, evrenin bir parçası olduğu bilgisine yeniden temas etmek için.''
Biz çoğu zaman meditasyonu rahatlamak için seçiyoruz. Huzurlu olmak, sakinleşmek, gevşemek…
Evet, bunlar olur. Kaslar gevşer, kalp ritmi yavaşlar, nefes derinleşir.
Ama bir şey daha olur:
Zihnin gevezeliği daha net duyulmaya başlar.
İşte çoğu insanın vazgeçtiği yer tam da burasıdır.
Meditasyonun Özünde Ne Var?
Meditasyonun en temel işi farkındalıktır. Tek bir şeye odaklanabilme becerisi.
Örneğin meditasyona verdiği önemle bilinen Zen pratiğinde — yani Zen geleneğinde — temel uygulama nefestir. Nefese odaklanırsınız. Dikkat dağıldığında fark eder ve geri dönersiniz. Tekrar tekrar. Yüzlerce kez.
Bu bir başarısızlık değil, çalışmanın ta kendisidir.
Nasıl ki spor yaparken kaslar tekrarlarla güçlenir, meditasyonda da beynin “ farkındalık kası” çalışır. Zamanla günlük hayatta da daha odaklı, daha sakin, daha rasyonel bir bakış geliştirdiğinizi fark edersiniz.
Gerçek olan yalnızca “şimdi ve burada”dır.
Geçmiş hatıra, gelecek ihtimaldir.
Hayat ise bu anda akar.
10 Dakikalık Basit Bir Meditasyon Denemesi
• Sessiz bir yerde rahat bir pozisyonda oturun.
• 10 dakikalık bir zamanlayıcı kurun.
• Nefesi burnunuzdan alıp verin.
• Gözler kapalı ya da tek bir noktaya odaklı açık olabilir.
• Çenenizi, omuzlarınızı, yüzünüzü gevşetin.
• Nefesleri 1’den 10’a kadar sayın.
• Dikkat dağıldığında 1’e dönün.
• Beklentiye girmeyin.
Bittiğinde yalnızca şuna bakın:
Bedenimde şu anda ne oluyor?
Zihnimde şu anda neler var?
Yorum yapmadan. Yargılamadan.
Herkes Meditasyon Yapabilir mi?
Evet.
Çünkü hepimizin özünde farkındalık kapasitesi var.
Hayır.
Çünkü zor.
Çevresel uyaranlar, sosyal medya, sesler, bildirimler, bitmeyen gündem…
Hepsi bizi kendimizle baş başa kalma anından uzaklaştırıyor.
Ve her gelişim pratiği gibi, meditasyon da disiplin istiyor.
Düzenli yapılmadığında geçici rahatlama sağlar; düzenli yapıldığında ise dönüşümü başlatır.
Sonuç
Meditasyon, ışık görmek değildir.
Uçmak değildir.
Başka bir boyuta geçmek değildir.
Meditasyon, burnunun kaşındığını fark edip kaşımamayı seçtiğinde neler olacağını fark etmektir.
Zihnin panik listesine rağmen nefese dönebilmektir.
Şimdiye geri gelme pratiğidir.
Ve belki de aydınlanma dediğimiz şey,
olağanüstü bir deneyim değil,
sıradan anların farkına varabilme cesaretidir.
Farkındalık ve sevgiyle kalın
Kitap Önerileri







